banner279

Aloo Nazlı.. Aloo Enis.. Aloo Sedat.. Duymuyor musunuz?

Pınar Kür, Bilgi Üniversitesi’nde Yard. Doç. imiş!..

Aloo Nazlı.. Aloo Enis.. Aloo Sedat.. Duymuyor musunuz?

Aloo Nazlı.. Aloo Enis.. Aloo Sedat.. Duymuyor musunuz?

Pınar Kür, Bilgi Üniversitesi’nde Yard. Doç. imiş!..

Bir bayanın “başını örtmesi” ile, bir başka bayanın “bacaklarını/bilmemneresini açması”nı, zihniyet açısından aynı buluyor..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çankaya davetine, Hayrunnisa hanımın başörtülü olması sebebi ile katılmadığını tekrar tekrar hatırlatıyor..

Gezi olaylarını hararetle savunuyor..

Polisin dağıtmak istediği göstericilerin “taş atması”nı normal buluyor..

Gezi olaylarının özeti, bu işte..

Zamancı arkadaşlara duyurulur..

“Pınar Kür’den başörtü ile ilgili tuhaf sözler” gibi geçiştirmelerle olmaz bu işler..

Hatırlayın, hocanız ne diyordu, bu geziciler için: “Onlara çapulcu demeyin. Onların içinden, Halid Bin Velid’ler çıkabilir!”

“Halid Bin Velid” benzetmesi ile de yetinmediler..

Zaman grubu, önce inkâr ettikleri “gezicilere destek” iddialarını, 17 Aralık’tan sonra açık açık kabul ettiler..

İşte destek verdikleri gezicilerin gerçek yüzü bu: “Playboy’a soyunan kadın ile, başını örten kadın arasında, zihniyet açısından fark yoktur!” diyebilen kafa!

Pınar Kür’ün gezi olayları ile ilgili sözlerini de aynen aktarayım: “Hiç de bir şiddet göstermediler, parkı aldıktan sonra.. Parkı alıncaya kadar karşılıklı şey ediyorlardı.. Kavga ediyorlardı.. Suratına şey atan.. gaz atan birisine.. sen taş atmayacak mısın? Atarsın tabii. Yani.. Gayet normal bu..”

Polis gaz atıyor diye..

Yani vazifesini yapan polise.. Taş atılması normal imiş!

17 Aralık’tan sonra tanıdığımız siyaset bilimcisi olduğunu iddia eden, Gülenci Prof. İhsan Yılmaz, ağzını yaya yaya, “Gezi olaylarına ben de katıldım” diyordu..

Olayların nasıl başladığını, Gülen grubunun gezi olaylarını gizli gizli nasıl desteklediklerini, deşifre ediyordu..

Halkın önüne çıkacak yüzleri kaldı ise, Pınar Kür’ün bu sözlerinden sonra da, “gezicilerle ittifakları”nı, yeniden izah etsinler..

Biz de anlayalım, “gezicilerin pisliği”nde ne buldular ki, Tayyip Erdoğan düşmanlığı için, böylesi “kirli ittifaklar”a soyundular?

Gezici kadın, 27 Mayıs darbesinin yıldönümünde Taksim’de başlatılan “gezi isyanı”nda, göstericilerin “taş atması”nın normal olduğunu söyledi..

“Taş atma” ve “gayet normal” değerlendirmesi yapıldığı noktada şaşıp kalıyorum..

“Yok mu bir savcı?” diyorum..

Bu kadına, “taş atmanın” normal olmadığını öğretecek?

Taksim’deki gezi olaylarını, evinin pencereden izleyebiliyormuş bu bayan..

Birebir şahitliği ile söylüyor; polise “taş atma”nın normalliğini..

Sadece bir seyirci olarak değil..

Bir üniversitede öğretim üyeliği sıfatı ile söylüyor..

Bu noktada da, şaşkınlığım daha da artıyor..

“Yok mu bir hakim?” diyorum, “taş atmayı hak olarak gösteren bir kadının, üniversitede öğretim üyesi olamayacağı”na hükmedecek?

“Yok mu bir YÖK yetkilisi?” diyorum, “Taş atmak, ahlaksızlıktır. Polise taş atmak suçtur. Taş atmayı normal göstermek suçtur” diyecek bir YÖK yetkilisi?

“Yok mu RTÜK’de bir uzman?” diyorum, “Taş atmayı normal gibi gösteren bir kadını, TV ekranından nasıl konuşturursunuz? Başörtülü bir bayana, çıplak kadın benzetmesini nasıl yaptırabilirsiniz? Kafayı bu denli tozutmuş insanları, normal insanlarmış gibi nasıl konuşturabilirsiniz?” diyecek, RTÜK yetkilileri?

“Suçu övmek, suçtur..” diyerek, “taş atma”nın cezasını hatırlatacak, devlet yetkililerini arıyorum..

Nereye gizlendiklerini merak ediyorum..

Bu noktada, aklıma “Aloo Fatih” geldi..

İstiyorlar ki, polise taş atmayı, TV’lerden övsünler..

Gariban Berkin’leri, Ali İsmail’leri. Ethem Sarısülük’leri.. “Taş atma”ya tahrik etsinler..

Sonra çıkacak kaos ortamında ölen gençler üzerinden, tekrar yeni yeni ölümlere davetiyeler çıkartsınlar..

Ülkenin Başbakanı, bunlara “Alooo Fatih” demesin, istiyorlar..

Gençleri kışkırtıp, “pencereden kahve içerek” olayları izlemek istiyorlar..

Ben de “Aloo Nazlı..” diyorum..

“Aloo Yakup!” diyorum..

“Alooo Enis. Aloo Sedat” diyorum..

“Duymadınız mı, gençleri suça tahrik eden bu saygısız kadın”ı..

Ne diyeceksiniz, bu “öğretim üyesi” kadına?

Yok mu söyleyecek iki çift sözünüz?

Mehmet Altan ile ilgili olarak.

Dünkü yazımda;

“Yanında da, ateist.. En azından, dini kaygıları hiç olmayan iki kişi daha.. Eser Karakaş.. Mehmet Altan..” demiştim..

Bir okuyucum aradı.

Sık sık gittiği camide, Mehmet Altan’ı 5-6 defa Cuma Namazı’nda gördüğünü aktardı..

Ateist olamayacağını belirtti..

Okuyucumun şahitliğini, dürüstlük gereği, ben de sizlere aktarıyorum.

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2014, 11:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241