banner259

Alman hükümetinden ANF ve Almanya Soluna Soğuk Duş

ANF, Almanya'da Sol Partinin hükümete Suriye Kürdistanıyla ilgili yönelttiği sorular karşısında aldığı cevaplardan rahatsız oldu.

Alman hükümetinden ANF ve Almanya Soluna Soğuk Duş

Türkiye'de başta KCK-PKK-PYD olmak üzere İran ve İslamcılığı İrancılıkla karıştıranların yaydığı ancak gerçekliği gerek Suriye'de PYD'nin siyasi rakibi Kürt oluşumları, gerek Irak Kürdistanı Bölgesel Hükümeti, gerekse de Kürt Ulusal Kongresinin oluşturduğu heyet tarafından reddedilen "Rojava'da Katliam Var!" yalanı Almanya'da yankı buldu.

PKK'nin sipariş ettiği konuyu gündemleştirerek Alman hükümetini sıkıştırmaya çalışan Sol parti de, PKK'nin yayın organı ANF de Alman hükümetinin verdiği yanıtlardan memnun kalmadı.

Konuyla ilgili olarak ANF'nin yer verdiği haberi aynısıyla ilginize sunuyoruz:

***

ANF: Almanya El Nusra için kanıt 'bulamadı', PYD'yi suçladı!

Alman federal hükümeti, Türkiye ile El Kaide arasındaki işbirliği ve Rojava'da işlenen katliamlara ilişkin ellerinde doğruluğu kanıtlanmış bilgiler olmadığını iddia etti. Sol Parti milletvekillerinin Rojava'ya dair soru önerisini yanıtlayan hükümet, PYD ve YPG'nin ise diğer "muhalif" gruplara şiddet kullanmakla suçlandığını savundu.

Sol Parti üyesi parlamenterler Sevim Dağdelen, Ulla Jelpke, Heike Hansel, Wolfgang Gehrcke, Annette Groth, Heidrun Dittrich, Andrei Hunko, Harald Koch, Niema Movassat geçtiğimiz Ağustos ayında federal meclise Batı Kürdistan'da yaşanan gelişmeleri ve Alman hükümetinin bölge politikasını sormuştu.

Sol Parti Meclis Grubu İçişleri Politikası Sözcüsü Ulla Jelpke ve Dışişleri Komisyonu üyesi Sol Parti Meclis Grubu Uluslararası İlişkiler Sözcüsü Sevim Dağdelen'in öncülüğünde verilen soru önerisinde Rojava'nın kısa tarihi hatırlatarak Temmuz 2012’de Demokratik Birlik Partisi (PYD) önderliğinde Kürtlerin bölgede kendi yönetimlerini kurdukları anlatılmıştı. Temmuz 2013'ten itibaren Kürtlere yönelik artan saldırılara da dikkat çeken parlamenterler şu bilgileri hükümete sunmuştu:

"Kuzeydoğu Suriye, isyancılar tarafından stratejik açıdan önemli olarak değerlendirilmektedir. Çünkü Türkiye, bu grupların geri çekilme alanı olarak işlev görmekte ve gruplar buradan hem lojistik, hem de askeri yardım almaktadırlar ve yaralılarını Türk hastanelerinde tedavi ettirebilmektedirler. Yaklaşık 70 ÖSO komutanı, Antep'te 29 Temmuz’da yaptıkları bir toplantıda sadece Esad Hükümetini değil, tersine PYD’yi de hasım ilan etmişlerdir.

Buna göre ÖSO komutanları, BM Güvenlik Konseyi ve ABD’nin "terörist örgütler" listelerinde yer alan El-Nusra Cephesi’ne kendi depolarından silah ve mühimmat sağlamayı kararlaştırmışlardır. Temmuz ayından bu yana Kürtlerin yaşadığı birçok yerleşim bölgesinde Türkiye’den giriş yapan ve ağır silahlarla donatılmış cihatçılarla Kürt savunma milisleri arasında çatışmalar yaşanmaktadır. Halep bölgesindeki Til Hasil ve Til Aran isimli yerleşim yerlerinde 31 Temmuz ve 1 Ağustos tarihlerinde en az 50, kendi verdikleri bilgilere göre ise 70 sivil Kürt öldürülmüş, başta milis mensuplarının aile bireyleri olmak üzere yüzlercesi rehin alınmıştır."

'PYD VE YPG BİZİ KAYGILANDIRIYOR'

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın sözcü yardımcısı Dilta Badawy ile Rus Dışişleri Bakanı Lavrov'un Kürtlere yönelik katliamları kınadığını hatırlatan Alman parlamenterler, federal hükümetin Suriye ve Kürt bölgelerindeki durumla ilgili daha ileri sorumluklar taşıdığını ifade etmişti. Sol Parti'nin verdiği soru önerisine ise geçtiğimiz hafta hükümetten yanıt geldi. Dışişleri Bakanlığı sekreteri adına gönderilen yanıtta hükümet 2013 Temmuz ortasından itibaren Rojava'da yaşanan çatışmaları soran parlamenterlere özetle şu yanıt verildi:

"Suriye’nin kuzeyindeki askeri durum, kesişen çatışma hatları tarafından belirlenmektedir ve bu nedenle çatışan gruplarla diğer yerel aktörlerin belirli kategorilerde sınıflandırılması son derece zordur. Federal Hükümet'in sahip olduğu bilgilere göre, çatışmalarda PYD ve ayrıca ayrıntısı bilinmeyen ölçülerde El Nusra Cephesi ile Irak-Şam İslam Devleti adındaki cihatçı gruplar yer almıştır. Bunun dışında Suriyeli Kürtler cenahında da gerilimler ve çatışmalar mevcuttur. Bu bağlamda PKK’ye yakın PYD ve onun askeri örgütlenmesi YPG’ye, diğer Suriyeli Kürt örgütlerine müdahale ettiği ve şiddet kullandığı suçlamaları yöneltilmektedir.

PYD/YPG’nin yakın geçmişte, Kürt bölgelerinde gösterileri şiddet kullanarak dağıttığı ve bu esnada PYD karşıtı göstericilerin hayatlarını kaybettiği belirtilmektedir. PYD’ye ayrıca, Esad rejimiyle işbirliği yaptığı ve özellikle 2011’de, protesto hareketinin başlangıç safhasında rejim karşıtı Kürt aktivistlerine müdahalede bulunduğu suçlaması yöneltilmektedir. Bütün iddiaların doğruluğunu araştırmak mümkün olmasa da, PYD/YPG’ye yönelik suçlamalarda dile getirilen davranış, Federal Hükümet açısından derin kaygı vericidir."

ALMANYA'DAN CİHATÇILAR GİTTİ Mİ?

Rojava'da saldırılan bu grupların siyasi hedefleri ile uluslararası insani ve savaş hukukuna yaklaşımları konusunda hükümetin hangi bilgilere sahip olduğu şeklindeki soruya ise Dışişleri Bakanlığı şu yanıtı verdi:

"PYD’nin siyasi hedefleri ve uluslararası insani hukukla ilişkisi hakkında, kamuoyuna yaptığı ve herkesin ulaşabileceği açıklamalar dışında, doğruluğu kanıtlanabilecek ifadelerde bulunmak mümkün değildir. El Nusra Cephesi ile Irak-Şam İslam Devleti, El Kaide’nin hedeflerini takip etmektedir. Federal Hükümet, Suriyeli olmayan savaşçıların bu gruplara katılımı konusunda bilgi sahibi değildir."

Almanya’dan cihatçıların çatışmalara katıldığına dair bilgi sahibi olmadığını da iddia eden hükümetin bölgede çatışan gruplara ilişkin yanıtı devamla şöyle: "Federal Hükümetin elinde, Suriye’nin Rakka eyaletinde, yerel düzeyde İslami hilafet ilan edileceği konusunda planların mevcut olduğuna dair, doğruluğu kanıtlanmamış işaretler vardır."

"Hükümet, İran ve Rus medyasının duyurduğu, 450 sivilin 5 Ağustos 2013 tarihinde, Rakka vilayetindeki Tel Abyad’da El-Nusra Cephesi mensubu savaşçılar tarafından kaçırıldığına dair haberler hakkında hangi bilgilere sahiptir?" sorusuna ise şu yanıt veriliyor: "Federal Hükümet, soruda kastedilen bilgiler bağlamında, doğruluğu kanıtlanmış bilgilere sahip değildir."

Ayrıca Özgür Suriye Ordusu komutanlarının, 26 Temmuz 2013’te Antep'te gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin yöneltilen soruya verilen yanıt şöyle: "Hükümet, bu toplantı hakkında güvenilir olmayan kaynaklardan bilgi edinmiştir. Hükümet, Özgür Suriye Ordusu’nun Askeri Başkanı General Salim İdris’in, adı geçen toplantı öncesinde PYD’nin politikasına ve bir otonom Kürt bölgesinin oluşturulmasına karşı çıktığını gösteren bilgilere sahiptir."

TÜRKİYE SADECE İNSANİ YARDIM YAPIYORMUŞ!

Çetelerin Türkiye'den giriş yaptığına Alman hükümetinin elinde bilgi olup olmadığına yönelik sorulara ise şu cevaplar veriliyor: " Federal Hükümetin elinde bu konuda doğruluğu kanıtlanmış bilgiler bulunmamaktadır. Hükümetin sahip olduğu bilgilere göre, Türkiye Cumhuriyeti Suriye’deki çatışmaların kurbanlarına insani yardım çerçevesinde, Türk hastanelerinde tıbbi bakım hizmeti sunmaktadır."

Hükümet devamla Türkiye ilişkiler ve bölgedeki yardımlar konusunda şu açıklamaları yaptı:

" Hükümet, Suriye’ye coğrafi yakınlığından dolayı Türkiye’nin içinde bulunduğu özel durumu ve güvenliğinin tehlikeyle karşı karşıya olduğunu kabul ediyor. Sınır bölgesinde yaklaşık 70 Türk vatandaşının, Türk topraklarında seken kurşunlarla ve bombalarla hayatını kaybetmiş olması ve yüksek sığınmacı sayısı bunun göstergesidir. Federal hükümet, Suriye’ye karşı hangi müdahalelerde bulunulacağı kararının Türk hükümetiyle ikili ve uluslararası işbirliği kapsamında ve koordinasyon halinde verilmesinin son derece önemli olduğu kanaatindedir.

AB ve federal hükümet, insaniyet, bağlantısızlık, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleri doğrultusunda insani yardımda bulunmaktadırlar. Bu, Suriye’ye yapılan yardım açısından da, yardıma muhtaç insanların bulunduğu bölgelerin rejimin mi, yoksa veya muhaliflerin kontrolü altında mı olduğuna bakılmaksızın yardımın yapıldığı anlamına gelmektedir. Kürt bölgelerine sunulan insani yardım da, bu temel ilkeler doğrultusunda ve insani yardım ihtiyacının mevcut olması durumunda yapılmaktadır."

"MÜSLİM'İN TÜRKİYE'DEKİ TEMASLARINI BİLİYORUZ"

"Hükümet PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’in Türk hükümetiyle Türkiye’de yaptığı görüşmelerin sonuçları hakkında hangi bilgilere sahiptir?" şeklindeki son soruya hükümetin yanıtı ise şöyle oldu: "Federal Hükümetin sahip olduğu bilgilere göre, Salih Müslim bu görüşmeleri, Türk Hükümetini Suriye’nin kuzeyinde yaşanan en son gelişmeler hakkında bilgilendirmek ve PYD’nin Suriye’nin kuzeyindeki bazı bölgelerde Kürtlerin özyönetimi konusundaki görüşlerini ortaya koymak üzere değerlendirmiştir."

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2013, 10:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner141

banner140

banner255