banner259

Ağaca hükmediyor!

İpekyolu ilçesinde bulunan Mısır Çarşısında 8 metre karelik bir dükkânda özel siparişler üzerine kişiye özel ahşap aksesuar üretimi yapan Ozan Zirek, adeta ağaca hükmediyor. Biçimsiz ağaçlara adeta sihirli elleriyle dokunan Zirek, ortaya dikkat çekici ürünler çıkarıyor. Zirek; “Amacım zamane gençleri gibi kahve köşelerinde vakit öldürmek yerine, bu atölyemde ağaçla, doğayla haşır neşir olmak, üretebilmek. Bu daha çok hoşuma gidiyor” dedi.

Ağaca hükmediyor!
 

Ozan Zirek, Mısır Çarşısındaki 8 metre karelik iş yerinde ağaca şekil vererek estetik ürünler üretiyor. Özel siparişler üzerine ahşaptan ürünler üreten Zirek, masa, sehpa, tabure vb. ürünler üretebiliyor. Ozan Zirek, bu sanatının yanında, İran Çarşısında bulunan dükkânında da hat sanatı çizimleri yapıyor, nikâh şekeri, kokulu taş, bebek şekeri, sünnet şekeri, gelin çiçeği, gelin tacları gibi el emeği ile üretilen aksesuarları üreterek satıyor.

Mısır Çarşısında bulunan atölyesinde her zevke ve isteğe bağlı ahşap tasarımı yaptığını söyleyen  Zirek, malzeme temini konusunda sıkıntı çektiğini ifade ediyor.

 

“ÜRÜNLERİM 100 – 200 YIL SONRA ÇOK DAHA KIYMETLİ OLACAK”
“Yaptığım ürünler bundan 100 ya da 200 yıl sonra, el emeği, el becerisinden çıkan bir ürün olduğu için çok çok daha kıymetli olacak” diyen Zirek, yaptığı iş hakkında şu bilgileri paylaştı; “Van ilinde hediyelik eşya sektörüyle uğraşıyorum. İran çarşısında hediyelik eşya dükkânımız var, ahşap işleri, gelin aksesuarları ve kokulu taşlar üzerine iş yapıyorum. Bunun dışında Mısır Çarşısında bir atölyem var, atölyemde mobilya işleri ile uğraşıyorum. Doğal kütük tasarımlar yapıyorum, çok fazla bir ticari faaliyetimiz yok, tamamıyla özel amaçlı üretimler yapıyorum. Amacım zamane gençleri gibi kahve köşelerinde vakit öldürmek yerine bu atölyemde ağaçla, doğayla haşır-neşir olmak, bu daha çok hoşuma gidiyor. Bunu Van'da genişletmek istiyorum, insanların merakının olduğunu biliyorum ama hani böyle bir şey yapıldığından haberleri de yok. Doğramada genelde özel tasarımlar üzerine çalışıyorum. Mesela vatandaş bir kafe açacaksa, kafesine güzel bir sehpa tasarımı ister. Ben onu önce çizer, tasarlarım, müşteriye çizimi gösteririm, sonra ona bir numunesini yaparım. 'Tamam' derse üretimine başlarım. Seri üretimimiz olmadığı için tek tek el emeği ile yapmaya başlarım. Her birini gözde ve nadide parçalar şeklinde üretiyorum. Yaptığım ürünler bundan 100 ya da 200 yıl sonra, el emeği, el becerisinden çıkan bir ürün olduğu için çok çok daha kıymetli olacak”

 

“AHŞABA DAİR GÖRDÜĞÜM BİR RESMİN AYNISINI YAPARIM”
Ahşaba dair her türlü üretimi yapabildiğini söyleyen Zirek, yapmış olduğu el sanatı hakkında şöyle konuştu; “Doğal ahşaptan yaptığımız ürünler, fabrikalarda üretilen medefe veya suntalam gibi, kimyasal malzemeler içermiyor, tamamen doğaldır. Bu güne kadar çok farklı yerlerden siparişler aldım, Van'da sedir işi ile uğraşan hiç kimse yok, maalesef halkımız bu tür işler için Diyarbakır'a, İstanbul'a ve Kayseri gibi illere bağımlı kalıyor. Birkaç kafeye ahşaptan sedir yaptık, oturma grupları yaptık, servis tabakları yaptık, çay tabağı yaptık. Muhasebeci bir arkadaşa tekerlekli bir sehpa yaptım, bir arkadaşımın isteği üzere Kur-an rahlesi yaptım, gürgen ağacı kullanarak çok güzel bir mutfak masası ve bank tasarımı yaptım. Kendimde kullanmak üzere ürettiğim ürünler var. Örneğin iş yerimin raflarını ve sehpasını yaptım. Evimde kullanmış olduğum yemek masası ve yatak yaptım, nasip olursa bir yeğenim olacak ona çam ağacından beşik yaptım. Bu ve benzeri özel amaçlı üretimler yaptım. Ahşaba dair gördüğüm bir resmin aynısını yaparım, yani insanlarımız gördükleri, beğendikleri bir masa, sehpa, tabure, bar bankosu olsun, hayal ettikleri ne ise ahşaba dair örneğini bana göstermeleri yeterli, ben aynısını tasarlar, teslim ederim.”

 

“İMKÂNLARIMIZ KISITLI”
Malzeme temini konusunda sıkıntı yaşadıklarını, gelen taleplere de yeteri kadar cevap veremediklerini söyleyen Zirek; “Doğal ahşabın değerini bilen insanlarımızın bu yönde talepleri oldukça iyi, lakin biz ağaç sıkıntısı yaşıyoruz. Mesela köylerde bir ceviz ağacını, yere düşmüş, kurumuş gidip baktığın zaman sahibi paramparça etmiş, yakmak için kullanacak, bu tür bir ağaç bizim işimize yaramaz, çünkü onu presleyemiyoruz. Van'da ağaç fırını da yok, baskı yok, yani bunu yapabilecek imkân yok. İmkânlarımız kısıtlı, bu durumda biz de hazır keresteye yöneliyoruz, hazır kerestede ise kavak ve çam ağacı dışında birkaç yerde ladin ağacı, gürgen ağaçları temin edebiliyoruz. Ağaç sıkıntımız çok fazla olduğu için gelen talepleri çok az sayıda karşılayabiliyoruz. Ağaçlar genellikle Karadeniz Bölgesinden ve Rusya'’dan geliyor, en çok Rus Çamı kullanıyorum. Türkiye'’de kereste için üretilen Ak Çam denilen ağacı kullanıyorum ve bazen de köylerden Ceviz Ağaçları, Gürgen Ağacı ve Kayın Ağacı temin ediyorum” diye konuştu.

 

“BU İŞ USTALIK İSTEYEN, DİKKAT GEREKTİREN BİR SANATTIR”
Mısır Çarşısındaki atölyesinde aldığı özel siparişler üzerine bir birinden güzel ahşap ürünler üreten Zirek, sanatının devam edebilmesi için, yanında bir de eleman yetiştirdiğini söyledi. Zirek, şöyle devam etti; “Daha önceleri bir ortağım vardı. Ticari amaçla başladığımız bu işi ortağımla ayrılınca özel amaçla devam ettirmeye karar verdim. Ben marangoz değil, tasarımcıyım. Yani sadece özel siparişler ve tasarımlara cevap veriyorum. Yanımda daha yeni aldığım ve yetiştirdiğim bir de elemanım var, ama kullandığımız makineler, kesici, delici ve yırtıcı olduğu için, yetiştirdiğim elemanı bu makinelere, daha yeni olduğu için şimdilik fazla yönlendiremiyorum. Çünkü içinde ister istemez bir korku oluyor, dikkat dağınıklığı olduğu zaman Allah korusun parmak kesilmesi olabiliyor. Eski marangozları görmüşüzdür, bazı parmakları kesik olan. Bunu yaşamama babında çok fazla makine ile haşır-neşir etmiyorum ama oyma olsun, küçük kıl testere desenleri olsun bunları yavaş yavaş gösteriyorum. Çünkü bu iş ustalık isteyen, dikkat gerektiren bir sanattır.”

 

“EL EMEĞİNE ÖNEM VERİYORUM”
İran Çarşısında bulunan hediyelik eşya dükkânında, el sanatı ile uğraşan ev hanımlarının yapmış oldukları hediyelik eşyaların da satışını yaptıklarını, iş yerinin sadece kendisine ait olmadığını, el emeği ile ilgilenen ev hanımlarına da destek verdiğini söyleyen Zirek, konuşmasını şöyle sürdürdü; “İran Çarşısında bulunan hediyelik işyerim ise, benden ziyade burada ihtiyacı olan, el sanatları ile uğraşan kadınların iş yeridir. El emeğine önem veriyorum. Mesela biz kanaviçe satıyoruz, bunu bir kadın yapıyor, biz iş yerimizden sipariş alıyoruz, aldığımız siparişi o bayana yönlendiriyoruz, o da siparişini yapıyor. Bu bayan kanaviçe’nin yanı sıra nikâh şekeri, kokulu taş, bebek şekeri ve sünnet şekeri de yapıyor. Bir başka bayan da gelin çiçeği, gelin taşları ve tüm aksesuarları yapıyor, biz de satıyoruz. Bunların dışında ayrıca iş yerimde hat sanatıyla uğraşıyorum, hat sanatı ustasıyım, bu mesleği ben de Hüsref Koyuncu hocamdan öğrendim. 2007 yılından beri ben bu sanatla uğraşıyorum. Hat sanatıyla ilgili hediyelik objeler üretiyorum, onurluk yapıyorum, hizmet anısı yazıyorum. Hat sanatına uygun hediyelik objeler var, ahşaptan yakma tekniği ile buradaki ürünlerimizin yüzde 80'i hep kişiye özeldir. Bir çift buraya gelip ellerinin kalıbını verdiklerinde bir sonraki gün ölümsüzleştirmek adına ellerinin heykellerini verebiliyorum. Bunu Van'da yapan kimse yok, sadece ben varım, bu ve benzeri hep kişiye özel tasarımlar yapıyoruz. Teknik resim çizimi, ebru, vitray gibi çok çeşitli sanat dallarında da boy gösteriyorum.”

 

“İRANLILARIN, HAT SANATINA İLGİLERİ VAR”
Van'a gelen İranlı turistlerin de iş yerine uğradıklarını, alışveriş yaptıklarını, özellikle Latin alfabesiyle yapıldığı için Hat Sanatına da ilgi duyduklarını söyleyen Ozan Zirek, “Gelen turistlerin de iş yerimize ilgileri oldukça iyi. Özellikle ilimize gelen turistlerin çoğunluğu İran’'dan gelen turistlerden oluşuyor. Bunlar Farsça konuşuyor, Arap alfabesini kullanıyorlar, burada Latin yani hat sanatını gördükleri zaman ilgilerini çekiyor. İsimlerinin Latin Alfabesiyle yazılması çok hoşlarına gidiyor, bunun dışında geçici dövme yapıyorum, dövmeye bayağı bir ilgileri var. Hatta bu anlamda bir sloganımız da var: 'moda kalıcı değildir' diye kullandığımız. Sırf bu sloganı görüpte dövme yaptıran vatandaşlar ve turistler var” ifadelerini kullandı.

 

“AHŞAP SAĞLIK DEMEK”
Doğal ahşaptan üretilen ürünlerin, fabrika yapımı ürünlere göre daha sağlıklı olduğunusöyleyen Zirek sözlerini şöyle tamamladı; “Günümüzde kullanılan bütün mobilyalar medefe ve sunta dediğimiz mobilya sanayisinde kullanılan, doğal olmayan, kimyasal maddelerden yapılıyor. Bu tür maddeler toz halinde olup çeşitli ilaçlarla, katkı maddeleri ile sıkıştırılıp biçim veriliyor, bunlar sağlığa zararlı olan malzemelerdir. İnsanlarımızın kendi ve çocuklarının geleceği ve sağlıkları için doğal ahşaba dönmeleri daha iyi, çünkü doğal ahşap sağlık demek. Ağaç insanın özünde, doğasında olan bir şeydir, hani bir söz vardır; 'topraktan geldik yine toprağa döneceğiz' diye. Biz de topraktan geldik, ağaç da topraktan geldi. Doğamız aynı yani, istediğim şey insanların tüm malzemelerini ahşaba çevirmeleridir. Çünkü ahşap mutluluk ve sağlık açısından çok iyi, ağacın olduğu bir ortam mutlaka insana huzur verir.”
Ayrıca, Ozan Zirek, Anadolu Ajansı Eski Van Bölge Müdürü rahmetli Yaşar Zirek’in de oğlu.

 

Özel Haber: Mürsel ÖNER / M. Selim KURT

Kaynak: (Prestij Haber Merkezi) - Prestij Haber Merkezi Editör:
Güncelleme Tarihi: 12 Ağustos 2017, 12:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner270

banner241

banner247

banner140

banner255

banner141

izmir escort escort izmir porno izle anne porno porno youtube magazin
escort bayan bayan escort izmir escort porno indir türk porno anal porno