banner279

Adnan Oktar’dan FETÖ’ye yol gider

Abdullah Şanlıdağ

Adnan Oktar’dan FETÖ’ye yol gider
 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden tam iki yıl geçti ama henüz onun yaralarını saramadık. Fetullah Gülen denen hain, müptezel İsrail uşağının Türkiye’deki 40 yıllık yapılanmasının çökertilmesi için her türlü çalışma sürdürülüyor. Fetö’yü diri tutmaya çalışan, onun değirmenine su taşıyanlar da yok değil. Erzurum’dan İzmir’e uzanan, oradan Türkiye’nin tüm kılcal damarlarına kadar sızan Fetö, kökleri dışarıda derin bir örgüttür. Adnan Oktar ve kurduğu teşkilat da öyle. Oktar’ın vitrine yansıyan kedicikleri ve müptezel yaşantısının arka planında gizlenen dünya bambaşka bir dünyadır. Oradan dünyaya açılan kapıda fuhuş ve kara para aklamadan tutun Siyonizm’e hizmete kadar uzanan bir ağ şebekesi vardır.  Her iki örgüt de din kisvesi adı altında yapmadıklarını bırakmadılar. Her ikisi de bu milletin evlatlarını ailelerinden kopartarak örgüte militan yetiştirdiler. Şimdi Oktar için de düğmeye basıldı.  Umarız bu sefer Oktar ve arkasındaki karanlık yapının sır perdesi aralanır. Nitekim Oktar’dan Fetö’ye yol gittiğini düşünüyorum. Fetö ve Oktar, aynı damardan besleniyorlar. Kontrolsüz büyüyen, paralel devlet kimliğine bürünen tüm yapılar sıkı bir şekilde kontrol edilip önlem alınmaz ise potansiyel birer tehdittirler. Süleymancı cemaatinin de üst katında garip şeyler oluyor. Şimdilik gerçek yüzlerini göstermiyorlar. Dikkatlice izlemede fayda var.

Oktar kimlere çalışıyor?

Fetö’nün Türkiye’deki yapılanmasının mahkeme safhasının neredeyse 2/3’si tamamlandı. Örgütün üst düzey adamlarının tamamı yurt dışına kaçtı/ kaçırıldı. İçeridekiler ise ayak takımı. Soruşturma ve mahkeme sürecinin adil bir şekilde tamamlanıp suçluların cezalandırılması, haksız yere, maddi delil olmaksızın Fetö kurbanı olmuş kişilerin serbest bırakılarak görevlerine iade edilmesi lazım gelir. Kurunun yanında yaş da yakıldıysa bunlar giderilmeli ve ortalık daha fazla yangın yerine dönüşmeden yaralar sarılmalıdır. Fetö soruşturmalarını daha düne kadar Fetö yönetti. Adil Öksüz’ün peşine taktığımız adam bile Fetö’cü çıktı. Öksüz’ü salıveren hakim Fetö’cü. Cumhurbaşkanının yaveri Fetö’ye hizmet ediyor. Yahu bu nasıl bir örgütmüş böyle, ayrık otu gibi arazinin tamamını kaplamış.

İnşallah aynı hatayı Oktar örgütünde yapmayız. 

Bakın Oktar da sıradan bir adam değil. Adam her dalda oynuyor. Milli Görüş’çü oluyor, Atatürkçü oluyor, Nurcu oluyor, Mason oluyor, Ak Parti’yi savunuyor. Güce boyun eğerek ilerliyor. Kedicikleriyle ekranda dans etmesi ve erik dalı ile Ankara’nın bağları gibi oyun havalarıyla arzı endam etmesi sıradan şeyler. Asıl tehlike dine verdiği zarardır. Fetö gibi Adnan Oktar değirmeninin suyunun da İsrail’den geldiğini düşünüyorum. Tabi zengin aile çocuklarının Oktar’a aktardıkları paralar ve şirketler üzerinden oluşturulan gelir de küçümsenecek gibi değil. Bu operasyon sıradan değil. Başkanlık sistemine adım attığımız şu günlerde bu hareketin ipinin ucunun da birçok kimseye ulaşacağını düşünüyorum.

İstihbarat örgütlerine, işadamlarına, bürokratlara, odalara ve tabii siyasete.. İktidar kanadından, muhalefete her kesimden birtakım kişilerin  kasetleri var bu adamın elinde. Eğer konuşursa; Oktar’ın üzerinden Fetö perdesi tam aralanabilir. Ben birlikte hareket ettiklerini düşünüyorum. Bir kasetinde “Ben Mehdi’yim, Fetullah Hoca da Mehdi’nin yardımcısıdır” diyordu. Oktar’ın atölyesinde binlerce şantaj kaseti olduğu söyleniyor. Bu durumda Oktar örgütü sorgulanırken acaba işin ucu kimlere dayanır? Bu namussuz adam kim bilir kaç bürokratın, siyasetçinin, iş adamının koynuna kedicik koyarak kayda almıştır. Şimdi elindeki o silahla şantaj yapacak. Devlet o bilgi ve kasetlere ulaşarak şantajın önünü kesmeli ve bu örgütün nefes borusunu kesmelidir. Bir de Oktar ve sağındaki-solundaki ağır topların dışarıya firar etmelerine asla müsaade edilmemelidir.

Oktar’ın suç dosyası oldukça kabarık. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması, cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, tehdit, cebir, iftira, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanuna muhalefet gibi birçok suçtan yargılanması beklenen Oktar’ın bu sefer gerçekten işi zor. Şimdilik sadece 235 kişi enselendi. Kurcaladıkça 235 binlere varacak bir yapılanma. Askerinden siviline kadar uzanan bu yapı dilerim çökertilir. Bu adam bu işte yalnız değil. 15 Temmuzun ikinci senesinde devletin pençesini Oktar örgütüne vurmasını anlamlı buluyorum. Sizlere daha güzel şeyler yazmak isterdim. Ama inanın Fetö ve Oktar gibi daha nicelerinin vatanımız üzerindeki oynadıkları oyunları bilmez, deşifre etmez isek 15 Temmuzların yaşanması kaçınılmazdır. Bu yapılar Türkiye’yi çökertmek için tezgâhlanmış proje yapılardır. Her iki örgüte su taşıyan hainler içeriden. Bu yüzden de kapı mandal tutmuyor. Allah bizlere acısın. Vatanına, milletine, bayrağına, ezanına saygılı yiğitlerin sayısını çoğaltsın. Şehitlerimizi minnetle yâd ediyorum. Mekânları cennet olsun. Gazilerimize Allah’tan uzun ömürler diliyorum. Allah bu millete bir daha 15 Temmuzlar yaşatmasın.

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2018, 09:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241