banner279

Adaylardan sert ifadeler

ALPASLAN: KÜRT'Ü İMANSIZLAŞTIRAMAYACAKSINIZ!

Adaylardan sert ifadeler
Ak Parti Milletvekili Adayları ve parti teşkilatındaki yetkililer Van'daki gazetecilerle Urartu Oteli’nde organize edilen yemekli basın toplantısında bir araya geldi. İl Başkanı ve adaylar gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu.
                 Bölge: Bişar Ulutaş
        
            
Ak Parti İl Başkanı Av. Zahir Soğanda, "Karşımızdaki siyasi rakibin, baskı ve şiddetle bu işi yürütmesi doğru değildir. Kimsenin halkımızı gerginleştirmeye hakkı yok. Allah aşkına biz sandığa mı, savaşa mı gideceğiz? Ben herkesi kardeşlik havası içinde bir seçim yarışına davet ediyorum" diye konuştu.
Ak Parti Milletvekili ve 1. Sıra Adayı Burhan Kayatürk, "Van'da 20-25 işyeri ayarladık. Ama istisnasız bunların hepsi bizi belli bir zaman dilimi sonrası arayıp, 'Özür dileriz, yerimizi veremeyiz' dediler. Kirası ne ise, kiranın 15-20 katından fazla para vermemize rağmen seçim bürosu açmamız engellendi" dedi.
Ak Parti 2. Sıra Milletvekili Adayı Prof. Dr. Ömer Çaha, "Ak Parti'nin iktidar olmadığı bir ülkeyi düşünün. Ne olur? 1991-2002 arasında ne olduysa, aynısı olur. 17 bin faili meçhul cinayet oldu. Hepiniz bilirsiniz, sivil kıyafetle polis evinize gelir, babanızı, ağabeyinizi alır, götürür kafasına kurşun sıkar ve belirsiz bir yere gömerdi" şeklinde konuştu.
Ak Parti 4. Sıra Adayı Faruk Alpaslan, "İslamiyet'i ilk kabul eden milletlerden biri Kürtlerdir. Kürtlerin içinde her çeşit insan olabilir. Ama %90'ı Müslüman'dır. Ne demek, 'Diyanet'i ortadan kaldıracağız?' Kürt'ü imansızlaştıramazsınız! Kimsenin gücü yetmez! Allah'ın izniyle sessiz kesim bize oy verecek" ifadelerini kullandı.
 
Yaklaşık dört saat devam eden toplantıya; Ak Parti Milletvekili ve 1. Sıra Adayı Burhan Kayatürk, milletvekili adayları; Prof. Dr. Ömer Çaha, Av. Nahide Hakan, Faruk Alpaslan, Özge Burak Değer, Doç. Dr. Hamdullah Şevli, Yakup Aladağ ve Nizamettin Ağar, İl Başkanı Av.Zahir Soğanda, Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, İpekyolu İlçe Başkanı Rasim Aslan, Tuşba İlçe Başkanı Nayif Şabu, Edremit İlçe Başkanı Halis Bayramoğlu ve partililer katıldı.
 
SOĞANDA: DARBELERLE DEMOKRASİYE MÜDAHALE EDİLDİ
Yenilen yemeğin ardından ilk sözü alan İl Başkanı Zahir Soğanda, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 1950'lere kadar gerçek anlamda bir demokrasiden söz edilemediğini, çok partili sisteme geçtikten sonra halkın ceberut sisteme dur dediğini, ancak belirli dönemlerdeki darbelerle yine demokrasiye müdahale edildiğini söyledi.
Ak Parti'nin sessiz bir devrim oluşturduğunu ifade eden Soğanda, geçmişte ezilen bazı kesimlerin mevcut dönemde tüm sıkıntılarının giderildiği, ancak o kesimlerin şimdi zulmetmeye başladığını belirtti. Van'da seçim bürosu için birçok yer ayarlamalarına rağmen, iş yeri sahiplerinin daha sonra caydığını anlatan Soğanda, "Bizler birçok iş yerini arayarak seçim bürosu oluşturmak istedik. Hatta bazı şahıslarla anlaştık. Ama daha sonra bu işyeri sahipleri bizi arayarak, söz konusu işyerini kiralayamayacaklarını özür dileyerek ifade ettiler. Hani demokrasi? Hani insan hakları? Halkımızın ve teşkilatımız üzerinde baskı kurulmaya çalışılması doğru değildir. Karşımızdaki siyasi rakip, bu işi bu şekilde yürütmesi doğru değildir. Kimsenin halkımızı gerginleştirmeye hakkı yok. Allah aşkına biz sandığa mı, savaşa mı gideceğiz? Ben herkesi kardeşlik havası içinde bir seçim yarışına davet ediyorum" diyerek, yemek programına katılan gazetecilere teşekkür etti.
 
ALPASLAN: YENİ ANAYASA ŞART
Daha sonra söz alan Ak Parti 4. Sıra Milletvekili Adayı Faruk Alpaslan, bir dönemler bölgede ölümler, katliamlar, asimilasyonların olduğunu kabul ettiklerini belirterek, "Bunu kabul ediyoruz. Ama o dönemler bitti. O dönemleri bitiren Ak Parti Hükümeti'dir. Bakın arkadaşlar, bizler mutlaka bu çözüm sürecine sahip çıkmalıyız. Ben çevreme bakıyorum, bir heyecan göremiyorum. Herkeste bir tedirginlik var. Bu korkuyu atalım. Gazetecilerin de korkmadan doğruların yanında olmasını istiyorum" dedi.
Yeni anayasanın mutlaka hayata geçmesi gerektiğini anlatan Alpaslan, "İki yıl öncesine kadar Meclis Başkanı'na kadar Ak Parti çevresi yalvardı, ama muhalefet yeni anayasaya yanaşmadı. Başkanlık sistemine de mutlaka sahip çıkmalıyız. Bakın bölgedeki aşiret durumuna da bakıldığında, zaman zaman eleştiriler duyuyoruz. Bizi eleştirenlere soruyoruz; 'biz Ak Parti'li adaylar hepimiz Vanlıyız'. Ama Allah aşkına daha dün İş-Kur işçileri ile görüştük, ikide bir dört vekil diyorlar. Ben de onlara 'Allah aşkına Van'ın dört milletvekili mi var?' dedik. Dört yılda bir kez Van'a gelmeyen vekiller var. Şimdi bir genel başkanlarını getirip Van'da 1. Sıra adayı yaptılar. Bu aday Vanlı mıdır, buruki midir, ertoşi midir? Biz Kürt oğlu Kürt'üz. Ama onlar, sadece kendilerinin Kürt'ün hakkını savunduğunu belirtiyor. Hayır, biz Ak Parti olarak daha önce olduğu gibi, bundan sonra da Kürtlerin hakkını en iyi şekilde savunacağız" şeklinde konuştu.
 
ALPASLAN: KÜRT'Ü İMANSIZLAŞTIRAMAYACAKSINIZ!
HDP'nin Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ortadan kaldırmayı vaat etmesine sert sözlerle yanıt veren Alpaslan, "İslamiyet'i ilk kabul eden milletlerden biri Kürtlerdir. Kürtlerin içinde her çeşit insan olabilir. Ama %90'ı Müslüman'dır. Ne demek, 'Diyanet'i ortadan kaldıracağız?' Kürt'ü imansızlaştıramazsınız! Kimsenin gücü yetmez! Allah'ın izniyle sessiz kesim bize oy verecek. İşadamlarını kaçırmaya kimsenin hakkı yok. Böyle bir yarışta, belediyenin bütün araçlarını kullanıp sonra 'devlet bize zulüm yaptı' diyorlar. Önceleri yapmış olabilir, ama bugün yok. Benim ağabeyimi devletin karanlık güçleri öldürdü. Ama artık devlet ve hükümet her alanda halkın yanındadır. Bakın bu hükümet döneminde her alanda çalışmalar yapıldı. Ulaşımdan sağlığa, adaletten insan haklarına kadar her alanda büyük hizmetler yapıldı. O yüzden yeni dönemde yeniden Ak Parti'nin iktidara gelmesi için çalışmamız lazım" dedi.
 
ÇAHA: TEK TİPLEŞTİRME DÖNEMLERİ SONA ERDİ
Ardından söz alan Prof. Dr. Ömer Çaha, 7 Haziran seçimlerinin önemine vurgu yaparak, "Bu hükümet devrim niteliğinde hizmetler yaptı. Bunu birçok kişi kabulleniyor. Ak Parti ile alakası olmayan araştırmacılar bile, bu hükümetin; eğitimde, ulaşımda, sağlıkta, adalette, tarım ve hayvancılıkta her alanda önemli çalışmalara imza attığını belirtiyor. Ben Avrupa'nın birçok ülkesine gittim. İnanın mesela ulaşımda Türkiye gibi duble yolları olan bir-iki ülke dışında hiçbir ülke yok. Sağlık da böyle, diğer alanlar da böyle. Ama Türkiye'nin en önemli sorunu iç barışıdır" dedi.
Çok uzun yıllardan beri insanları tek tipleştirme çalışmalarının olduğunu belirten Prof. Dr. Çaha, "Bizlere Haso, Mamo muamelesi yapıldı. Eskiden tornadan geçmiş gibi tek bir insan tipi oluşturma çalışması vardı. Ama artık dünyanın hiçbir yerinde bu şekil bir model kalmadı. Herkesin aynı olduğu, aynı siyasi veya kültürel tercihte bulunduğu rejimin adı faşizmdir. Ortak değerlerimiz, adalet, özgürlük, güvenliktir. Onun dışındakiler bizim özelimizdir" diye konuştu.
Barış sürecine sahip çıkılması için Ak Parti'nin güçlü şekilde yeniden iktidara gelmesi gerektiğini anlatan Çaha, "Ak Parti'nin iktidar olmadığı bir ülkeyi düşünün. Ne olur? 1991-2002 arasında ne olduysa, aynısı olur. 17 bin faili meçhul cinayet oldu. Hepiniz bilirsiniz, sivil kıyafetle polis evinize gelir, babanızı, ağabeyinizi alır, götürür kafasına kurşun sıkar ve belirsiz bir yere gömerdi. 1997 yılında ben Tatvan'a giderken, saat 15.00'ten sonra şehir dışına çıkamadım. Olağanüstü hal bölgesi vardı. Hiç kimsenin can güvenliği yoktu. Ak Parti ile birlikte tüm bunlar son buldu. O yüzden Ak Parti'nin güçlü şekilde yeniden iktidara gelmesi lazım" ifadelerini kullandı.
Bütün reformlara rağmen 80 darbesinin ana yasası ile yönetildiklerini belirten Çaha, mutlaka yeni anayasanın hayata geçmesi gerektiğini dile getirdi.
 
KAYATÜRK: BAŞKANIN SEÇİLDİĞİ ÜLKEDE KRİZ OLMAZ
Ak Parti Milletvekili ve 1. Sıra Adayı Burhan Kayatürk, zaman zaman basını ihmal ettiklerini, ancak mümkün mertebe sorunları olduğunda çözmek için çabaladıklarını dile getirdi. Kayatürk, deprem sürecinde Ak Parti Hükümeti'nin önemli hizmetler gerçekleştirdiğini belirterek, her konuda vatandaşın yanında olmaya gayret ettiklerini anlattı. Ülkenin parlamenter sistemle yönetilmesinin artık son bulması ve başkanlık sisteminin gelmesi gerektiğini anlatan Kayatürk, "Başkanın seçildiği bir ülkede kriz olmaz. Halk iradesinin en iyi yansıma şekli, budur" diye konuştu.
Van'da 20-25 işyerine baktıklarını ve seçim bürosu açmak için çabaladıklarını, ancak HDP'nin bunu engellediğini iddia eden Milletvekili Kayatürk, "Van'da 20-25 işyeri ayarladık. Ama istisnasız bunların hepsi bizi belli bir zaman dilimi sonrası arayıp, 'Özür dileriz, yerimizi veremeyiz' dediler. Kirası ne ise, kiranın 15-20 katından fazla para vermemize rağmen seçim bürosu açmamız engellendi. Türkiye'nin en büyük partisi bu ilde seçim bürosu açamıyorsa, birileri engel oluyorsa, demokrasiden söz edilebilir mi? Bizim çalışmamız lazım. Yarın otobüslerimiz dolaşacak. Ama engel olanlar bunu iyi bilsinler ki, bu tehditler ilimize ve ülkemize zarar verir. Çağrı üstüne çağrı yapıyoruz; barış içinde bir yarış olsun istiyoruz" şeklinde konuştu.
Bundan sonraki süreçte üretime odaklanacaklarını anlatan Kayatürk, "Van oldukça güzel bir şehir. İnşallah bu dönem tüm enerjimizi üretim alanına kaydıracağız. Tekstil Kent'in uzun vadede büyük bir istihdama yol açacağına inanıyoruz. Ak Parti'nin her alanda başarılı çalışmalara imza atması için yeniden halkımızın desteğine ihtiyaç var" dedi.
Kayatürk'ün konuşmasının ardından gazetecilerin yorum içerikli sorular sorması ile program yaklaşık 4 saat sürdü.
Güncelleme Tarihi: 29 Nisan 2015, 14:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241