banner279

30 Temmuz Özalp Katliamı

Evet iyi ki zalim için de ölüm var. Ve iyi ki Cehennem var.

30 Temmuz Özalp Katliamı
 Cumhuriyetle birlikte, halkın örfüne ve inancına uymayan devrimlerin, vatandaşa dayatılmasıyla millete, memleketin her tarafında ciddi sıkıntılar yaşatıldı. Vatandaş ve yeni sistemin sahipleri, bir türlü uyuşamadılar. İlk başlarda, ara dönemlerde sözde muhalif gözüken ve kontrollü kurulan partilerle girilen seçimlerde bile, sistem partisi olan Halk fırkası (CHP)  teveccüh görmemiştir. Halk sözde muhalif parti ve liderlerine bizi bunlardan kurtarın diye yalvarmıştır. Ama nafile, kim kimi, kimden kurtaracaktı. Halkın kendilerini benimsemediğini fark edenler ve kendilerini sistemin sahipleri görenler, halkın kendilerini benimsemediğini fark etmelerine rağmen, halkın adına, halka rağmen kararlar alıp, ülkeyi yönetmeye devam etmişlerdi.

Kendilerini sistemin sahipleri görenler, 1946 yılına kadar çok partili sisteme geçiş yapmamışlar. Dindar Anadolu halkına da hep tepeden bakıp, onu hor ve hakir görmüşler. Bahsettiğim zevattan biri, ‘Ulan öküz Anadolulu… Sizin iki vazifeniz var. Birincisi çiftçilik… İkincisi, askere çağırdığımızda, askere gelmek’ Diyerek,  memleket insanına bakış açılarını net bir şekilde ortaya koymuşlardır.

Özellikle de ilk Mecliste, Cumhuriyetin asli kurucu unsuru olarak kabul edilen Kürtleri ise dininden ve dilinden dolayı iki kes dışlamışlar. Hatta katliamlardan geçirmişler.

İşte o katliamlardan biri 1943 yılının 30 Temmuz’unda 3. Ordu komutanı Mustafa Muğlalı tarafından Özalp ilçemizde verilen emirle, gerçekleştirilmiştir.

Olay şöyle gelişir; Özalp ilçemizde ikamet eden Milan Aşiretine mensup 40 kişi İran tarafına geçerken, jandarma tarafından yakalanır.  Sadece ‘kaçakçılık’ suçunu işlediklerinden dolayı mahkemeye sevk edilirler. Mahkeme 35 köylüyü suçsuz bulup serbest bırakır. Diğer beş köylüyü de başka zamanlarda işledikleri suçlardan dolayı tutuklar. Ancak Mustafa Muğlalı paşa!  Mahkeme tarafından suçsuz bulunup, serbest bırakılan ve geçimlerini Roboski köylüleri gibi kaçakçılıkla sağlayan Özalp’lı hemşerimizin elleri ve gözleri bağlı bir şekilde, kuşuna dizilerek öldürülmelerinin emrini verir. Bu talimat gizlice yerine getirilir. Böylelikle bu katliam da Kürdistan tarihine, tek parti döneminde Kürtlere karşı işlenen katliamlardan biri olarak kaydedilir.

Yapılan katliam gizli tutulur. Ta ki memleket çok partili döneme geçer. Demokrat parti meclise girer ve böylelikle olayın üzerine gidilir. 7 yıl sonra 1950 yılında Mustafa Muğlalı 20 yıl cezaya mahkum edilip, cezaevine atılır. Bir yıl sonra da hapishanede can verip, Mahkeme-i Kübra’ya  asıl hesabını vermeye gider.

Zulüm ve zalimin çirkin yüzü ortaya konulup, anlatılmalı ki zalim ve zulümden iğrenilsin. İnsanın hemcinslerine cinayetleri son bulsun…

Evet iyi ki zalim için de ölüm var. Ve iyi ki Cehennem var.

Zalimler için yaşasın Cehennem...

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2017, 18:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140