banner279

Alpaslan: Van esnafına can suyu olduk

SS Van Hızır Esnaf Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Faruk Alpaslan, kooperatif olarak 2015 yılından bu yana Van esnafına 165 Milyon TL kredi vererek, can suyu olduklarını ifade etti.

Alpaslan: Van esnafına can suyu olduk

Özellikle pandemi sürecinde Van esnafına faizsiz krediler vererek, yanlarında yer aldıklarını belirten SS Van Hızır Esnaf Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Faruk Alpaslan, Kapıköy, Vanspor ve aşı konusunda da önemli açıklamalarda bulundu.

Devletin sağlamış olduğu imkânların Van esnafına ulaştırılmasını sağladıklarını belirten Alpaslan, esnaf ve sanatkâra önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Van esnafının sorunlarını sürekli üst mercilere bildirdiklerini belirten Alpaslan, ülke ekonomisinin omurgasını esnafların oluşturduğunu söyledi.

"164 MİLYON TL'Yİ VAN ESNAFINA VERDİK"

Yaptıkları çalışmalarla ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulunan SS Van Hızır Esnaf Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Faruk Alpaslan, "Biz 2015 yılında kurulmuş bir kooperatifiz. Geçmişimiz 6 yıla dayanıyor. Bu 6 yıl içerisinde ilk kooperatifler kurulunca, yedinci sıralamada başlanıyor. Gruplar şeklinde kooperatiflerin büyümesi, büyüdükçe, kredi verdikçe, grup atlaması ve sonuç itibariyle yedinci grupta, 75 bin TL ile başladık. Bu şartların oluşması da ilk etapta bankalarda oluşturuluyor. Biz sadece kefil olabiliyorduk. Daha sonra dosyaların oluşturulmasında, bizim 5'nci gruba geçmemiz gerekiyordu. Grup atladıkça da verilen kredilerin limitini arttırma fırsatı elde ediyorsunuz. Biz 6 yıl içerisinde 3'ncü gruba kadar yükseldik. Vermiş olduğumuz plasman miktarı 111 milyon 500 bin TL'dir. Geri dönüşümlerle birlikte 164 milyon parayı biz esnaf ve sanatkârımıza 5 yıl içerisinde aktardık. 164 milyonun esnafa ve sanatkâra verilmesi, bu paranın piyasaya girmesi ve piyasayı canlı tutması anlamına geliyor. İşsizlik ordusuna yenilerinin katılmamasını sağlıyor. Kepenk kapatma noktasına gelen esnafımıza, bir nebze olsun dayanma gücüne katkıda bulunuyor. Bizim limitmiiz 175 bin liraya kadar çıktı. Yakın zamanda ikinci gruba geçip, bu limitimizi 250 bin TL'ye çıkarmayı hedefliyoruz. Devletimizin bize vermiş olduğu bu paraları, meşru, makul bir şekilde esnafımıza ulaşmasını sağlıyoruz. Son kongremize kadar 164 milyon TL'yi Van esnafına verdik" dedi.

"ESNAF VE SANATKÂRA ÖNEM VERMEK GEREKİYOR"

Esnafın sorunlarını sürekli üst mercilere bildirdiklerini belirten Alpaslan, "Biz esnafımıza elimizden geldiğince, devletin sunmuş olduğu bu imkânları onlara ulaştırmaya, gücümüzü yükseltmeye muktedir olacağız. Bu süreç içerisinde yapmış olduğumuz çalışmaların fizibilitesini sunduk. Bundan sonrası için ise esnaf ve sanatkârın bu pandemi süreci gibi bir dönem daha yaşamamasını diliyoruz. Biz gerçekten de esnaf ve sanatkârın pandemi döneminde ne tür sıkıntıların içerisine düştüğünü çok iyi gördük. Bu anlamda esnaflarımıza can suyu gibi, 285 kişiye 25 bin TL'yi faizsiz bir şekilde verdik. Vermiş olduğumuz bu desteklerle esnafların en azından kepenk kapatmamasını, kira ödemesine destek sunduk. Servis araçlarındaki insanların mağduriyeti olsun, şoförlerin olsun, lokantalar olsun, kahvehaneler, kafeteryalar olsun, bu gibi yerlerde, aşırı derecede mağdur olan, ekmeğini bu yolda kazanan insanların işçilerini işten çıkarma, vergilerini verememe gibi mağduriyetlerini tamamen üst mercilere bildirdik. Onlarda gerekli girişimlerde bulunuyor. Bu anlamda birçok konuda imkânlar sağlanıyor. Esnaf ve sanatkâra önem vermek gerekiyor. Biz esnaf ve sanatkârın yıllardan beri, sürekli ne durumda olduğunu bilen bir aileden geliyoruz. Elimizden geldiği kadar, onların sorunlarını üst mercilere taşımaya çalışıyoruz" diye konuştu.

"VAN ESNAFIMIZA 164 MİLYON SICAK PARANIN AKTARILMASI BÜYÜK BİR BAŞARIDIR"

Ülkenin ekonomi omurgasını esnafların oluşturduğunu vurgulayan Alpaslan, "Kendi gücüyle, alın teriyle, kendi iş yerinin bütün giderlerini karşıladığı gibi, işçisine istihdam yaratan, vergisini veren, sigortasını, maaşını veren, devlete çok ciddi katkıda bulunan esnaflar, ekonominin omurgasını oluşturan, ülkede çoğunluğu temsil eden bir grup olduğu için onların sorunlarını da dile getirmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu kendimize şiar edindik. Önümüzdeki yıllar içerisinde de limitimizi arttırarak, esnaf ve sanatkârımızın amacına uygun bir şekilde, kullanmasını sağlayacak kredileri kendilerine ulaştırmaya, iş yerini büyütmeye, geliştirmeye, yeni iş yerlerinin açılmasına, mağduriyetlerin tamamen giderilmiş bir şekilde, iş yerini büyütecek bir konuma gelecek şekilde, esnafımızla el ele, kol kola bu işleri götüreceğiz. Genel kurulumuzda esnaflarımızla bir araya gelerek, onların sorunlarını dinledik, taleplerini aldık. Esnafımızın memnuniyeti bizi daha da kamçıladı. En zor dönemde Van esnafımıza 164 milyon sıcak paranın aktarılması büyük bir başarıdır. Bundan sonraki süreçte de bununla muvaffak olabilecek işleri yapacağız. Önümüzdeki süreç içerisinde esnafımızın yeni görevleriyle, bizim bıraktığımız yerde tekrar devam etmeleri anlamında muvaffak olabileceğimiz projelerimiz, çalışmalarımız, yeni iş alanlarımızla birlikte muvaffak olacağız" ifadelerini kullandı.

"KAPIKÖY SINIR KAPISI'NDAN TAM ANLAMIYLA İSTEDİĞİMİZ VERİMİ ALAMIYORUZ"

Kapıköy Sınır Kapısı'ya ilgili önemli açıklamalarda bulunan Alpaslan, "Kapıköy Sınır Kapısı'nın açılması için yıllarca mücadele verdim. Van ekonomisi için bu kapının ne kadar önemli olduğunu ve hatta bölge toplarında da bunu sürekli dile getirdim. Kapının açılması için büyük emekler sarf ettik. Kapıköy Sınır Kapısı'ndan tam anlamıyla istediğimiz verimi alamıyoruz. Kapıköy'ün açılmasını sağlamamıza rağmen istediğimiz verimi alamıyoruz. İran'ın samimi bir şekilde bu kapının açılmasını istediğine inanmıyorum. Geçmiş yıllarda yaptığımız toplantılarda da İran'ın ipe un serdiğini, gerçek manada bu kapıda ticaretin yapılmasını istemediğini gördük. Kendi işine gelebilecek şekilde hareket ettiğini gördük. Ticarette ürün sayısının 90'dan 150'ye çıkması için o dönemin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile Tahran'a gitmiştik. Orada ticaret yapılabilecek olan ürünlerin sayısını 150'ye çıkardık. İran tarafında bilindiği gibi bir yol sorunu var. O yol halen yapılmadı. İran, 20 yıldan fazladır 35 kilometrelik yolun yapılmaması için, bütün direnci gösteriyor. İran sadece Esendere ve Gürbulak kapılarının açık olmasını istiyor. Her nedense Kapıköy Sınır Kapısı'ndaki ticarete her türlü engeli bırakmaya çalışıyor. Bunu açık bir şekilde söylemeseler de, bazı bahanelerle bunu yapıyorlar. Her ne olursa olsun, bavul ticareti bile olursa, Van'ın bu ticarete çok büyük bir ihtiyacı var" dedi.

"İRAN'IN SAMİMİ DAVRANMASI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ"

Van ile İran arasındaki ticaretin önemine vurgu yapan Alpaslan, "Van'ın 280 kilometrelik sınır hattı içerisinde en yakınında bulunan İran ile bu engelin kaldırılması gerekiyor. Van'ın bir Gaziantep'i geçeceğine yürekten inanıyorum. Gaziantep bugünkü endüstride, sanayide, her bakımdan gelişmesinin sebeplerinden bir tanesi Suriye ile yapmış olduğu ticaretle oluyor. Bu fırsatı İran ile bizim yapmamız gerekiyor. İran, Suriye'den daha güçlü bir devlettir. Çok daha zengin, kararlı bir devlettir. İran ile samimi bir şekilde ticareti sağlayabilirsek, Kapıköy Sınır Kapısı'ndaki ticaret engelini kaldırabilirsek, Van'ın hem endüstriyel, hem sanayisi, her konuda esnafımı fazlasıyla doyurabilecek bir pazar var. Yine Irak da bizim komşumuz. Suriye'de bize fazla uzak değil. Çatak yolunu açtığımız zaman Suriye sınırına da gidebileceğiz. İran'ın samimi davranması bizim için çok önemli. Bizim de burada kararlı bir şekilde bunun üzerine gitmemiz gerekiyor. İran'ın Kapıköy'deki geçiş ücretlerini fazlalaştırması, hayatta anlaşmadığı bir Amerikan'ın parası olan dolar üzerinden giriş ücreti alması anlaşılabilir bir şey değil. Ülke olarak artık diğer ülkelerle ticarete girdiğimiz zaman, kendi yerel paralarımızla ticaret yapalım. Artık her şey dolar üzerine endekslenmesin. Bunlar geriden mi geliyor, düşmanının parasını nasıl seviyorsa, dolar üzerinden her türlü ticareti getiriyorlar. Pandemiden sonra kapıyı açıp, buradaki ticareti, buradaki oluşabilecek gelirleri tamamen sağlayabilecek fırsatları esnafımızın, tüccarımızın, OSB'nin ham maddelerinin geldiği bir İran ile bizim de ürünlerimizin satıldığı güzel bir ticaretin olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu.

"PANDEMİDEN KURTULMANIN TEK YOLU AŞIDIR"

İran üzerindeki ambargoların da kaldırılması gerektiğini vurgulayan ve Vanlıları aşı olmaya davet eden Alpaslan, "İran şuanda koronavirüste 5'nci dalgaya girdi. Bundan dolayı dünyanın İran'ın üzerine bırakmış olduğu ambargonun kaldırılması gerekiyor. Sağlık söz konusu olunca bu ambargoların olmaması gerekiyor. Din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin insanlık adına, sağlık söz konusu ise, sağlık için ise bu ambargoların kaldırılması, dünya kamuoyunun vicdani, insani davranması gerekiyor. İran'daki vaka sayıları da gerçeği yansıtmıyor. Doğrular söylenmiyor. İran'da vakaların daha fazla olduğunu biliyoruz. İran'da yeni varyantlarla vakaların daha da baş gösterdiğini görüyoruz. Bu ticarette insanlarımızın da sağlığını dikkate almamız gerekiyor. Pandemiden kurtulmanın tek yolu da aşıdır. Bu anlamda esnafımızın, sanatkarımızın, memurlarımızın, öğrencilerimizin, yaşlımızın, gencimizin aşı olması gerekiyor. Aşının ulaşmadığı ülkeler varken, ülkemizde aşılarımız fazlasıyla var. Her yerde aşı olma noktaları var. Halkımızın da bu hastalığı yenebilmesi için aşılarını yaptırmaya özen göstermesi gerekiyor. İnşallah güzel günlerde, bu hastalığın bittiği, ticaretin başladığı, istihdamın yaratıldığı, huzurun, turizmin, sanayinin daha iyi yerlere gelmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"HER KONUDA VAN'IN ÇOK BÜYÜK AVANTAJLARI VAR"

Van'ın bölgeye ağabeylik yapan bir konumda olduğunu söyleyen Alpaslan, "Van, kabuğunu kırmış, Doğu Anadolu'nun en kalabalık şehri olmuş, bölgeye ağabeylik yapan bir il konumundadır. Sınır ticaretini değerlendirilebilirse, belki ülkenin en önemli noktalarından birisidir. Coğrafi anlamda, turizm anlamında, değerlendirilebilirse her konuda Van'ın çok büyük avantajları var. 3 ayı Antalya gibi dolabilecek kapasitede bir Van Gölü var. Van Gölü artık çok temiz. Önemli turizm yatırımları var. Tarihi yerlerin yeniden turizme açılması, şimdiye kadar doğru düzgün tanıtılmayan yerlerin tanıtılmasıyla Van daha iyi noktalara gelecektir. Bu anlamda cesaretli girişimcilere ihtiyacımız var. Van'da yaş ortalaması 20 civarında olan bir genç nesil var. Bu genç neslin kültür seviyesi de yüksek. Artık cahil bir nesil yetişmiyor. Bunlara da okudukları, yetiştikleri alanlarda fırsat verme, önlerini açma, onları değerlendirmemiz gerekiyor. Van nasıl depremde kabuğunu kırıp yeniden ayağa kalktıysa, bu fırsatlar tanındığı bu anlamda Van yeniden ayağa kalkacaktır. Depremden sonra modernleşmiş bir Van ortaya çıktı. Bütün binalar tamamen yenilendi. Deprem konusunda Van artık en güvenilir şehir konumundadır. Hangi görevde olursak olalım, Van esnafımız için çabalamaya devam edeceğiz. Geçmişte ailemizin yaptığını, bugün biz yapıyoruz. Kapımız herkese açık. Burada sadece kredi vermekle değil, her konuda nereye elimiz yetişebiliyorsa esnafımızın yanındayız. Van esnafı için canla başla çalışıyoruz. Bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz. Van esnafı için verdiğimiz çabalar ortadadır" dedi.

"VANSPOR'A SAHİP ÇIKMAK GEREKİYOR"

Son dönemlerde yaşadığı sorunlarla gündemdeki yerini koruyan Vanspor'la ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Alpaslan, "Vanspor, bu memleket için çok önemli bir etkinliktir. Spor kardeşliği pekiştiriyor. Vanspor'a sahip çıkmak gerekiyor. Rahmetli ağabeyim Şevket Alpaslan döneminde Vanspor, çok önemli başarılara imza attı. O dönem Vanspor'u herkes destekledi ve Vanspor 1. Lig'e çıktı. Tabi o dönem farklı oyunlar oynandı. Ağabeyim Vanspor başkanlığını bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra Vanspor, yanlış yönetimlerle amatöre kadar düştü. Ebû Müslim Horasânî'nin güzel bir sözü var; 'Onlar, şerrinden emin oldukları için, dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakın tuttular. Yakın tuttukları düşmanları dost olmadı. Ama uzak tuttukları dostları düşman oldu. Herkes düşman safında toplanınca yıkılmaları mukadder oldu.' Vanspor'da o dönem öyle oldu. Vanspor'u desteklemek Vanlıyım diyen herkesin boynunun borcudur. Ama sporun ekonomik olarak ayakta kalması en büyük etkenlerden biri olduğu gibi, alt yapı da çok önemlidir. Sporcuları yetiştirmek çok önemlidir. Van genelinde çok büyük sahalar yapılıyor. Her ne kadar dışarıdan en iyi futbolcuyu da transfer ederseniz edin, kendi içinizde yetişen memleketin çocukları sahaya çıktıkları zaman yüreklerini ortaya koyarlar. Van'da, işte o oyunlarını yürekleriyle pekiştiren sporcuları yetiştirdiğimiz zaman daha iyi noktalara geliriz. Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük iliyiz, ama Vanspor'umuz çok alt seviyelerde. Bir Erzurum bizim nüfusumuzun yarısı, bir Elazığ bizim nüfusumuzun 4'te 1'i, bunlar takımlarını 1. Lig'e çıkarabiliyor. Bir Hatay inanın bizim kadar büyük değil. Onlarla da övünüyoruz. Onları canı gönülden destekliyoruz. Bu anlamda altyapıya çok önem vermemiz gerekiyor. Batıdaki birçok takımda Vanlı gençlerin çok iyi futbol oynadığını biliyoruz. Bunu başarırsak Vanspor'un çok daha başarılı olacağına inanıyorum. Vanspor'u, siyaset üstü, Vanspor'u menfaatlerin dışında, kendi amellerimize kullanmadan, gerçek manada spor için, takım için, gönül vermiş insanların bir araya geldiği bir yönetim oluşursa, ekonomik durumu iyi olan Vanlı hemşehrilerimizin, spordan anlayan insanlarla birleştirilerek, oluşturulacak bir yönetimde Vanspor'un başarılı olacağına inanıyorum. Bunu geçmişte başardık" diye konuştu.

Van Bölge Gazetesi: Hacı Yılmaz

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2021, 14:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140