banner279

Dinçer: Sulak alanlar Van için özel bir öneme sahip

Van Çevre ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Arzu Dinçer, ekolojik dengenin sağlanmasında ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli işlevi bulunan sulak alanların Van için özel bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Sulak alanlar Van için özel bir öneme sahip. Sulak alanlar, orman varlığının yetersiz olması nedeniyle Van için hayati önem taşıyor. Sulak alanlara sahip çıkmalıyız. Herkesi sulak alanlardaki kültürel ve biyolojik zenginliğimize sahip çıkamaya davet ediyoruz.” dedi.

Dinçer: Sulak alanlar Van için özel bir öneme sahip

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla Türkiye genelinde olduğu gibi Van’da da çevreciler, aktivistler ve sivil toplum kuruluşları açıklamalarda bulundu, sosyal medya üzerinden çalışma gerçekleştirdi.
Konuya ilişkin olarak Van Çevre ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Arzu Dinçer de açıklamalarda bulundu. 

SULAK ALANLARIN ÖNEMİ

Sulak alanları doğadaki yerine ve ekosistemdeki işlevine dikkat çeken Dinçer, “Yağmur ormanlarından sonra biyolojik olarak en üretken ekosistemler olan sulak alanlar, gerek ekolojik dengenin sağlanmasında, gerekse biyolojik çeşitliliğin korunmasında büyük önem taşımalarının yanı sıra yöre ve ülke ekonomisine çok büyük katkıları olan ekosistemlerdir. Suyu depolama alanlarının yanında birçok canlının da üreme alanlarıdır. Su ürünlerini barındırma, sel ve taşkınları önleme, havzadaki su rejimini düzenleme, azot fosfor gibi besin tuzlarını alıkoyarak filtre ile doğal arıtmalardır. Bu bağlamda büyük önemlere sahiptirler.” dedi. 

TAHRİBATA DİKKAT ÇEKTİ

Dinçer, sulak alanların karşılaştığı problemlere de değindi.
Sulak alanlarda insan eliyle yaşanan tahribat nedeniyle her yıl büyük çapta kayıpların yaşandığına dikkat çeken Dinçer, “Türkiye'nin toplam sulak alan varlığı 2.5 milyon hektardır. Son 40 yılda sazlıkların kesilmesi, tarım amaçlı kurutmalar, doldurmalar, sanayi kirliliği, yol yapımı ve imara açılması, içme suyu amaçlı kullanımlar, büyük baraj inşaatları nedeniyle yaklaşık 1 milyon 300 bin hektar sulak alanımız ekolojik ve ekonomik değerini yitirmiştir. Bir başka deyişle Türkiye kırk yıl gibi kısa bir sürede sulak alanlarının yarısını kaybetmiştir.” diye konuştu. 

SULAK ALANLARIN VAN İÇİN ÖNEMİ

Sulak alanların, son yıllarını kurak geçiren Van için önemine de değinen Dinçer, şunları söyledi:
“Sulak alanlar yeryüzünün en zengin biyolojik çeşitliliğine sahip ekosistemlerdir. Doğal arıtma ve üreme alanlarıdır, ormanın olmadığı yerde sulak alanlarda oluşan sazlıklar oksijen kaynaklarıdır. Sulak alanların Van için özel önemi ise ilimizde orman varlığının yetersiz olması nedeniyle hayati önem taşıyor. Özellikle küresel iklimden kaynaklı yaşanan kuraklıktan ve Van Gölü’nün çekilmesi ile Van Gölü havzasında bulunan akarsuların, derelerin, barajların kurumasından ya da çekilmesinden dolayı çok büyük bir sazlık alan yok olmuştur. Özellikle ilkbahardan başlayarak sinekle mücadele adı altında her gün tonlarca yapılan ilaçlamalarla hastalıklara davetiye çıkarılmaktadır. Bu da sulak alandaki canlıların beslenmelerini, yaşamsal faaliyetlerini sürdürecek doğal yaşam alanlarını tahrip etmektedir.”

“SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Van’da bulunan sulak alanlara sahip çıkılması çağrısında bulunan Dinçer, şunları kaydetti:
“Van'daki önemli sulak alanlarımız Dönemeç (Engil) deltası, Bendimahi deltası, Erçek Gölü sulak alanı, Çelebibağı sulak alanı, Çaldıran ovası, Çimen ova gölleri, Karasu sulak alanı, Edremit sulak alanı, Göründü sulak alanı, Yaylıyaka sulak alanı, Turna (Keşiş) gölü sulak alanı, Çiçekli (Hıdırmenteş) gölü sulak alanı, Erçekgölü sazlıkları, Gövelek gölü sulak alanıdır. Bu sulak alanlara sahip çıkmalıyız. Herkesi sulak alanlardaki kültürel ve biyolojik zenginliğimize sahip çıkamaya davet ediyoruz.” 
Özel Haber: Adil HARMANCI

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140