banner259

Diyanet ve din görevlileri gerçekten bu konuyu ciddiye almalı

Diyanet ve din görevlileri basında pek çok defa dile getirilen ama karşılık bulmayan hoparlör ses ayarı konusunda sesi daha uzağa duyurmayı marifet bilebilirler. Lakin gerçekten elektronik ortama bağlı her tür sese maruz kalan ve günün stresi içinde yaşayan insanlar için dini de olsa insanın normal frekansının üzerinde bir ses karşısında tahammüllerinin kalmadığı görülmelidir. Eskiden laikçi medya bunu dile getirdiğinde din düşmanlığı der geçerdik ama artık bu sesler öyle rahatsız dereceye ulaştı ki müslüman mahallede de lütfen sesi düşürün talepleri gelmeye başladı. İşte konuyla ilgili Akit'ten İlhan Oral'ın o yazısı...

Diyanet ve din görevlileri gerçekten bu konuyu ciddiye almalı

Dünyada çok alanda sarsıntı vardır. Sarsıntılar şiddetlerini artırırken ve dünyayı yönetenlerin de dengeleri bozulurken kendi içimizde de birçok değerimizin ayarı bozulmaya devam ediyor. Bunca sıkıntı, toplumu bunaltırken din hizmeti verenlerimiz de gereksiz sıkıntılar üretiyorlar.

“Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” derler ya katılmamak elde değildir. İnsaf ölçüleri çerçevesinde değerlendirelim. Herkesi aynı kategoride değerlendirmek doğru değildir, biliyoruz. Amma genele baktığımız zaman camilerimiz ve din hizmeti verenlerimiz açısından hizmet, hiç iç açıcı değildir. “İmamın sarığı beyazdır” leke kabul etmez. Hem de göze batar. Camilerimizde, âdeta cemaate işkence uygulamaları yapılmaktadır. Genel olarak müezzin kardeşlerimiz okudukları ezan ile herkesi ikrah noktasına getirdiler. Gürültü kirliliği artıyor.

Camiye gelen cemaati tedirgin eden vaizler, hocalar ve müezzinler, âdap, usul ve erkân sahibi olma zorundadırlar. Bu, iman meselesidir. Ahlâkî ilkelerimiz hemen her yerde değer kaybediyor. Din hizmeti çok amma çok önemlidir. Buna peynir ekmekten daha çok muhtacız. Din hizmeti veren hocalarımız, üstün değerlerimiz; âdap, usul ve erkân gibi ahlâkî ilkeleri öğrenmelidirler, zarafet ve asaletleri gereği, kimseyi rahatsız etmeden hizmet yapmalıdırlar.

Sesin ölçü birimi vardır. Sesinin ayarını tutturamayanlara, Kur’an’ı Kerîm ağır ifade ile ders vermektedir. Desibel denilen ses ve sinyaller ölçüm birimini, din hizmeti verenlerimizin bilmesi şarttır ve elzemdir. Bu ölçüm birimi, yaşadığımız yüzyılda hızla gelişen elektronik ve haberleşme alanının en büyük sorunlarından olan sinyal ve gürültünün ifade edilmesinde kullanılmaktadır. 40-50 desibele kadar düşük düzeyde sesler, pek rahatsız edici değildirler. 60-70 desibelden sonraki seslerin gürültüsü rahatsız edici boyuttadırlar. 80 desibel ses, fabrika ve benzeri makine gürültüsüdür. Uzun sürede işitme bozuklukları yaptığı bilinmektedir.

Hele 90, 100 ve 110 desibel sesler tamamen doğallığını kaybeden ve vahşeti andıran seslerdir. Bunlar Rock konseri, sanayi gürültüsü, düğün salonları müziği ve havalı matkap sesleridir, genellikle bunlar hemen zarar verebilirler. 120-150 desibel sesler konumuzu çok aşmaktadırlar. Desibeli yüksek oranda olan sesler tehlikelidirler. Kur’an-ı Kerîm’de sesin tonu ile ilgili ilginç bilgiler vardır. Henüz sese dönüşmemiş vesveseden başlar, fısıltıdan devam eder, eşeğin sesini örnek gösterir ve kavimleri, istisnasız helâk eden sayhaya kadar sesleri anlatır. 

Bu açıklamadan sonra desibeli yüksek olan sesin ne tür netice verdiğini, Kur’an anlatımı ile şiddetinin etkisini görmek mümkündür. Şuayb ile Salih aleyhimasselamın kavimlerinin helâk oluşları ses ile gerçekleşmiştir. Bu iki kavim de sayha denen korkunç gürültü ile helâk edildikleri bilgisi verilir. O zalimleri “sayha” korkunç ses yakaladı. Artık yurtlarında diz üstü çöküp bitmiş bir halde sabaha çıktılar. (Hud:11/67) İlginçtir, bu ses, Kaf suresinin kırk ikinci ayetinde sayha, bütün ölülerin “kıyamette dirilip çıkışlarına” sebep olan sestir.

İşte camilerimizde gürültü boyutunu aşırıp Müslümanın ezan gibi bir değeri ile cami içinde ve dışında başta Müslümanlara işkence eden imam ve müezzinlerin haddi aşmaları zulümdür. Ezanı ve vaazı gürültü kirliliği haline çeviren bu tür görevlilerin millete işkence etmemeleri arzumuzdur. Bunu gerçekleştirecek olan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hocamızdır.

Bu işkence, birçok köyümüzde bile insanlarımızı yıldırmaktadır. Milletimizin hocalarına saygısı vardır. Bu saygıyı, hocaların kötüye kullanmaları asimilasyonun bir parçası olduğu kanaati ile üzüntü uyandırmaktadır. Gürültü halinde okunan ezanlar başlarken evinin kapı ve penceresini kapatan insan sayısı artmaktadır. Bu ise ağır vebaldir. Mikrofonların hiç olmazsa 60-70 desibele indirilmesi beklentimizdir. Hizmetlinin sesini, metalik ses yapması ihanettir.

Nice güzel ses vardır ki, o sesi metalik gürültü haline getirmek çok inciticidir. Keşke o güzel sesleri doğal nameleriyle dinleyebilsek! Bunu, Ali Erbaş hoca ayarlar, kanaatindeyiz.

Hiç olmazsa ezan seslerimizin ayarı bozuk olmasın! Esselamu aleykum.

İlhan Oral / Yeni Akit

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner140

banner255

banner141

escort bayan bayan escort izmir escort porno indir türk porno anal porno