banner279

Dilipak'tan heyecanlandıran 'Osmanlı' açıklaması: Şimdi...

Gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak, bugün yayınlanan yazısında "Şimdi Osmanlı Milletler Topluluğunu da kurmamız gerek" ifadelerini kullandı.

Dilipak'tan heyecanlandıran 'Osmanlı' açıklaması: Şimdi...

Gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak, bugün yayınlanan yazısında "Bu tartışma tek başına 'Hilafet tartışması' ile bitmeyecek... Şimdi Osmanlı Milletler Topluluğunu da kurmamız gerek" ifadelerine yer verdi.

Dilipak'ın yazısı şöyle:

Bu tartışma tek başına “Hilafet tartışması” ile bitmeyecek.

Tekrar söylüyorum, Hilafet konusu sadece Türkiye ve Türkleri ilgilendirmiyor. Bu bütün olarak İslam ümmetinin bir meselesidir. Bu konuyu sadece Türkiye ya da Erdoğan’la ilişkilendirmek basitliktir, ucuzluktur. Bu konu beyn-el müslimin bir konudur. Halife denilen zat, bir kere daha söylüyorum, Allah’ı ve İslam’ı değil, Müslümanları temsil edecektir.

Bu konu sadece Müslümanlarla sınırlı kalmayacak. Ortodoks birliği de kurulacak. Birlik olsunlar ki, birilerinin istismarından kurtulsunlar. Üniversitelerini, bankalarını da kursunlar. Doğu Roma, Bizans araştırmaları yapılsın, Aramice bilen ilim adamlarımız olsun, tarihi gerçekler ortaya çıksın, Yunanistan’dan, Amerika’dan, Rusya’dan papaz ithal etme ayıbından kurtulalım. Fatih, Ortodoksları Latin işgalinden kurtaran askeri harekatın hem komutanı, hem de siyasi lideridir. Ortodokslar Hz. Ömer’in, Fatih’in emanetidir. Süryani Patrikliğini Hz. Ömer kurdu, Ermeni Patrikliğini Fatih kurdu. Fatih Rum Ortodoks Patrikliğinin de başıdır. Osmanlı dediğimiz onun içinde bir Ortodoks dünyası var. Sadece Hilafet, ya da Ortodoks Cemaatinin daimi temsilcilik Konsülü değil, bir de Osmanlı Milletler Topluluğu olacak.

Osmanlıya Hilafet penceresinden bakarsanız, Filipinlerden Güney Afrika’ya kadar 4 kıtada bugün 110 ülkede söz sahibi olan Dünya ölçekli bir yapıdan söz ediyoruz. Sadece D8’deki 8 ülkede, 1.2 milyar insan yaşıyor. Bunların etki ettikleri Malay, Hind, Arap, Afrika ve Türki nüfus 2.2 milyar.. Bu Türkiye’nin gücüdür. Türkiye sadece jeopolitik, jeostratejik açıdan değil, jeoteolojik açıdan da dünyanın merkezindeki bir ağırlık merkezidir. Bu özelliğinizi kaybederseniz, sıradanlaşırsınız. Bu ülkede 1 asra yakın zamandır yapılan darbelerin arkasında kimler var ve darbeler ne adına yapıldı bir bakmaz mısınız!

Osmanlı Milletler Topluluğu, Osmanlı Yurdunda yaşayanların bugün sahip oldukları devletlerin halklarının tamamını kapsar. Osmanlı Devleti, Doğu Avrupa’da 1576 yılında Lehistan krallığını himaye altına alarak, nüfuzunu Beyaz Rusya, Kuzey Ukrayna, Letonya, Litvanya, Estonya topraklarına kadar genişletmiş ve Baltık Denizi’ne kadar uzanmıştır. Osmanlı Milletler Topluluğunun kapsama alanındaki ülkeler şunlar: Türkiye, Bulgaristan, Mekadonya, Yunanistan, Sırbistan, Karadağ, Bosna Herkes, Hırvatistan, Kosova, Romanya, Moldova, Polonya, Ukrayna, Macaristan, Slovakya, Voyvodina, Arnavutluk, Gürcistan, Ermenistan Azerbaycan, Kafkasya, Irak, Suriye, Ürdün, Filistin, İsrail, Lübnan, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Yemen, Umman Batı İran, KKTC, Kıbrıs Rum Kesimi, Mısır, Libya, Cezayir, Tunus, Sudan, Eritre, Cibuti, Somali, Fas, Doğu Fas, Doğu Etopya, Nijer, Çad, Kenya, Uganda. 52 devlet. Nasıl Osmanlı nefreti varsa birilerinde, baskı yolu ile yüzyıl önce birlik olduğumuz devletlerin adının yarısını bile duraksamadan sayacak sayıda tarih fakültesi mezunu adam bile bırakmadılar.

Dahası var aslında. Kadı askerlikler (Kazasker) var. Osmanlıya vergi de vermiyorlar, Zekatlarını da göndermiyorlar. Göçer halklar ya da bedevi, geleneksel bir hayat yaşıyorlar. Ama Osmanlı ile iyi ilişkileri var. Çocuklarını Osmanlı subayları askere hazırlıyor. İhtilaflarda hakemlik yapıyor. Dış tehditlere Osmanlının komutasında karşı koyuyorlar. Hem kadılık yapıyorlar, hem askerlik. İstanbul’a gitmek isteyenlerden göze girenler İstanbul’da okuyor, sonra dönüp kadı, müftü, bölgede amir de oluyorlar. Kısa süreli Osmanlının denetimine girmiş daha onlarca ülke var. Biz işgalci değiliz. Emperyal bir güç olarak da oralarda bulunmadık. İnsanları sömürmedik ve köleleştirmedik.

Evet, şimdi Osmanlı Milletler Topluluğunu da kurmamız gerek. İngiliz Milletler Topluluğu Commendwalth’ları var, Frankofon ülkeler diye, eski sömürgeleri olan ülkelerden müteşekkil, Fransız Milletler Topluluğu var, Hollanda’nın Surinam’ı, Belçika’nın Kongo’su var, Emperyalist devletlerin sömürgelerini hâlâ kendilerine bağlı bir çatı altında tutuyorlar. Peki niye Osmanlı Milletler Topluluğu olmasın!. Türkiye tek başına, bu Osmanlı, Hilafet, Ortodoskluk, Osmanlı Milletler Topluluğu, Doğu Roma Halkları Topluluğu şemsiyesi altında bugünkü BM üyesi dünya devletlerinin üçte ikisini toplar. Bu gücü görmeyenler kördür. Bu gerçeğin farkına varmayanlar, kendi cahilliklerine yansınlar. Bunu başkaları yapınca seslerini çıkarmayanlar, biz isteyince niye telaşlanıyorlar. Niye bize öfkeleniyorsunuz ki, hafızanızı silenlere öfkelenin. Güçlü Türkiye böyle olur. Yoksa on yılda bir darbe yaşarsınız, herkes bir tarafa çeker, terörle boğuşursunuz.

Avusturya (1533-1606) ve Venedik (1517-1699) Osmanlı Devleti’ne, Rusya (1480-1677) ve Polonya (Lehistan) ise Osmanlı Devleti’ne bağlı konumdaki Kırım Hanlığı’na vergi veren devletler olmuşlardır. Ayrıca ABD 5 Eylül 1795’te imzalanan ABD-Osmanlı Sözleşmesi ile Osmanlı›ya vergi ödemiştir. Fransa da Osmanlı Devleti’ne vergi veren devletler arasında olmuştur. Kendi gücümüzün farkına varalım artık. Bu ufukla gerçek anlamda özgür ve bağımsız olabilirsiniz. Cahillik ve zulüm yapmaz, aklınızı kullanırsanız, o zaman Allah’ın yardımı size ulaşır, el emin olursunuz ve o zaman size dayatılan politikalara “hayır” diyebilirsiniz. O zaman size kimse “Oltayı yutan balık” diyemez. Batının “ucuz asker deposu” olmazsınız o zaman, katılımcı, çoğulcu, şeffaf, insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olmak istiyorsanız, oraya giden yol buradan geçer. Selâm ve dua ile.

Yeni Akit

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241