banner279

Allah'tan ümidini kesen Erzurumlu bazı gruplar Pir Ali Baba'dan yardım istedi

Erzurum esnafı, son günlerde yaşanan deprem, terör, çığ ve uçak kazası gibi olayların bir daha meydana gelmemesi için Pir Ali Baba Türbesi'nin bulunduğu dağlık alana yaban hayvanlar için 2001 ekmek bıraktı. Tasavvuf'u İslam'a alternatif olarak sunan haçlı projesince afetlerden korunma, kaza ve belalardan emin olma adı altında müslümanların duyguları sömürülmekle saf İslam inancı kirletiliyor.

Allah'tan ümidini kesen Erzurumlu bazı gruplar Pir Ali Baba'dan yardım istedi

Erzurum'u doğal afetlerden korumak için 487 yıl önce Pir Ali Baba tarafından başlatılan 'Binbir Hatim' geleneği 13 Aralık'ta başladı. Bir ay boyunca çeşitli camilerde okunan 45 bin 835 hatim duası yaklaşık 5 bin kişinin katılımı ile 17 Ocak Cuma günü Ulu Cami'de yapıldı. Hatimler sürdüğü günlerde Muhittin Olçun, Pir Ali Baba'nın merkez Palandöken ilçesine bağlı Dutçu köyündeki türbesinin bulunduğu dağa yaban hayvanlar için araçlarla götürdüğü 1001 ekmek bıraktı. Olçun, son günlerde yaşanan deprem, çığ, uçak kazası ile birlikte terörün de 'def' olması, Çin'de yaşanan 'koronavirüs'ün de ülkemize gelmemesi için yine Pir Ali Baba'nın türbesinin bulunduğu yere giderek bu kez 2001 ekmek bıraktı.

HRİSTİYANLIKTAKİ BABA İNANCI

Hristiyan papazların kontrolüne giren tekke ve dergahlarda Osmanlı'nın yıkılış sürecinde babaların varlığı dikkat çeker.

Bilindiği gibi Hristiyanlıkta ruhani liderlere peder/papa ismi de verilmekle kendilerine "baba" denilirken aynı şekilde yaratıcı Tanrı da "baba" olarak vasıflandırılır. Uydurma hadisler, mekıbelerle desteklenen "babaların" Allah ile ortak özellikleri/ortaklıklarının bulunduğuna dair halkın şuur altına işlenir.

İslam'da evlatlık bile babasının adı ile anılır ve kişinin kendi sülbünden olan evlatlarınca baba statüsü varlığını sürdürürken Hristiyanlığın kontrolündeki tarikatlarda son 4 yüzyılda babalar ortaya çıkmaya başladı.

Osmanlı'nın son döneminde ortaya çıkan babaların gizli birer ajan/papaz olduğuna dair rivayetler maalesef kulak ardı ediliyor. Oysa bir Müslüman alim kendisine asla ve asla baba diye nida edilmesinden hoşlanmaz ve tek bir uyarı ile bunun önüne geçer. Ayette evlatlıklar ve gayri meşru çocuklarla ilgili olarak dahi öz babaya nispet edilmesi emredilirken Müslüman mahallede anneleriyle aralarında hiçbir bağ olmayan birilerine baba şeklinde hitap edilmesi cehaletin ve dinden uzaklaşmanın gösetergesi olarak kendini gösteriyor.

"Onları, babalarının adlarını da anarak çağırın, bu, Allah katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız zaten onlar din bakımından kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır ve bir yanlışlıkta bulunursanız bir vebal yok size ve fakat yüreklerinizden bir kasıtla hareket ederseniz vebal altına girersiniz ve Allah, suçları örter, rahimdir." (Ahzap, 5. ayet)

ABDÜLHAMİT HAN TARİKATLARCA TAHTINDAN EDİLDİ

Pir Ali Baba'nın yaşadığı dönemde İngilizlerin hakimiyetiyle Osmanlı topraklarında mantar gibi patlayan tekke ve dergahlarda Kur'an anlaşılmadan okunmaya başlarken devlet hızla çöküşe geçti. Tarikatların güçlenmesinden sonra İstanbul'da saraya karşı halk tarikatlarca kışkırtılırken Bektaşi tekkesinin kontrolündeki Yeniçerilerin isyanları dur durak bilmedi. 

En son 31 Mart Vakası olarak tarihe geçen isyanda da tarikatlar etkin bir rol oynamış, İngilizlerle işbirliği içindeki bazı tekke ve dergahların "Din elden gidiyor" söylemi ile başlattıkları olaylar sonucunda Abdülhamit Han Selanik'ten gelen sözde hareket ordusunca tahttan indirilmişti. 

SÜNNETULLAH'A RAĞMEN PİR ALİ BABADAN MEDET BEKLEMEK

Erzurumlular Pir Ali Baba'dan yardım isteye dursun yapılan hatimlere, okunan dualara, verilen hayırlara rağmen Erzurum tarihinde yüzlerce deprem meydana geldi. Hastalıklardan korunulacağının aksine Erzurum'da tüm hastaneler tam kapasite çalışıyor. Pir Ali Baba ilahına dualar edilmesine kurbanlar sunulmasına rağmen hastalıklarda bir azalma falan da bulunmuyor. 

Erzurum'da sel baskınları, heyelan, göçük ve kuraklık gibi afetlerde işin cabası..

Erzurum deprem tarihinde Pir Ali Baba'dan sonra yüzlerce depremin yanında 3 büyük deprem bulunuyor. Bu depremlerde toplam 218 kişi hayatını kaybetti ve 4 bin 74 bina hasar gördü.

İşte Erzurum tarihinde gerçekleşen 3 önemli deprem:

1) 13 Eylül 1924 Depremi

13 Eylül 1924'te Erzurum'a bağlı Horasan'da 6.8 büyüklüğünde bir deprem oldu. 60 kişi hayatını kaybetti, 380 binada hasar meydana geldi.


2) 30 Ekim 1983 Depremi

Erzurum, Kars merkezli 30 Ekim 1983'te yaşanan 6.9 büyüklüğündeki depremde bin 155 kişi öldü, 3 bin 241 binada hasar kaydedildi.


3) 18 Eylül 1984 Depremi

Erzurum Balkaya'da 18 Eylül 1984'te yaşanan 6.4 büyüklüğündeki depremde 3 kişi öldü, 570 bina hasar görtü.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner306

banner241