banner279

Abdurrahman Dilipak'ın Kars İslam Cumhuriyeti paylaşımı 4 yıl önceki yazısını akıllara getirdi! "Anadolu'daki ilk cumhuriyetten niye kimsenin haberi yok"

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, sosyal medya hesabından Anadolu'daki ilk Cumhuriyet olan Kars İslam Cumhuriyeti'ne ilişkin paylaşımda bulundu. Dilipak'ın bu paylaşımı ise 4 yıl önce kaleme aldığı yazısını akıllara getirdi.

Abdurrahman Dilipak'ın Kars İslam Cumhuriyeti paylaşımı 4 yıl önceki yazısını akıllara getirdi! "Anadolu'daki ilk cumhuriyetten niye kimsenin haberi yok"

Gazetemiz Yeni Akit'te de yazı kaleme alan usta yazar ve gazeteci Abdurrahman Dilipak, Twitter hesabından Anadolu'da kurulan ilk cumhuriyet olan Kars İslam Cumhuriyeti'nden bahsettiği bir paylaşımda bulundu.

Paylaşımında, İstanbul ile Anadolu'nun fethinin ve Çanakkale ile Kurtuluş Savaşı'nın yeniden okunması gerektiğini belirten Dilipak, "İstanbul'un fethi, Anadolu'nun Fethi, Çanakkale, Kurtuluş savaşını yeniden okumak gerek. Erzurum ve Sıvas kongrelerini okuyoruz da, Anayasası, Meclisi, hükümeti, parası, pulu olan Anadolu'daki ilk Cumhuriyet olan Kars İslam Cumhuriyetinden niye kimsenin haberi yok!?" ifadelerini kullandı.

-Kars İslam Cumhuriyeti'nin bayrağı

Dilipak'ın bu paylaşımı ise akıllara 4 yıl önce kaleme aldığı yazısını akıllara getirdi.

İşte Dilipak'ın 29 Ekim 2016'da Kars İslam Cumhuriyeti'ne ilişkin gazetemiz Yeni Akit'te kaleme aldığı o yazısı:

“Güneybatı Kafkas Geçici Millî Hükûmeti”, “Cenub-ı Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkate-i Milliyesi” ya da nam-ı diğer Kars İslam Cumhuriyeti.. İlk Cumhurbaşkanı Cihangirzade İbrahim bey 1 Aralık 1918’de seçildi ve 19 Nisan 1919’da İngilizler tarafından devrildi ve İbrahim bey sürgüne gönderildi.

Bu Cumhuriyet konferatif bir yönetim olup, başkanlıkla yönetiliyordu. Anayasası, ordusu, parası, bayrağı her şeyi vardı. İbrahim bey 60 yöresel temsilcinin katıldığı kongrede seçilmişti.

Kars İslam Cumhuriyeti 17-18 Ocak 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Büyük Kars Kongresi’nin sonucunda kuruldu. 12 Nisan’da İngilizlerin Kars’ı işgal etmeye başlaması ile 19 Nisan’da İbrahim beyin sürgüne gönderilmesi ile son buldu. Yani, tam da Mustafa Kemal’in Samsuna çıkmasından bir ay önce. Bu hükûmet Elviye-i Selâse’nin tamamı ile birlikte Kars Batum, Ahıska, Ahılkelek, Artvin, Ardahan, Acara, Posof, Çıldır, Göle, Oltu, Karakurt, Sarıkamış, Karapınar, Kağızman, Kulp, Iğdır, Serdarabat, Aralık, Nuraşen, Nahçıvan, Culfa ve Ordubad gibi yerleri kapsamaktaydı. Esasen daha önce buralarda çok daha önceden işgalcilerden kurtarılan topraklarda kongre/şura hükümetleri kuruluyordu. Kars İslam Cumhuriyeti, bu şura/kongre hükümetinin konfederasyonudur. Bu hükümet İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Somerset Arthur Gough-Calthorpe tarafından yıkılmıştır. Hükümetin 12 üyesini tutuklayarak önce Batum’a, sonra da Malta’ya sürdüler.

9 Ekim 1918’de Ahıska Hükümet-i Muvakkatası, 3 Kasım’da Aras Türk Hükümeti, 5 Kasım’da Kars İslâm Şurası kurulmuştur. 15 Kasım’da 1. Kars Kongresi, 30 Kasım’da 2. Kars Kongresi (Kars İslâm Şurası Büyük Kongresi) düzenlenmiş ve “Millî Şura Hükumeti” kurulmuştur. 17 Ocak 1919 ve 18 Ocak 1919 tarihlerinde Dr. Esat Oktay Bey başkanlığındaKars’ta toplanan kongreye 131 temsilci katıldı ve kongrede Kars Millî İslâm Şûrası’nın adı Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i Muvakkata-i Milliyesi olarak değiştirilmiştir. Başkanlığına Cihangirzade İbrahim Bey tekrar seçilmiştir. Bu geçici hükumet, 18 maddeden oluşan anayasası ve yeşil ve kırmızı zemin üzerinde bulunan ay-yıldızlı bayrağı kabul edip; 12 üyeli bir bakanlar kurulu ve halkın oyu ile seçilen 131 milletvekilli bir parlamento kurmuştur. 25 Mart 1919 tarihinde bu meclis “Cenûb-i Garbî Kafkas Hükümet-i Cumhuriyesi” adını almıştır. Cem Uzan’ın genç partisinin amblemi, bir dönem bu federasyonun üyelerinden birinin bayrağıdır. Bu hükümette Stefani Vafiades, Pavlo Camusev ve Matyev Radjinsky gibi Hristiyan kökenli milletvekilleri ve bakanlar da vardı. Bu anlamda, katılımcı, çoğulcu ve şeffaf, yurttaşların seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu bir yönetime sahipti. Sivas Kongresi’ne sonradan katılanlarla birlikte delege sayısının 41’i bulduğu söylense de farklı kaynaklarda bu rakam 31, 33, 38 olarak da verilmektedir. Erzurum Kongresi’ne katılanların sayısı ise 62’dir. Her iki kongredeki delege sayısı 100 civarında iken 2. Kars Şurası’na 131 delege katılmıştır.

Örgütlenme sürecine kronolojik olarak tekrar bakacak olursak I. Dünya Savaşı sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı’nın Güney Kafkasya’dan çekilmesi şart koşulmuştu.. Kars’tan ise askerlerini 2 ay sonra çekme kararı almıştı. Bu kararın sebebi halkın bölgede bir hükümet kurmasına zaman vermekti. Yani İstanbul bu bölgedeki Şura ve Cumhuriyet oluşumuna destek vermektedir. İstanbul’un endişesi Ermenistan’ın işgaline açık bir hale gelmesidir. Bunun üzerine 29 Ekim 1918 tarihinde Ahıska ve Ahılkelek çevresinde “Ahıska Hükümet-i Muvakkatası” 3 Kasım 1918 tarihinde Emir Bey Ekberzâde başkanlığında, merkezi Iğdır olmak üzere “Araş Türk Hükümeti“ ve 5 Kasım 1918’de Kepenkçi Emin Ağa ve Piroğlu Fahreddin Bey başkanlıklarında merkezi Kars olmak üzere “Kars İslâm Şûrası” kurulmuştur. 30 Kasım 1918 tarihinde Kars’ta toplanan kongrede bu üç hükümet “Kars Millî İslâm Şûrası Merkez-i Umumisi” adı altında birleşmiştir. İngilizlerin daha sonra Ermenilere devrettiği Kars, 1920 sonbaharında Kâzım Karabekir komutasındaki Türk birliklerinin bölgeyi ele geçirmesine kadar bir buçuk yıl Ermenilerin işgali altında kaldı. Şimdi sormak gerek, resmi tarih yazarları, Sivas ve Erzurum kongreleri bu kadar öne çıkartılırken, Kars İslam Cumhuriyeti’ni neden görmezden gelmişlerdir.. Mustafa Kemalin Samsun’a çıkmasından bir an önce İngilizlerin buradaki oluşuma karşı askeri bir harekat düzenlerken, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışına neden sessiz kaldıklarını anlamak çok kolay değildir..

Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti / Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi / Batı Trakya Geçici Hükûmeti, dahasonra Garbî Trakya Hükûmet-i Müstakilesi veya Batı Trakya Türk Cumhuriyeti31 Ağustos 1913 tarihinde Batı Trakya’da kuruldu. 3 ay yaşadı. Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti’nin milli marşını Süleyman Askeri Bey yazdı. Posta pulu ve pasaport bastı. 30.000 kişilik bir askeri güce sahipti. Osmanlı yasa ve tüzükleri aynen kabul edilerek davalara da Garbi Trakya Adliyesi bakmaya başlamıştı. Milli marşından şehidlikten ve mücahidlerden söz edilirken Selanik doğumlu bir Yahudi olan Emanuel Karasu tarafından resmi bir haber ajansı kurulmuş; Fransızca ve Türkçe olarak Müstakil-Indépendant adında bir gazete çıkarılmıştır. Bu ilk Türk Cumhuriyeti, Batı Trakya’da İttihatçılar tarafından kurulmuştu. Başkenti Gümülcine olanı bu yeni Türk devleti rejim olarak Cumhuriyeti benimsemişti.

Gümülcine’nin de geri alınmasıyla burada Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi adıyla Batı Trakya geçici hükümeti kuruldu. Başkanlığına da Salih Hoca getirildi. 12 Eylül 1913’te Batı Trakya Türk Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet kurdukların dünyaya ilan ettiler.

Bu arada; “Türkiye” adını ilk kim kullandı derseniz, onun da ilginç bir hikâyesi var.. “Türkiye” adını Osmanlı’da ilk kullanan da yine İttihatçılar ve İngilizler. Hem de yıllar öncesinden.

Türkiye Milli Bankası, İttihat Terakki tarafından İngilizlerle birlikte 1908 darbesinden 1 yıl sonra 1909’da kuruldu. Milli ticaret, sanayi, madencilik, kamu hizmetleri ve yatırımları teşvik edeceklerdi. O dönemde bilinen tüm bankacılık enstrümanlarını kullanmaları hedefleniyordu. Bankanın sermayesi 1.100.000 lira idi. Sermayesi 3.300.00 TL’ye kadar artırılabilecekti. 12 veya 16 kişilik yönetim kurulu üyelerinin en az 3’ü Osmanlı teb’asından olacaktı. Bankanın ilk yönetim kurulu üyeleri şu isimlerden oluşuyordu: Sir Henry Babington Simith, F.E. Whittall, Hugo Baring, Henry Birghenough, K.S. Gülbenkyan, Sir Adam Black, N.Meyer, Gazeteci Cahid, Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Reşit Sadi bey, Nail bey. Bu yönetim kurulunun 6 üyesi Londra’da ikamet ediyordu ve bu grup çoğunluğu oluşturuyordu. Yani “Türkiye” isimli bu banka aslında İngiltere’den yönetiliyordu. “Türkiye” ismi, Türkiye devletinden 11 yıl önceden İngilizler tarafından kullanılıyordu. 1912’de Irak petrol yataklarını işletmek üzere, Royal Dutch Shell’in % 25, Almanların % 25, Türkiye Milli Bankası’nın % 35 ve Kalust Sarkis Gülbenkyan’ın da % 15’ine sahip olacağı Turkish Petroleum Company (T.P.C.) kurulmuştur.

Neyse, bugünlük de bu kadar. Anlayana sivrisinek saz. Selam ve dua ile.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241