SAYIN BAŞBAKAN, KİRLİ TEZGÂHLARI ANCAK DÜRÜST İNSANLAR ÇÖZER
13 Temmuzda Başbakan Erdoğan Van’da yapılacak AK Parti il kongresine katılacak. Sanırım Erdoğan Van’da ilk kez kongreye katılıyor.
Erdoğan’ın bu kongrede Van için önemli açıklamalar yapması bekleniyor. Hem depremin acısını üzerinden henüz atamayan Van halkını güldürecek, mutlu edecek önemli mesajlar verecek hem de Van’ın konumu itibariyle bölgenin önemli sorunlarının çözümü için yapacağı açıklamalarla herkesin yüreğine su serpecek ve son günlerde şiddet ortamına giren süreçle ilgili çözüme dönük açıklamalar yapacak.
Ya da ben bu ilde yaşadığım için; her gün çevremizde yaşanan sorunlar, güvenlik güçleri ve halkın huzursuzluğu, yanı başımızda yıllardır bitmeyen acıları yaşayan ve yaşananlara tanıklık edince, Sayın Başbakanın da bunları düşündüğünü hissederek bu yönde açıklamalar yapacak diye beklentilerim olduğundan böyle düşünüyorum. Bu sebeple Sayın Başbakan’a yönelik şöyle bir seslenişte bulunmak istiyorum:
Sayın Başbakan, sizden önceki başbakanlar bizleri seçimden seçime hatırlar, yalnızca oy için Van’a gelirlerdi. Birçok yalan vaadde bulunur, halkı aldatır, yani kendi menfaatleri doğrultusunda bir politika takip ederlerdi. Bazıları seçimde bile gelmezdi. Siz, Genel Başkan ve Başbakan olduğunuzdan beri Van’a ve ilçelerine defalarca geldiniz. Van halkıyla ilgilendiniz. Bir kez daha geliyorsunuz. Hoş geldiniz, Van’a şeref veriyorsunuz.
Sayın başbakan Van halkı kendisine yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmaz, kadirşinastır, misafirperverdir.
O kadar çok aldatıldı ki bu halk. Artık kime inanacağını şaşırmış durumda. Sayın Erdoğan, Van halkının şimdiye kadar seçtiği bir eski vekil hariç, gerek milletvekilleri gerekse belediye başkanları -sizin partiniz dâhil- adaylıkta yer alamayıp seçilemeyince bir daha Van’a dönmediler. Hepsi Van dışında iş adamı olmuş.
Sayın Erdoğan, daha önce sizi ve parti kurmaylarınızı, zihniyetinizi bu ülke için tehlike görenler, bugün etrafınızda dört dönen sahte particiler olmuş. Bu toplumda itibar görmeyen söyleyecek hiçbir sözü olmayan, ama sayenizde siyasetçi olup hiç de hak etmediği yerlerde olan, Van’a faydadan öte zararı olan siyasiler var. Bunların çoğu menfaatlerine göre partici olan, parti parti dolaşabilen tipler.
Sayın Erdoğan, sizden önce Van yolları çok kötü, darmadağın olduğu için sıkça trafik kazaları olur, bunların çoğu ya ölümle sonuçlanır veya sakat bırakırdı. Duble yollar yaptınız, yolları genişlettiniz, ama gelin görün ki bu yollar her yıl tekrar sökülüp yapılıyor. Yani on yıldır Van ve çevresinde, köylerde, kırsal alanda, beldelerde, ilçelerde yollar yapılıyor ama en fazla bir yıl sonra darmadağın oluyor. Tekrar tekrar ihaleye veriliyor, anlayacağınız yine sil baştan aynen devam.
Sayın Başbakan, en önemlisi bu ihaleler yüzlerce müteahhit dururken iki üç kişiye veriliyor, yani anlayacağınız adrese teslim. Tabii ki bunlar, ihaleler öncesi bütün yeterlilikler kişiye özel hazırlanarak, kılıfına uydurularak yapılıyor. Ayrıca yollar, verilen zamanda bitirilmiyor. Van’ın iklim şartları göz ardı ediliyor. Daha çok şey oluyor da, yazacağım başka şeyler de var.
Sayın Erdoğan, beş yıldızlı otelleri aratmayacak okullar yaptırdınız. Hakikaten bu çok önemli bir başarı ve her türlü takdiri hak ediyor, başta sizi ve ekibinizi tebrik ederim. Ama Sayın Başbakan, Van eğitimde yine sonlarda. Evet, toplumumuzun yani bizlerin de çok hatası ve eksiği var, ancak Van’a bir bakınız lütfen, atananların hepsi daha önce deneyimi olmayan insanlar. Kurum müdürleri de öyle. Yani Van sanki bir acemi birliği. Zaten işi öğrendikten sonra hemen tayin isteyerek gidiyorlar. Anlayacağınız beş yıldızlı konforlu okulları yaptırdınız ancak içleri boş.
Sağlık alanında yaptığınız değişiklikler, yenilikler kelimenin tam anlamıyla takdire şayan. Öyle ki insanlar evlerini, araçlarını, hayvanlarını, arazisini satarak bile hastanelere borçlarını ödeyemiyorlardı. Bu konuda herkesin size dua ettiğine çok tanık oldum iyi biliyorum.
Sayın Başbakan, turizmde yeterli derecede iyi değiliz, tanıtım sıkıntısı çekiyoruz. Bizim burada insanlar memleketlerini anlatacağına, kendilerini anlatıp pazarlıyorlar, kişisel şovlara dönüşmüş bu iş.
Sayın Erdoğan Van’dan seçilen her milletvekili seçim vaadlerinde Van halkına “sınır ticaretini açacağız her türlü ithalat ve ihracatınızı yapacaksınız” diye bu halkı umutlandırmışlar. Hatta Sayın Hüseyin Çelik Bey; “sınır ticareti, sinir ticareti oldu, artık bu konuyu mutlaka çözeceğim” demişti. Ayrıca yine sayın milletvekilleri “sınırda kaçakçılıktan dolayı yakalanan araçların bir kereye mahsus affını isteyeceğiz ve mecliste bu sorunu çözeceğiz, bu araç mezarlığı nedir, Van’a yakışmıyor” diye oy istediler, yani “oylarınızı verin siz merak etmeyin” dediler. Sonrası yine hüsran.
Sayın Başbakan Vangölü kirliliği hala duruyor, imdadına yetişecek kurtarıcı bekliyor.
Sayın Erdoğan deprem kaynaklı sorunlar Van’da çok fazla ve çok büyük belirsizlik var. AFAD Van’ın üzerine depremden çok adı gibi ‘afat’ oldu. Vatandaş hiçbir yerden sağlıklı bilgi alamıyor. Esnaf iflasın eşiğinde. Vanlı yap-satcılar perişan, imar planları daha çıkmadı, kimse önünü göremiyor. Ayrıca Vanlı müteahhitlere değil dışarıdakilere iş verildi. Van insanına iş verilmedi, halk hem işsiz hem de deprem kaynaklı sorunlardan dolayı çok sıkıntılı. Depremde Sağlık Müdürlüğü ve TEDAŞ görevini harfiyen yerine getirdi, elektrikler depremden iki saat sonra verildi. Sağlık ekipleri her yerde halkın hizmetine koşuyordu yani takdir edilecek işler başardılar. Elektrik sıkıntısı Van’ın zaten temel sorunu. Ülkede Van için oluşturulan birlik, dayanışma Van halkını çok duygulandırdı.
TOKİ’lerin fiyatlarını vatandaş çok buluyor. Yaşanan bunca deprem sıkıntısı ve il dışında geçirilen masraflı süreçlerle beraber TOKİ’lerin fiyatlarının hem yüksek olması hem vatandaşın kendi arsasında konut inşa edememesi burada önemli bir şikâyet konusu. Vanlı bu konuda desteklerinizi bekliyor.
Sayın Başbakan Ergenekon’la ilgili sürdürdüğünüz mücadele takdire şayan boyuttadır. Ancak Ergenekon dalgalarının bölgeye ve özelde Van’a gelmeyişi Van halkını üzüyor. Sayın Hüseyin Çelik Bey ve Van Belediye Başkanı Sayın Abdurrahman Doğar’ın odasına konulan bombaların, kaçırılan insanların, evlerinin önünde öldürülen birçok insanın daha failleri bulunmadı. Bölgede ve Van’da binlerce faili meçhul cinayet var. Halk sizden bunların aydınlatılmasını talep ediyor.
Sayın Başbakan, Kürt Sorunu sizin deyiminizle Kürt Meselesi’nde sorunlar devam ediyor hala analar ağlıyor. 85 yıllık cunta rejiminden kaynaklı kirlilikler hala devam ediyor bu konuda sizi anlıyorum. Ama artık birinin çıkıp bu soruna, bu ölümlere bir ‘dur’ demesi lazım. Bu ateşe bir su serpmesi lazım. O kahraman siz olabilirsiniz, bu konuda herkes sizden umutlu. Bu sorunu kötü niyetli insanların eline bırakırsanız geçmişten daha kötü olacak günlere geri döneriz.
Sayın Başbakan, sizin de mutlaka çok okuduğunuz Kuran-ı Kerim’den bir ayeti size hatırlatayım istiyorum: “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” Kur'ân-ı Kerim 49 / HUCURÂT – 13
Evet, Sayın Başbakan, Allah birbirimizi tanımamız için bizi kabilelere ayırdığını buyuruyor, ama Kürtleri dünyada kaç kabile tanıyor. Resmi dili olmayan, eğitimini kendi dilinde alamayan, savunmasını kendi dilinde veremeyen bir halkı, bir kavmi insanlar nasıl anlayacak, nasıl tanıyacak? Allah, bu insanları ayrı bir ırk olarak yaratmış o ırkın adıda Kürt ırkı, ama biz yıllardır onlara diyoruz ki “siz Türksünüz”. Yine Allah Kürtlere Kürtçe konuşmaları için bir dil vermiş ama biz diyoruz ki “siz ancak bizim istediğimiz yerlerde ve istediğimiz şekilde konuşabilirsiniz.” Başkaları art niyetli olabilir ama biz eğer Müslümansak, insanları dillerinden ve ırklarından dolayı niyetleri kötüdür diye sorgulayamayız. Allah bir şeye emretti mi bize sadece “işittik ve itaat ettik” demek düşer. Eski siyasiler de geçmişte başörtüsü için “evlerinde örtünüyorlar kimse onlara bir şey demiyor, benim annemde örtülü evde oturuyor ama dışarı çıktıklarında, devlet kurumlarında devletin dediği olur” diyorlardı. Bir Müslüman Başbakan, bir halkın dilini, eğitimini çözemiyorsa, diğerlerinden ne farkı kalır?. Evet, on yıl önce bir Kürt açıkça “ben Kürdüm” diyemiyordu, korkuyordu. Bugün istediğini konuşup söyleyebiliyor bu konuda büyük emekleriniz oldu, inkâr edilemez. Ama bir ırkı Allah yarattığı için bir Türk’ün de Kürd’ün hakkını verme hakkını kendinde bulmaması lazım. Allah yaratmış bütün haklarını doğuştan vermiş zaten. Bunun üzerinde sonradan pazarlık etme hakkını kimse kendinde bulmamalıdır.
Sayın Erdoğan Suriye’nin suçsuz, savunmasız yere pilotlarımızı bombalamasının ardından tatilinizi yarıda keserek cenaze namazına katılmanız son derece yerinde bir davranıştı. Ancak Sayın Erdoğan, Roboski/Uludere’de yine uçaklarca savunmasız gençler/çocuklar suçsuz yere bombalanıp 34 vatandaş katledildiğinde, cenazelerine neden katılmadınız? Onlar da ‘İslam Ümmeti’nin bir parçası değiller miydi? Pilotlar için duyduğunuz üzüntüyü eminim Roboski evlatları için de duymuşsunuzdur. Bir ülkenin Başbakanı olarak o acılı insanların gönlünü almak, birkaç teselli sözcüğünü ifade etmek çok mu maliyetli bir iş olacaktı? Bazı şeyleri açıkça ifade edemediğinizi, hala bazı kıstırılmışlıklarınızın bulunduğunu, hatta sinsice plan ve oyunlara maruz kaldığınızı görmüyor değilim, ancak pilotlarına giden bir Başbakan’ı diğer evlatlarına gitmekten hiçbir şey alıkoymamalıydı. En azından umutların bağlandığı “Tayyip Başbakan” bunu yapabilmeli, acı sözler etmemeliydi. İşte sayın başbakan bütün bunlar hikmetle ve hilm ile yapılınca ülke birleşir, bütünleşir kafalarda soru işareti kalmaz.
Sayın Erdoğan, ben şahsen birçok eksikliğe rağmen yinede sizden umutluyum. Türkiye’deki sorunları sizden başka bir liderin çözeceğine bu durumda inanmıyorum. Türkiye’de karşınızda, sizi daha çok geliştirecek, kaygılandıracak, harekete geçirecek muhalefet yok. Görünürde başka siyasi lider de yok. Onun için sizin mağrurlaşacağınıza inanmak istemiyorum. N’olur Sayın Başbakan, artık her gün gençlerin ölümüyle içimiz kanıyor, bitirin bu işi, dursun bu ateş. Bunun için en yakın yer Van. Çünkü olaylar Van’da, bölgede cereyan ediyor.
Sayın Erdoğan, Van ile ilgili yazdığım sorunlarda zatıâlinizin sağlıklı bilgilendirilmediğini düşünüyorum. Koltuğu korumak için bilgiler size biraz tek taraflı geliyor, bu konuda çok iddialıyım. Ama cesaret edip halkı dinleyen yok, bundan da haberiniz olsun. Mevcutlar da yarının büyük iş adamı olmaya adaylar. Benden söylemesi. Halk bu kentte karşısında muatab bulamıyor.
İlk seçimde 7 milletvekilinin 6’sını çıkardınız. İkinci seçimde 7 milletvekilinin 5’ini, bir de belediye başkanı çıkardınız, üçüncü seçimde 8 milletvekilinin 4’ünü kazandınız ki nerdeyse üçe düşecekti. Ayrıca bir yıl önce de belediye başkanlığını kaybettiniz. Bu rakamlar, partinizin sizi sağlıklı bilgilendirmediğini ve iyi şeyler yapılmadığını, halktan kopuk bir siyaset yaptığının en açık göstergesi. Van için söylüyorum, her seçim geriye giden bir parti fotoğrafı var önünüzde.
Bir hatırlatmada daha bulunayım Sayın Başbakan. Van’ı büyükşehir belediyesinde ne kadar çok istediğinizi her defasında dile getiriyorsunuz. Van’ın sizi ne kadar üzdüğünü kaybedilen belediyeler bahsinde de zaten ifade etmiştiniz. Van’da bu on yıllık kirlilikleri temizlemez, yukarıda saydığım sorunların hesabını sormaz, deprem kaynaklı sorunları çözemezseniz, belediyeyi kazanamayacağınızı şimdiden size hatırlatayım. Umut ediyorum bu yazıyı sizden uzaklaştırmaz yani kaçırmaz, size ulaştırır ve okuturlar..
Benim yazım açık ve net, ben Van halkının huzuru ve refahı için herkesin yanında da bunları size anlatmaya hazırım.
Sayın Başbakan, kirli tezgâhları ancak dürüst insanlar çözer. Sayın Başbakan, bu yazıyı halisane duygularla, kirliliğin önüne geçilmesi, yanlıştan biran önce dönülmesi için kaleme aldım. Sorunların çözümü noktasında umut da, irade de, cesaret ve kararlılık da durum itibari ile tabii ki size dönük. Sizin samimiyetle bu sorunları ele alacağınıza inanıyorum. Dileğim, hem Van’da hem de ülkemizde bu sorunları çözmeniz. Ve unutulmayan bir lider olarak kalmanız.
Ak Parti Van İl Kongresinin, sorunların çözümü noktasında üzerine düşeni yapmasını, hem ilimize hem de ülkeye faydalı olmasını umut ediyorum.