A. Baki KARACA


VAN’DA İL BAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE AK PARTİ

VAN’DA İL BAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE AK PARTİ


VAN’DA İL BAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE AK PARTİ
 
Hızla değişen ve gelişen gündemlerle hem ilimizde hem de ülkemizde sıcak gündemi yakalamak çok zor oluyor. Ben de ülkedeki gelişmelerin ve sorunların Van yansımasını gücüm yettiğince ve takip edebildiklerimle siz değerli okurlarıma aktarmaya çalışıyorum. Aslında yerelde yazdıklarım ülke gündeminden hiç de bağımsız değil ve birbiriyle bağlantılı. İşin içinde siyaset, idarecilik, yönetim çabaları ve biçimi olunca haliyle çok şeyi içeriyor.
Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisi olma rüyasını kutlama hazırlığı yaparken, kongreler sürecine giren AK Parti’nin Van’da büyük bir çekişme yaşayacağı tahmin ediliyor.
Bu konuda merak ettiğim ve cevabını aradığım bir soru da; özellikle bu yıl Başbakanın AK Parti kongrelerini bir şenlik ve kutlama havasında yapması. Acaba Van’da da bu ihtişamlı ve yüksek perdeden gerçekleştirilen kongrelerden biri olacak mı?
Ayrıca neden hem merkez ilçe seçimi hem de il başkanlığı seçimi kamuoyuna bildirilmeyen bir takvim üzerinden ya da ani bir kararla yapıldı. Bu konu gerçekten izaha muhtaç ve teamüllerin dışında gelişen bu konuda kamuoyu bilgilendirilmelidir. Keza il başkanı adayları buna hazır mı, hazır olmaları gerekir mi? Oy kullanacak üyeler bu kısa zamanda sağlıklı karar verebilecekler mi?
Türkiye’de son dönemde uyguladığı politikalarla bir ileri iki geri giden Erdoğan ve AK Parti, dış politikada tam tersi bir görüntü çiziyor. Erdoğan gibi dünyanın kabul ettiği güçlü bir lidere sahip olan AK Parti’nin kongreleri şimdiye kadar tek aday ağırlıklıydı. Ya da nedendir bilinmez ama seçimle değil tepeden inme başkanlar atanıyordu. En azından Van için böyleydi. Sanki kişisel ihtiraslar söz konusuydu ve merkezde güçlü olan, sözü geçen kimseler egolarını Van üzerinden tatmin ediyorlardı. Bu kez birden çok adayın çıkması bekleniyor…
www.vansiyaseti.com’da, daha önce yayınlanan haberler ve ‘AK parti Van il başkanı kim olacak’ anketimizden de belli bu yarışta birçok adayın kapışacağı görünüyor. www.vansiyaseti.com haber sitemizdeki anket sonuçları AK parti Van il başkanlığı seçimlerine ne kadar yansıyacak bunu göreceğiz. Edindiğim izlenimler, anketin etkisinin fazla olacağı yönünde. Bunu da göreceğiz.
Umut ediyorum ki, delegelerin oy kullanırken tavrı geçmişte yapılan temayül yoklamalarındaki gibi çirkin olmaz. AK Parti için, milletvekilliği seçimi öncesi yapılan temayül yoklamasında oyların nasıl kullanıldığı ve kimlere hangi şartlarda verildiğine dair birçok çirkin söylenti ortaya atılmıştı. İnsan şahsiyetine en çok zarar veren konulardan biri de oy kullanırken asil durmak, kendini satmamak, liyakati, dürüstlüğü, adaleti ve hakkı gözetmek olmalı. Hele hele ‘hak ve adalet’ sözünü en çok kullananlar önce bu sözlere kendileri uymak zorunda olduğunu unutmamalıdırlar. İnananlar için uymaları gereken bir ayet hatırlatayım.
“İnsanları iyiliğe teşvik edip de kendinizi unutur musunuz? Niçin kendi yapmadıklarınızı başkalarına söylersiniz” buyurmaktadır Kur’an-ı Kerim. (Bakara /44)
Evet, umarım hayatın her alanında konuştukları gibi yaşayanlardan oluruz.
Yıllardır Van’da sancılı olan parti içi seçimlerde dışarıya da örnek olunacak adımlar atılır. Bir gerçek var; herkes seçimden çıkacak sonuçtan memnun olmayabilir ama adil olduğuna inanılan bir seçim sonucunda kaybedenler de saygıyla ayrılmayı bilir.
Ak PartiVan Merkez İlçe Başkanı Abdulmenaf Keyifli, tek liste halinde girdiği seçimi kazanarak yeniden başkan seçildi. Bu seçime katılımın az olması dikkatlerden kaçmadı. Daha önce genel merkez tarafından göreve getirilen Keyifli seçimde haliyle rakipsiz kalarak Merkez İlçe Başkanı oldu, biz kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz. Ama bazı partililerde bir burukluğun olduğunu gözlemledim. Sebebi ise daha önce yaşananlardan kaynaklı olsa gerek. İşte tam da bu seçimden ders alarak, 13 Temmuzda yapılacak il başkanlığı seçiminde katılımcı demokrasi açısından, çok adayın çıkması desteklenmelidir. Ancak, parti içi yarışı demokratik ilkeler çerçevesinde yürütmek şartıyla…  Kaliteli ve temsil kabiliyeti yüksek adayların önünün açılması gerekir. Van’da bu ne kadar tutar, tartışılır.
Bu memlekette genellikle partilerin siyaset yapma ve sorunlara siyaset üzerinden çözümler üretmek gibi bir mektep olması misyonunu icra etmeye dair bir atıf yapmak her zaman netameli olmuştur. Bunun tarihsel, kültürel, toplumsal ve politik birçok dinamiği var elbette. Bu sebepleri irdelemek niyetinde değilim. Ancak bunların sonuçlarından biri de; partilerin kısa yoldan zenginlik, güç, itibar ve sivrilme merkezleri haline gelmesinin artık toplum tarafından bile yadırganır bir durum olmaktan çıkmış olmasıdır. Bunun bilhassa taşra bölgeleri için bir cennet olduğu gerçeği önümüzde bir tez konusu olarak canlılığını korumaktadır. Bu sebeple artık siyaset kurumunun etik ve bilimsel değerleri eksen alarak bu politik ve kültürel intihardan dönebilmesi için, bilinç ve entelektüel derinliği yakalamak için siyaset kurumunun yukarıda bahsettiğim mektep olma gereğine inanması ve bunun icbar ettiği temel ahlaki kriterleri kavraması hayati derecede önem arz etmektedir. Bu sebeple parti teşkilatlarında yer alacak siyasetçi ve siyasetçi adaylarında aranacak bazı niteliklerin olmazsa olmaz olması kaçınılmazdır.
Parti genel merkezlerinin ve bu konuda dirayetli kurmayların gözetmeleri gereken bir çok kritik eşik vardır ki bunları kısaca ifade edecek olursak: Seçilecek il başkanı -hatta adaylar-; Türkiye’de yaşanan sorunların mahiyetini kavramış, donanımlı kişiliği ile farkını ortaya koyabilmelidir. En temelde Kürt Meselesi konusunda birikimli, duyarlığı konusunda şaibe bulunmayan ve bu kimlik meselesinde hakkaniyetten yana çaba içinde olan kimselerden olması lazım. Hakeza, en temel hedeflerini somut ve net ifadelerle kamuoyuna ibraz etmeli ve temel meseleler ile ilgili yapacaklarını kamuoyuna duyurmalıdır.
Ülkenin ve özelde ilimiz Van’ın siyasetini doğru ve yerinde kavramış, hakkaniyeti ve dürüstlüğü içselleştirmiş kimselere yönetimlerde yer verilmelidir. Siyaseti, basit çıkar ilişkilerine indirgeyen kasaba politikacısı tiplerin yönetim kademelerine sızmalarına engel olunmalıdır. Siyasetin ana omurgasını sağlam ve yerinde uygulayan bir yapı oluşturulmalıdır.
Ülkeyi iyi tanıyan, bölgeyi bilen, Kürt Sorunu’na çözüm önerisi olabilecek ve aynı zamanda partisinden de haberi olacak, ama uzaktan kumandayla çalışmayacak, kendi fikri ve iradesi olacak aynı zamanda liderin ufuk ve vizyonundan haberdar, yerelde lideri temsil edebilecek donanıma sahip bir il başkanı olmalıdır. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin farkında olan, gerektiğinde risk almaktan korkmayacak, temsil kabiliyeti üstün bir il başkanı seçilmelidir.   Bakan ve milletvekilleri ile koordineli çalışma yapabilecek, Van’a gelen milletvekillerini arı gibi çalıştıracak, programlar düzenleyip tatbik ettirecek dirayet ve liyakat sahibi  bir il başkanına ihtiyaç vardır. Ama hakikaten çok ama çoook ihtiyaç vardır. 
Eline tutuşturulan yazılı metni okumaktan aciz, ağzı doğru dürüst laf yapamayan kimselerin Van’a il başkanı yapılması büyük bir hakaret olur.  Eli yüzü düzgün, kitleleri ateşleyecek kadar hitabeti kuvvetli, Türkiye’nin 2023 vizyonunu bilen ve katkı koyabilecek bir babayiğit il başkanına ihtiyaç vardır.  Parti tabanını iyi tanıyan, vilayetindeki bütün ilçe, belde ve köylere son derece hakim ve kararlı bir il başkanı aranmalıdır. Kişilik zaafiyetleri olan, onun bunun tesirine açık, kararsız ve iradesiz birisinin 1 milyon yüz bin nüfuslu koca Van’ı idare etmesine müsaade edilmemelidir.
Geçtiğimiz dönemlerde olumsuz örneklerini yaşadık..Seçilecek il başkanı Van’a yakışacak ve şahsında bu değerleri temsil edebilecek bir il başkanı olmalıdır. Van’ın konumu itibari ile bütün bölgeyi kucaklayacak bir vizyona sahip olmalıdır. Kapsayıcı ve kucaklayıcı olmalıdır. Başta BDP olmak üzere diğer siyasi partilerle sıcak bir diyalog ve ziyaretler konusunda pozitif olmalı, bölgenin ruhunda bir sinerji tesis ederek insani ve ahlaki zeminlerde eksik kalmamalıdır. Unutulmamalı ki Kürt Sorunu’na dair sorun ve sıkıntılar burada, bu bölgede yaşanmaktadır.
Ağırlığını, yakıcılığını ve derinliğini bütün boyutlarıyla yaşadığı bu toprakların gerçeği olan Kürt Sorunu’na sırtını dönmeyecek aksine bununla cesaretle yüzleşip omuzlayacak bir gerçekçilikte olmalıdır. Bu ateşe bir su serpilmesi için il başkanlarının samimi diyalogları merkeze de yansıyacaktır. Onları doğru ve sağlam tespitleriyle ikna edebilir, sorunun ve sorunların çözümü konusunda aktif rol oynayabilmeli. Merkezlerin, merkez dışında doğru bir politika yürüt(e)memelerinin başında, illerdeki parti teşkilatları ve il başkanlarının sağlıklı bir iletişim kur(a)mamaları ve eksik/yanlış bilgi vermeleri ya da gelen yanlış/eksik bilgiyi tashih edememeleri önemli ve can sıkıcı bir realite olarak varlığını devam ettirmektedir. Bu sorunun aşılması demek, birçok meseleyi doğru koymak demeye gelecektir. Bu da söz konusu kimselerin kendilerine olan güven ve saygılarıyla olacaktır. Ayrıca halkla barışık ve insanlarla kolay iletişim kurabilen özelliklere sahip olmalıdır.
Doğal, kolay ulaşılabilen ve sabırla halkın dertlerini dinleyip çözüm oluşturacak girişimci özelliklere haiz bir yapıda olmalıdır. Yenilikçi ve Van’ın yerel sorunlarına hakim olmalıdır. Bir il başkanı ve yönetiminde olması gerekenleri sırasıyla yazdım, kimseye nasihat etmek gibi bir çabam ve kaygım yok ama, inanın birlikte yaşadığımız bu ilde sorunlar çok fazla ve bu sorunlar çözülürse beraberce mutlu olacağız.
Daha güzel yaşam herkesin olacak, sadece seçkinlerin değil.