Abdulhalim Almalı


HALEPTE İNSANLIK DÜŞERKEN!

HALEPTE İNSANLIK DÜŞERKEN!


 HALEPTE İNSANLIK DÜŞERKEN!

İnsanlık düşünce, doğal olarak Müslümanların bakışları arasında Halep'te düştü.

Öyle bir düşüş ki, kadınların kızların çocukların erkeklerin feryatları arşı alayı inletti fakat Müslümanlar duymadı, duymak istemedi.

Duyanlar ise sözlü dualarla feryat ettiler ancak nafile doğal olarak 'insanlıkla birlikte Halep'te düştü'

Tarih, farklı dinlerden de olsa aynı akıbetlerle yıkılanların nasıl yıkıldıklarını bizlere ibret almamız için sunmaktadır.

Meselâ Bizans kuşatma altındayken, rahiplerin en önemli tartışma konusu meleklerin cinsiyetiydi: “Melekler erkek mi, dişi mi?”

Çünkü toplumun ahlakı bozulmuş, din her alanda kullanılır olmuştu. Ticarette siyasette kullanılır olmuş içi boşaltılmıştı. Dinin muhtevasıyla değil, merasimsel boyutlarıyla ve menkıbeleriyle ilgileniliyordu.

Tarih yine tekerrür ediyor bu sefer Müslümanlar sahnede. Suriye ve kadim şehir Halep yıkılırken,

Müslümanlar kendini yeni şartlara göre yapılandıramadığından çağın sorunlarına cevap üretecek şartlar oluşturulmamasından dolayı yıkılmalar zulümler işkenceler ve tecavüzler elzem olmaya başladı.

Artık Müslümanların gündemlerinde cihad değil bir takım sofistike tartışmalar yer aldı.

Mesela, 'Kur-an abdestsiz mi ele alınmalı abdestli mi?'

'Şeytan cennete nasıl girdi? 'Hava annemiz mi soktu' 'Yılanın karnında mı girdi?'

'Sakal dudak altından mı ölçülmeli, yoksa çene altından mı olmalı?'

'Başa bağlanan şalın ucu sağdan mı sarkıtılmalı soldan mı?'

Müslüman kadınlar kızlar zalimlerin tecavüzleri altında inim inim inlerlerken onlara sahip çıkmak yerine 'İslam'da cariyenin hükmü?' vs.lerle meşgul olan Müslümanlar;

Afganistan'da kaybettiler,

Irak'ta kaybettiler,

Suriye'de kaybettiler,

Mısır'da kaybettiler,

Somali'de kaybettiler,

Maynmar'da kaybettiler kısacası dünyada kaybettiler!..

Bütün bunları sanırım bundan daha güzel özetleyen söz olmaz: 'Halep Direnişi'nin özeti;

Halep'e un gönderen Müslümanlar: Kaybetti. Silah ve Asker gönderen İran: Kazandı.'(Emre Işık)

Onlar yandaşlarına silah ve teçhizat gönderirlerken Müslümanlar unla makarnayla yağla kendilerini rahatlatmaya çalıştılar.(Bunlar gönderilmemeli miydi? Gönderilmeliydi. Ancak öncelik düşmana karşı direnç gösterebilecekleri malzemelerin gönderilmesi olmalıydı)

Müslümanlar olarak merkeze Kur-an ve sünnet alınmış olsaydı her halde bu ayetin yeniden şimdi nazil olduğunu görmezden gelmezlerdi. 'Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından bir yardım eden yolla' diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa:75)'

Niçin ah vahlarla yetiniyorsunuz, niçin katliam görüntülerini izlerken takındığınız tavrı kanal değiştirirken göstermiyor devam ettirmiyorsunuz. Evet, Halep düştü. Amma insanlık Halep'ten önce düşmüştü zaten.

Halep düşerken merhamet sözüm ona hür dünyaya bu kadar mı uzaktı.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.