Abdulhalim Almalı


“İŞTE MEDENİ DENİLEN BATI”

“İŞTE MEDENİ DENİLEN BATI”


 “İŞTE MEDENİ DENİLEN BATI”

Ne zaman ki doğruluktan dürüstlükten temizlikten yardımlaşmaktan, medeniyetten söz açıldığında kimi zavallılar hemen batılıları örnek gösterirler.

Oysa doğru dürüst insan denilince temiz insan denilince, medeni insan denilince ilk akla gelen Müslüman olmalıdır.

Çünkü bu söylediğimiz özellikler, doğruluk yardımseverlik, temizlik, ahlaklılık Müslümanın temel vasıflarıdır. Medeni denilen batının nazarında insandan çok eşyanın kıymeti vardır. Sosyal kabullerden ziyade uygulamalar toplumların ve onları oluşturan insanların insana ve insani değerlere ne kadar yakın veya uzak olduklarını görmek için zaman ihtiyaç vardır.

Dolayısıyla, zaman insanların olduğu gibi toplumların medeniyetlerin ve adına medeniyet dedikleri batının en güzel aynasıdır. Televizyonlarda izlemişsinizdir, Şampiyonlar Ligi'nde Athletico Madrid-PSV maçı için Madrid'e gelen PSV’nin insan görünümlü yaratıkların Suriyeli mülteciler karşı uyguladıkları tavırları ve onları izleyenlerin davranışlarını.

Gerçi bizim şer bildiklerimizde hayır, hayır bildiklerimizde şer olur biz bilmeyiz Allah bilir. Onların yaptıkları bu insanlık dışı vahşice uygulamayı izleyen birçok insan batının söylenildiğinin aksine gerçekte ne kadar vahşi olduklarını görür ve öğrenirler.

Batının özellikle bizim gibi toplumlara medeniyet diye zoraki benimsetilmek istendiği vahşiliği zaman dediğimiz ayna tarafından her fırsatta önümüze çıkarılmakta ibretle izletilmektedir. Zaman insanoğlunun dünyadaki yaşamını medenileştirmesi için çok önemlidir.

Kendi medeniyetinden uzaklaşan uzaklaştırılan topluluklar kendileri dışındaki toplumlarda çare aramak onlara sığınmak zorunda bırakılırlar. İnsan ve toplumlar açısından zaman ve medeniyet konusunda üstat Melik Bin Nebi, şu ifadelerini sizlerle paylaşayım.

“kuşkusuz zaman insanın olduğu her yere uğrar biteviye enerjisiyle onu besler ya da boş geçen saatlerin şarkısını söylete söylete insanı gaflet uykusuna müptela eder.

O, birey ya da toplumun bulunduğu her yere eşit miktarda uğrar, kimi birey ya da toplumların elinde servete dönüşürken kimilerinin elinde hiçliğe yoksunluğa dönüşür.

O, hayatı delip geçer ve göz kamaştıran muştulu eylemlerin doğmasına yataklık etmiş olan tarihe dökülür.

Lakin o, sessiz bir nehirdir!.

Hatta bir daha geri getiremeyeceğimiz eğlence ve zevkle geçirdiğimiz gaflet anlarında bazen o’nun varlığını bile unutuveririz, medeniyetleri unuturuz.

Ancak hatırladığımız önemli tarihi anlarda uyanabilmişsek beka içgüdüsüyle zamanın değeri harmanlanır. İşte bu önemli anlarda toplumlar dirilme umudunu yakalarlar.

Zamanı alabilecek bir servet yoktur. O, hayatın özüdür!..

Dünyada hiçbir güç bir dakika yaratmaya ya da geçirdiği bir dakikayı geri döndürmeye muktedir değildir. Zaman değerlendirildiğinde kesinlikle faydası görülecek. Ruhi ve maddi emeklerimizin ürünleri nicelik olarak artacaktır. “işte medeniyet budur”

Unutmayalım ki, batı medeniyeti dünyayı daha iyi anlamamıza ya da daha iyi yaşamamıza imkân sağladığı için değil tam tersi daha iyi silahlar ürettiği için kabul gördü. Bu medeniyetin altında maddeci ve saldırgan vahşi uygarlık yaşıyor. Mültecilerle ilgili tutum ve davranışları ve son görüntüler bunun sadece bir versiyonudur.

Müslüman halkların yaşadıkları bölgeler her ne kadar da ilim ve teknolojik yönden çok ileri mesafe kat etmemiş olsalar bile, bu alanda ilerlemiş sözüm ona çağdaş batının yitirmiş olduğu insani değerleri korumaktadır.

Müslüman halklar ellerindeki tüm imkânları muhtaç duruma düşürülen insanlar için kullanmaktan kaçınmamakta, kaçınmadığı gibi mağdurların mazlumların muhacirlerin gelirken kendi rızklarını da beraberlerinde getirdikleri ve bunun bereketinin birçok yerleşim birimine nasıl etki yaptıklarını birebir müşahede etmektedirler.

Bu tabloyu ülkelerine sığınan batılılar mazlum insanlara reva görebilirler, çünkü onların sahte medeniyetleri bunu gerektirir. Onlarda yardımlaşma paylaşma adına hiçbir ahlaki tutum bulamazsınız. Onlar ney yaparlarsa yapsınlar batı aşığı olan bir takım çevreler onlara karşı sevgilerini sürdürebilirler. Ama Müslüman olanlar asla!

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.