Abdulhalim Almalı


KARDEŞLİK HUKUKU

KARDEŞLİK HUKUKU


 KARDEŞLİK HUKUKU

Hiç şüphesiz insanların en fazla muhtaç oldukları şey hukuktur. Hukuk derken 'guguk'tan bahsetmiyor aksine tüm insanları bir araya getirecek 'kardeşlik hukuku'ndan bahsediyorum.

Kardeşlik hukukunda kimse kendine göre bir tanımlama yapamaz tanım aynıdır aynı olmak zorundadır. Sosyal bir varlık olan insanın aynı düşüncede aynı inançta olmasalar bile bir arada yaşamalarını sağlayan bir hukuk vardır.

İşte bu 'kardeşlik hukuku'dur!.

Kardeşlik Hz. Ali’nin ifadesiyle “İnsanlar ikiye ayrılır. Ya dinde kardeş ya da insanlıkta eştir.” Yani 'nesepten' ve 'dinden' olmak üzere iki türlüdür. Din kardeşliğinde nesep kardeşliği de vardır, ama nesep kardeşliğinde aynı din kardeşliğini bulamayabilirisiniz.

Dolayısıyla, din kardeşliğini tüm insanlara dayatmak, böyle bir anlayışı istemek pek doğru değil. Allah yarattığı kullarına kendi dinine inanmalarını dayatmazken, insanların birbirlerine dayatmaları anlamsızdır.

Çünkü hiç kimse aynı şeye inanmak zorunda değil, ancak İslam dinine inananlar veya inandığını iddia edenler “… Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin……(Kehf:29)” “Sizi yaratan O'dur; buna rağmen sizden kiminiz kafirdir, kiminiz mü'min, Allah, yaptıklarınızı görendir. ((Teğabun:2)”

İslam hukukuna göre Müslümanlar dinden kardeş oldukları için bu hukukta kaide ve kuralları yaratıcımız olan Allah belirler.  'Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.(Ahzab:33) Her Müslüman buna uymak zorundadır.

'Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.(Ahzab:36)' diğer bir kardeşlik ise nesepten yani yaratılıştandır.

Tüm insanları Âdem ve Havva annemizden Âdem ise topraktan yaratılmıştır. Bu kardeşlik genelde bağıntılı olur, yani yöresel nispi, ailevi, maddi, ticari ilişkili, siyasi, partizan, hizipsel, ideolojik vs. türünden olur.

Bu tür kardeşliği sadece faydacı ve zorunluluk olarak ele alırsak, faydaya dayalı kardeşlik anlayışında karşılıklı fayda bittiğinde kardeşlikte bitmiş olur ki, bunun 'hukuki' dayanağı demin dediğim gibi faydaya dayalı olduğu için 'öküz öldü ortaklık bitti' sözünde olduğu gibi sonlanır.

Bu kardeşliği bitiren faktörlerin başında faydacılığın geldiğini söylemiştik, buna inanç, parti, siyaset, ideoloji, asabiye vs.leri de ekleyebilirsiniz.

İnsanoğlunun sahip olduğu birtakım değerler evrenseldir, kutsaldır dokunulmazdır. Çıkarlar ise ideolojilerin çıkarıdır, burada merkezde olan ideolojik çıkar olduğu için insan dolayısıyla kardeşliğin çok fazla bir anlamı yoktur.

Buradaki kardeşlik hukukunu belirleyen ideolojilerdir, dolayısıyla hangi ideoloji potansiyel açısından daha güçlüyle onun söyledikleri onun hukuku geçerli olur. Şu anda dünyanın her tarafında akan kanın gözyaşının tek sebebi vardır eğmen güçlerin kendi hukuklarını oluşturmak için kullandıkları güçle yaptıkları katliamlarda işgallerde görebiliyoruz.

İnsanlığın kurtuluşu ve selameti açısından Allah'ın 'Daha önceden gelip-geçenler hakkında Allah'ın sünnetidir. Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın. (Ahzab:62)' bu hukuk her zaman değişime uğramadan geçerli ve insanlığa iki kardeşlik vurgusunu her zaman hatırlatmaktadır.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.