Abdulhalim Almalı


SEÇİM DEĞİL VAROLUŞ MÜCADELESİ

SEÇİM DEĞİL VAROLUŞ MÜCADELESİ


 SEÇİM DEĞİL VAROLUŞ MÜCADELESİ

İnsan düşünmek bile istemiyor, toplum olarak acılarımızda bile ortak bir noktada buluşamıyorsak ki oluşturulan fitne ortamından dolayı buluşamıyoruz, dolayısıyla en büyük acılarımızda bile bizdendi ötekiydi gibi anlamsız saçma bir yol izlenmesinden daha vahim bir durum olabilir mi?

Böyle bir psikolojiye sahip toplumun seçimden ziyade varoluş mücadelesi vermesi gerektiğine inanıyorum. Toplumsal felakete doğru yol aldığımız şu günlerde işin en acı yanı ise bu koruda başı çekenler birtakım siyasiler sözde aydınlar ve birtakım köşe yazarlarının olması işin bir başka acı boyutudur. Bir toplum düşünün ki, düşünürleri aydınları toplumun genel maslahatını düşünmek yerine ideolojik ve kör inat uğruna oluşturdukları algıyı koru halinde yapmalarıdır.

Bölgemizde şu anda cereyan etmekte olan 3. Dünya savaşı olgusunun altında yatan tek neden var o da, Türkiye'yi istedikleri gibi dizayn etmek. Bunu başarabilirler mi, diye baktığımızda maalesef içerideki ihanet çetelerinin de yardımlarıyla olma ihtimali yükseliyor. Ancak yinede toplumumuzdaki kardeşlik bilinci, aynı zamanda hemen yanı başımızdaki ülkelerde yaşanılanlar ders niteliğinde hepsinden önemlisi kendinden emin istikrarlı bir yönetimin iş başında olması hem Türkiye'deki hem de ortadoğudaki halkların tek tesellisi olarak görülüyor.

Dolayısıyla bu seçim normal bir seçim olmaktan çıkmış adeta Türkiye'de yaşayan ve ortadoğudaki halkların kaderlerini belirleme seçim olma özelliğini taşımaktadır. Ya yeniden esgiki gibi mandacı zihniyetle yönetilmeye döneceğiz ya Irak'ta Suriye'de olduğu gibi iç savaşla yüzleşeceğiz veya 2023 vizyonu içinde yüz yıllık esarete sebep olan Lozan gibi antlaşmaları hükümsüz kılacak bir yönetimi oylayacağız.

Oluşturulan algı yöntemleriyle toplumu gerenler kendilerinden o kadar emindirler ki, en büyük acılarımızda bile toplumu daha fazla germek için çalışıp çırpınmaktadırlar. Bunların kayıpları yok, çünkü akıl merkezleri onlara daha güzel bir ortam vaat etmişler, sadece kendi canları yanmamış, siz bakmayın canı yananlar için feveran etmelerine, samimi değiller samimi olmuş olsalar ötekileştirerek ortamı gererek açıklamalarda bulunmaz duruşlarını tüm insanlığı kucaklayacak tarzda yaparlar...

Bu zavallılar kendi çocuklarının torunlarının geleceğini kendi çıkarları uğruna kör inatları uğruna feda etmekten çekinmiyorlar. O kadar zavallıdırlar ki, hayatın sadece kendilerinden ibaret olduğunu sanacak kadar beyinleri uyuşturulmuş.

Onun için diyorum ki, bu seçim ülke olarak varoluş seçimimizdir. Ya yeniden istikrarın sağlandığı insanların ölmediği bir ortam veya kan gözyaşının aktığı her gün insanlarımızın öldüğü bir ortam.

Özellikle son üç yılda bölgede istikrarın kısmen de olsa sağlanmasından dolayı yapılan yatırımlar piyasadaki güven para sirkülâsyonunu sağladığı gibi halka da güven vermeye başlamıştı bunun yeniden sağlanması için vatandaşın yapacağı tek şey var sandığa giderek kimsenin güdümünde kalmadan istikrarlarına oy vermek.

Unutmayalım ki, toplumsal yaşamda insanları bir arada tutan bir takım ortak paydalar vardır, bu paydalardan çıkan ortak iyilikler her insanın faydasına olduğu gibi toplumunda faydasınadır. Aynı toplumda yaşayan insanlar açısından inanmış olsun inanmamış olsun fark etmez sadece insan olmaları açısından ortak iyiliklerin varlığı ortak kötülüklerin aksine daha fazladır. Yani kötülüğü düşünen insan sayısı genelde az olur, önemli olan bu azlığın seslerini gür çıkarmalarına aldanmamak.

Ülkemizdeki son gönlerdeki gelişmelere baktığımızda herkesimin dillendirdiği fakat 'ortak iyilik' olarak kullanmaktan ziyade bize ne getirir, ne götürür, ne kazandırır, ne kaybettirir anlayışıyla yaklaşıldığı için toplumuz için insanımız maalesef elzem olan 'ortak iyilik'te buluşulamıyor.

Ötekileştiriyor gerdikçe geriyor, dolayısıyla bu seçim birçok savaşların yaşandığı ve üçüncüsünün de yaşanmaya başlandığı şu günlerde ülkemizi de içine alması çokta uzak değildir. Normal seçim olmaktan çıkmış adeta varoluş mücadelesine yeniden diriliş mücadelesine dönüştürülen 1 Kasım seçimleri ülkemize karşı başlatılan ve içeriden de birtakım çevrelerce desteklenen topyekûn saldırılar püskürtülecek veya şer güçlerinin istedikleri gerçekleşmiş olacaktır.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.