Abdulhalim Almalı


ÇEKİN ELİNİZİ

ÇEKİN ELİNİZİ


Bu toplum siyasetin kirliliğine rağmen, siyasetçinin fırıldaklılığına rağmen sırf lider eksenli düşüncesinden dolayı yerelde alicengiz lobileriyle siyaset yapan kimlikli kişileri kerhen de olsa destekliyorsa bunun kıymetini bana göre bal tutmadan ballı parmak yalayanların çok iyi ama çok, çok iyi bilmesi lazım. Diyorum ki, hiçte hak etmediğiniz halde bulunduğunuz veya bulundurulduğunuz konum itibarıyla el attığınız kurumlardan hiç değilse yalayıp bıraktığınız tozlu(mikrop) parmaklarınızı çekin bu kurumlardan.

İnsanlara attığınız iftiralar, yaptığınız karalamalar artık insanları bıktırır noktaya geldi, isyan etmeye başladılar. Sırf kendi istediklerinizi yerleştirmek için boşaltmaya çalıştığınız alanlarda yer alan insanlara acımadınız, onların ailelerinin olduğunu, onurlarının olduğunu düşünmediniz. Kamu hastaneler birliği genel sekreterliğini yıllarca başarılı bir ekiple yapmaya çalışan isme öyle bir haber düzdürdünüz ki, haberi yaptırdığınız şahıs bile sizlerde utanır oldu.

Adam kayırmasını istediniz yapmadı, tayın edilenlerin yerlerini değiştirin dediniz değiştirmedi, değiştirmedi(değiştiremezdi çünkü değişimini istediğiniz yerler de bu memleketin insanının yaşadığı yerlerdi belki size oy çıkmamıştı ama oralarda da doktora, ebeye, hemşireye, kısacası sağlık personeline ihtiyaç vardı) dolayısıyla alınmalıydı, ne acı ki, alamadınız tüm gücünüze rağmen taaki görev süresi doluncaya kadar. Görev süresi dolmasına rağmen sizdeki kin ve nefret hastalığı hala adamın peşini bırakmadı, kurulan komplo(havaalanındaki senaryonuz) yeniden işleme koyulmaya başladı.

Bilmem düşündünüz mü değer miydi, böyle bir senaryoya bunu hesap gününde hem de iftiranın karşılığını bilmeyecek kadar cahil olmadığınızı biliyorum, nasıl hesap vereceksiniz veya vicdanen rahat olacak mısınız?.

Dünya bu olur böyle şeyler derken yine sağlık yine skandal görevden alınma ve adaletin yerini bulması ve isyan ettiren davranışlar sonucunda yapılan açıklama. Yıllarca bu memlekete size rağmen görev yapmış olan bu memleketin çocuğunu, hazzedemediniz onu çünkü sizden biri değildi. Sizden biri olmayan birinin başarılı bile olsa oralarda olmaması gerekirdi ve amacınıza ulaştınız, ancak şunu unutmuştunuz nasıl olsa sessiz kalacağını zannettiniz ama olmadı konuştu o isim.

Kendisine yapılanlara isyan eden Dr. Bilal Acar, isyanını içine gömerek ardından onlarca soru bırakarak şu açıklamada bulundu: “İlimizde elimden gelenin en üst seviyesinde hizmet sunmaya çalıştım. 2011 yılında Van depreminde yaptığımız çalışmalar nedeniyle ‘Yılın Sağlık Çalışanı’ unvanı tarafıma verildi. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Sağlık Bakanımız tarafından takdirle karşılandım. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan organizasyon hayretle izlendi.

Yine WHO tarafından deprem kitapçığı çıkarıldı. Bu çalışmalar şahsımın değil yüreğiyle mücadele eden bir sağlık ordusunun başarısıydı. Deprem sonrası yaptığımız yatırım çalışmaları ile şu an itibari ile Van, sağlık iline dönüştü. Sağlık Bakanlığı tarafından 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname çıkarılması sonucu illerde oluşan Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği ve Halk Sağlığı Müdürlüğü ile beraber üçlü bir yapı oluşturma görevi sağlık müdürlüğüne verildi. Bu süreci iyisiyle kötüsüyle tamamladık, elimden geldiğince bu kurumların uygun bir şekilde sorunsuz kurulmasını sağlamaya çalıştım”.

'Bu sürecin tamamen bir siyasi süreç olduğunu öğrenmiş oldum.' Sözüyle Bilal Acar hoca, aslında nasıl bir kafa ile siyasetimizin yönlendirildiğini anlatmış oldu. Devam ediyor isyanına hoca, 'Ben bu memleketin insanı, bu memleketin çocuğuyum. Atalarımın mezarı burada olduğu gibi benimde burada olacaktır. Memleketimizle alakalı tek gerçeği olmayan, tek hizmeti olmayanlar, bu memleketin büyümesine katkı sunmayacakları gibi yaptıkları işlem tam olarak kişisel bir beklenti ve ihtiraslarının verdiği dışa vurumdur.

Sağlık gibi yaşamın önemini oluşturan bir yapı öç alma girişimi ve cadı avı yapılarak yönetilemez. İnsan hayatını merkeze alan bu kuruma bu denli müdahaleler izaha muhtaçtır. Bu yerel siyasi hırs ve ihtiraslar, kişisel beklentiler, rant kavgası, sağlığın omurgasını zedelemektedir. Yaşanan acı deprem felaketinde bugünün karar vericilerinin şehri terk ettiği sırada, halkımızın yanında onların yaralarını sarmayla meşguldük.

Kendisine yapılanlar sıralarken bir temennide de bulunuyor Bilal hoca, 'Umarım bu süreç bir milat olacaktır, toplumda en az seçilmişler kadar karşılığı bulunan kimseleri yalan yanlış iftira ve çamur atmayla görevden alamazsınız. Gelinen nokta halkımızın sağlığından ziyade belli bir kesime hizmet etme amacıdır. Tüm bu süreçler sonrasında biz iade itibarımızı istedik ve kazandık. Bu yerel siyasi yapının Van sağlığının ileri taşınmasına inancımızın olmadığını belirtmek istiyorum. 2 Şubat 2015 itibariyle tekrar atandığım Sağlık İl Müdürlüğü görevinden istifa ettim. Bu il ve bu halk en güzel, en değerli hizmeti fazlasıyla hak ediyor, bir gün bu hasletlerin gerçekleşeceğine inancım tamdır. Bundan sonra ki yaşamımı hangi mezra, hangi köy, hangi ilçe gerekiyorsa halkımızın yanında olarak onların sağlığıyla ilgilenerek geçirmek istiyorum. Görev yaptığım sürede çalışan arkadaşlarım başta olmak üzere büyüklerim ve kıymetli halkımızın haklarını helal etmelerini diliyor ve istiyorum”

Bilmem faydası olacak mı, Van'daki siyaset Bilal hocanın yaptığı bu samimi açıklaması. Faydası olacak mı, Vural Polat hocaya düzmece iftirayla karalamaya çalışmaları. Herkesin bir hesabı vardır, ancak Allah'ında bir hesabının olduğunun unutulmaması lazım. Söylenecek söz bulamıyorum daha doğrusu utanıyorum böylesi konulara değindiğim için.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.