Necla Arpa Gülaçar


NASIL SEVMEK?

NASIL SEVMEK?


                                                                      NASIL SEVMEK?

Sokaklara çıkasım var. İnsanlara yüzlerce soru sorasım var.Seviyor musunuz? Peki nasıl seviyorsunuz?

Aradan asırlar geçmiş Son Peygamber Hz. Muhammmed’e (sav) olan sevgi gün geçtikçe çoğalıyor, artıyor, onu sevenlere sormak isterim evvela Onu neden seviyorunuz? Ve nasıl seviyorsunuz?
Onu tanıyanlar elbette nasıl seveceğini bilir.Niçin sevdiğini bilir.Alemlere rahmet olarak gönderilen, güzel ahlakı ile örnek teşkil eden, mütebessüm çehresi ile sevmeyi sevdiren, yaşantısıyla, mesajıyla hayatımızı kolaylaştıran, “nefret ettirmeyiniz, sevdiriniz, güçleştirmeyiniz, kolaylaştırın” şiarıyla, hayatımızın tüm alanlarını düzenleyen bir peygamberi nasıl seveceğini bilir Onu tanıyanlar...

Onu sevmeyenler veya nefret edenler Onu tanımayanlardır. Veya onunla hiçbir alıp veremedikleri yoktur. Nefret etmiyorlardır. Ona olan sevgiyi hazmedemiyorlardır.

Barışın, huzurun, sevgi unsurlarının altına dinamit koymak isteyenler kitlelerin mukaddesatına saldırırlar. Dinler, peygamberler, mezhepler, ırklar, diller mukeddasattır. İnsanlığın düşmanı olan, insanlıktan çıkmış vampirler yüzyıllardır aynı oyunu defalarca tezgahlarlar.Her zaman başrol kayıptır yönetmenin, senaristin kim olduğu bilinmez. Fakat figüranlar hep bellidir. Vuranlar, Vurulanlar.Oyunun müzik sesi hep aynı intikam naraları, silah sesleri, gümleyen bombalar, feryat eden, ağlayan biçareler. Kostümlerse kana boyanmış, parçalanmış kıyafetlerdir.

Demek bazı cenahlar “Charle Heblo’nu” seviyor, hepimiz o’yuz diyor. Adama sormazlar mı, niçin seviyorsun, nasıl seviyorsun? Anladık Peygamberin ümmeti değilsin. Belkide bu soruyu hiç kendine sormamışsındır. Neden sevmiyorum, Ona neden düşmanım? Cevap basittir aslında, Onu yanlış kaynaklardan okumuşsun dinlemişsin veya Ona layık olmadığını düşünüyorsun, bir aidiyet hissetmiyorsundur ondan.

Yüce Yaradan Rahman sıfatıyla yeryüzünün tüm lanetlilerini de koruyup gözetiyor. İsyanda bulunan zavallı insancıklar! Sizlere yürüyen ayaklar, gören gözler, konuşan bir dil, duyan kulaklar veren O’dur...
Sayamayacağınız kadar nimetler içerisinde yüzerken Hz .Musa’yı ,Hz İsa’yı kabuk edip de Son Elçisi Hz Muhammed’i(sav) kabul etmemek sadece sizin cehaletinizdir.

Nasıl sevmek? Sevmek varken nefret ettirmek ancak cehaletin kaynağı olabilir.
Papatyayı seviyorum! Niçin? Neden? Nasıl? Muhteşem bir renk cümbüşü var. Ahenkli bir duruşu, koparıldıktan sonra muhteşem bir kokusu var, ayrıca şifa kaynağıdır.Ona bakıyorum da onu dizayn eden ne muhteşem bir sanatçıymış. İşte nasıl sevmenin cevabı. Ahmet’i, Ali’yi, Ayşe’yi, Zehra’yı seviyorum!Neden? Niçin? Nasıl? Çünkü Ahmet bana iyilik eder, Ali çok kibardır, Ayşe iyi bir dosttur, Zehra takva ehlidir, sevgi timsalidir... Vs. Sorular ve cevaplar çoğaltılabilir..

Denizi sevmek, yeşili sevmek, börtü böceği sevmek, en önemlisi eşrefi mahlukatı sevmek! Rabbini bilmek aslında Rabbini sevmektir. Bilmeyen sevemez ki. Onun uğruna hiçbir şeye katlanamaz ki!

Suriye de dört yıldır binlerce insan öldü, binlercesi muhacir oldu. Neden? Sevgisiz ve nasıl seveceğini bilmeyen bir firavun yüzünden. Dünya bir ülkenin yok oluşuna seyirci kalırken, on iki insanın ölümü için bütün İslam Alemine ateş püskürdü. Batı intikam kılıcını kuşanırken, bizler ise garip bir savunma piskolojisine girdik. Hayır hayır katil biz değildik. Öyleyse bu garip hal neydi? Asıl bizim hesap sormamız gerekmiyor muydu?Bizim Peygamberimize neden saldırıyorsunuz dememiz gerekmiyor muydu?

En azından Hz Muhammed’in(sav) ümmeti olduğunu iddia edenlere soruyorum. Nasıl seviyorsunuz? Neden seviyorsunuz? Yada gerçekten seviyor musunuz?

Necla Arpa Gülaçar 

neclagulacar@gmail.com Özgün İRADE Dergisi