Abdulhalim Almalı


VAN' DA YAPILMAK İSTENEN SEÇİMLER!

VAN' DA YAPILMAK İSTENEN SEÇİMLER!


 VAN' DA YAPILMAK İSTENEN SEÇİMLER!

Türkiye'nin en eski partisi olan CHP'de kongre alışkanlığı vardı, millet buna alışkındı, kavga gürültü, karşılıklı suçlamalar, belden aşağı vurmalar vs. Ancak Van'da bu gelenek CHP'nin elinden alınacağa benziyor. Bundan öncede defalarca il ilçe başkanlıkları seçimi yapılmıştı, parti içi disiplin(bu tarzın doğru olup olmadığı tartışılır) nedeniyle pek gündem olmazdı!..

Ancak son günlerde yapılan ilçe başkanlıkları seçimleri maalesef gündem olmakta, bırakalım gündem olmayı rezaletlikler sergilenmektedir. Kim kimi niçin neyle suçladığını, sanki suçladıkları şeylerde birlikte değillermiş gibi kendilerini temize çıkarmaları anlaşılır gibi değil.

Adaylardan birinin suçlaması(ben burada yenilir yutulur olanını aldım.) 'İlçe Başkanlığı seçiminde oy kullanacak olan delege listesi mevcut ilçe başkanı ve kendisine yakın ekibi tarafından yazılmasına; söylendiğinin aksine 3 sefer değil 2 sefer elimizde kanıtlı ilçe seçim kuruluna verilip değiştirilmesine; delegelerin ağırlıklı kendi akraba ve çevrelerinden olmasına; 400 delegenin yaklaşık 230 a yakınının sadece 36 soy isimden oluşmasına (ki bu çok korkunç bir rakam ama ispatlıdır) rağmen' aday olduğunu söylüyor.

Mevcut ilçe başkanı bu ve buna benzer iddialara karşılık olarak yaptığı açıklamada: 'Dolayısı ile bize yönelik yapılan haksız yorum ve çirkin hakaretleri kınıyor, sahiplerine iade ediyorum. Onlara bir düşünürün şu sözlerini hatırlatmak istiyorum; Düşünür der ki; “İnsandır İnsanın Rehberi, Kişiliğini Gösterir İnsanın Sözleri. Herkes Heybesindeki Malzemeden Harcar Kem Söz Sahibine Aittir” şeklinde konuştu. “Herkes tarafından çok iyi biliniyor ki Tuşba İlçe Teşkilatı”nın başarısı bir takım çevreleri rahatsız etmiş, üzüntüye gark etmiştir” “Bununla ilgili de bir Allah dostu şöyle der; “Bütün ateşler düştüğü yeri yakar, yalnız bir ateş var ki o sadece tutuşturanı, yani sahibini yakar” o da kıskançlık, çekememezlik ve hasetlik ateşidir. Bu ateş hayatı boyunca hep sahibini yakar yakar yakar durur”

Seçimlerin olması adına demokrasi dedikleri sistemin gereklerinden biridir, olsun, olmalıdır. Ancak kendi varlıklarını sürdürmek için yıllarca birlikte mücadele verdikleri arkadaşlarını karalayarak, suçlayarak yapmaları pek etik değildir. Eğer parti içi çekişmeler ahlaki kurallar çerçevesinde kalmaz sadece menfaat ve çıkarlara göre şekillendirilmek istenilirse, tablo bu olacaktır. Bu tabloyla merkezi yönetiminizin gücü ne olursa olsun yerelde sizi başarılı kılmaz. Gireceğiniz her seçimi kaybedeceksiniz tıpkı son dört seçimde kaybettiğiniz gibi.

Güçlü bir iktidar, siyasal ekonomik kültürel inanç vs. alanlarda azda olsa birtakım iyileştirmelerin olduğu bir gerçek, ancak bizim asıl acı gerçeğimiz, bu gücün çeşitli siyasi ayak oyunları nedeniyle yerele taşınamamasındadır. Gerçi ne desek boş, çünkü hastalık halini almış olan bu siyaset anlayışıyla iktidarın ülke genelinde gelişmişlik yönünden yaptıklarını yerele taşıyacak bir oluşumun oluşturulmasının acısını Van halkı çekeceğe benziyor. Neyse biz fıkramıza bakalım:

Fıkra bu ya, adamın birisi ölür. Öteki dünyaya gider. Orda melekler adama eşlik ederler. Cehennemde meleklerle birlikte dolaşırlarken fokur fokur kaynayan kocaman kocaman dev kazanlar görür.

Merak eder sorar: “Bu kazanlar nedir?” der.

Melekler; “ bu kazanlarda günahkârlar vardır. Kızgın suyun, ateşin içinde kaynamaktadırlar” diye cevap verirler.

Adam kazanlarda kimler olduğunu sorar;

Melekler; “ bu kazanda hırsızlar var, şunda tecavüzcüler-fuhuşa yönelmiş olanlar var, onda cinayet işlemiş olanlar var, ötekinde yalancılar var, bir ileridekinde hasetler var, gaspçılar var… Vb.” diye açıklama yaparlar.

Her kazanın başında birkaç tane nöbetçi vardır. Adam onları sorar; “ Onlar zebanilerdir. Kazandan çıkmak isteyenin kafasına elindeki kızgın topuzla vurup tekrar kazana düşürürler” diye yanıt verirler.

Ama bir kazanın başında zebani göremeyen adam merak eder; “Peki o kazan boş mu, onda kimse yok mu?” diye sorar. “Olmaz mıııı”, der melekler. “Doludur.”

 “Peki, neden zebaniler yok başında?” diye sorar. Melekler; “ Van AK Partililer var, birisi çıkmak istediğinde ötekileri ayağından aşağıya çeker. Tekrar kazana düşürürler. O nedenle Zebanilere gerek kalmıyor.” yanıtını verirler.

Evet, bu fıkra Van'da AK parti adına siyaset yapanların durumunu belki de en güzel anlatan fıkralardan birisi olsa gerek. Demin dediğim gibi, beğenilir beğenilmez o ayrı ancak, AK Parti’nin Türkiye’yi adım adım getirdiği nokta ortada. Yerelde neden güçlenemiyor, sorusunun cevabı fıkradaki gibi sadece birlikte oldukları zamanları bile unutarak birbirlerine olmayan muhalefet anlayışıyla vurmaları sonucu kaçınılmaz kılmaktadır. Düzelir mi? Hiç sanmıyorum, ama yinede ölmeyen candan umut kesilmez düşüncesiyle bekliyoruz.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.