Fukara, fakirlik, yoksulluk, çaresizlik, muhtaç, çıplak, düşkün, çulsuz vs. ne derseniz deyin!..
Son günlerde maden kazalarında, sokak çatışmalarında, inşaat kazalarında, toplu trafik ölümlerinde, hatta doğal afetlerde en fazla evleri yıkılan ve mağdur olan kesimdir.
Sokak çağrısına cevap veren fukaralar, patronun kazancını katlatan fukaralar, siyasilerin oy deposu olarak gördükleri fukaralar,
İdeolojilerin hesapları için, en iyi kullanıp sokağa çekebildik çocuklar fukaraların çocukları, 'çünkü onlar yoksulluğun belasından yakalarını kurtaramadıkları için özel okullarda, kolejlerde okuyamadıkları için piyasaya çok rahat çekilebiliyorlar.'
27 kişilik midibüslere 42 kişi istiflenmesine sessiz kalan fukaralar, savaş ortamlarında canı malı ve ırzı el ayak altında olan fukaralar!..
Zenginin gökdeleninde yere çakılan fukaralar, canı kanı alın teri ve gözyaşı en ucuz olan fukaralar saltanat sahiplerinin varlık vergilerini de verenler yine fukaralar!...
Anlayacağınız tarihin her döneminde canı yanan fukaralar!..
Isparta da elma toplamak için giden midibüste yaşamlarını yitiren 18 işçinin yakınlarından biri bir cümle kullandı 'Allah fakirliğin belasını versin.'
Fakirlik bir kader midir diye baktığımızda, Hayır!..
Sömürgeci anlayışın yerleştiği toplumlarda mal dağılımında ve gelir dağılımındaki adaletsizlik doğal olarak fakirlikleri oluşturmaktadır. Fakirliğin tek kaynağı vardır o da sömürü!..
Fukaranın dünyasında sürekli savaşım vardır, bu savaşı şiddet içeren kendisi dışındaki insanların hayatlarına gasp etmek değildir. Onun tek derdi var ayakta kalabilmek için varlık mücadelesi!..
O’nun savaşı fakirliği ve fukaralığı bir kader olmaktan çıkarma savaşıdır, Kendisini değerleriyle var olduğunu ispat etme savaşıdır!..
Bu savaşı vermesi onun en doğal hakkıdır fakat fukaranın bu durumunu kendilerine siyasal rant olarak görenler işte burada devreye girmekte fukaranın vermiş olduğu, ve değiştirmek istediği bu kaderini şiddete dönüştürmek isteyenler devreye girmekte kendisine fırsat tanımamaktadırlar.
Barışı temininin olmazsa olmazı temel insan hak ve hürriyetlerinin tam olarak sağlanmasıyla mümkündür. Bunu elde etmenin yolu günümüzde siyasal mücadelenin akılla yürütülmesiyle sağlanabilir.
Bir taraftan yükselen devasa binalar, onların içerisinde yaşanan konforlu ve debdebeli hayat. Öte yanda ise baraka evler, tuvaletsiz banyosuz, altyapısız gecekondular. Çöplüklerden geçinen insanlar. Böyle bir ortamda sevgi doğsun, oluşsun. Nereden, nasıl doğup oluşacak?
Yoksulluğun açlığın sefaletin kol gezdiği, bir taraftan vur patlasın, çal oynasın çılgınlığı diğer taraftan sefalet ondan sonrada kalkıp huzurdan, özgürlükten bahsedilecek bu mümkün’ müdür?.
Dünyadaki açlık ve sefaletin nedeni yoksulları doyuramadığımızdan değil, zenginleri doyuramadığımızdan olduğunu dolayısıyla saltanat sahiplerinin varlık vergilerini fakir fukaralar ödemektedir. Fukaralığın bir kader olmadığını değişebileceğinin yok edilebileceğini bilinmesi lazım, daha fazla fukara canının yanmaması için yeter ki, inanç olsun.
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.