Abdulhalim Almalı


YENİ TÜRKİYE’NİN DOĞUM GÜNÜ!.

YENİ TÜRKİYE’NİN DOĞUM GÜNÜ!.


 YENİ TÜRKİYE’NİN DOĞUM GÜNÜ!.

Evet, yeni Türkiye kazandı. Darbeci vesayetçi inkârcı asimilasyoncu vesayetçi anlayışa halk bir kez daha dur dedi. Sokak başını tutmuş tanklar, polis panzerleri, asker süngüleri...

Faili meçhule kurban gitmiş binlerce insan, Ülkenin doğusunda sürdürülen vahşi iç savaş...

Yüzde 150’lere varan enflasyon, Faiz sarmalı, sistematik devalüasyon, Bol sıfırlı ve değersiz banknot...

Hastane kuyrukları...

Yasaklı kitaplar, Yasaklı filmler.

 İlaveten açlık ve yoksulluk “EVET” Böyle bir Türkiye. “YENİ BİR TÜRKİYE!”

Halkoyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. Milletin %52sinin oyunu alarak 14 partinin bir kısım sivil yapılanmaların yerli ve yabancı basın ve örgütlerin tüm baskılarına Erdoğan karşıtlıklarına rağmen çatıyı çöktürdü.

81 ilin 55 inde Erdoğan, 15 inde İnsanoğlu 11 inde ise Demirtaş birinci oldu. Düşünün sezer ve çiller bile oy kullanmadı. Dış oylarda ise İsrail dışında Avrupa da zafer Erdoğan’ın İhsanoğlu ABD İran ve İsrail’de en fazla oyu alan oldu.

HDP’nin ittifak yaptığı Türk solu gazetesi aydınlık şu manşetle çıktı “cumhurun başı değil. Seni indireceğiz oradan” ayrıca “TC’yi tabelalardan söken, PKK açılımının memurluğunu yapan andımızı kaldıran biri başkanlık koltuğuna oturdu. Manşetiyle sanırım Kürt soluna aklınızı başınıza alın dedi.

CHP KANADINDAN SEÇİME BAKIŞI HALUK KOÇ AÇIKLADI: ERDOĞAN'DAN 'ADAYLARDAN BİRİSİ' OLARAK BAHSETTİ 'İlk kez halkın doğrudan cumhurbaşkanı seçmesiyle ilgili seçim işlemini bugün tamamlamış bulunuyoruz. Adaylardan birisi yüzde 51 küsur oy alarak ilk turda cumhurbaşkanı seçildiği gayri resmi sonuçlara göre belirlenmiştir.'

Mizahi bir açıklamada Gürsel Tekinden geldi: tekin, “ Seçimin kazananı CHP'dir” Gürsel Tekin, sandıkların neredeyse tamamının açılması üzerine Halk TV canlı yayınına çıkarak sonuçları değerlendirdi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, seçim sonrası Halk TV'de yaptığı seçim yorumları izleyenleri şaşkınlığa uğrattı. Tekin, 12 yılda 9. mağlubiyetini alan partisi için 'CHP bu seçimin kazananıdır' dedi

'SEÇİMİN KAYBEDENİ İHSANOĞLU VE DEMİRTAŞ DEĞİLDİR' 'Buradan tabi ki bu işin seçim sonuçlarına dönük siyasi değerlendirmeler yapılacaktır. Ama açık ve net bir şekilde belirtmek istediğim bazı hususlar var. Bu seçimlerin kaybedeni İhsanoğlu ve Demirtaş değildir. Asıl kaybedeni temiz ve dürüst siyaset özlemi ve gerçek bir demokrasi arayışı olmuştur. Seçim süresince bu gece sonuçlar üzerinde konuşuyoruz ama. Tek yanlı propaganda altında dini ve mezhepsel her türlü ayrıştırıcı nefret dili meydanlarda bir aday tarafından kullanılmıştır.' Başınızı kuma gömseniz de gömmeseniz de hakikat değişmeyecek. Artık millet tamamen uyandı. Eskilerinizi atın, her kesim için ' YENİ BİR DÜNYA ' kuruluyor. Statükonun mat olduğunu gizleyemeyeceksiniz.

Halkın önemli bir bölümünün oylarını alan birine hala eski söylemlerle sataşmak bir kez daha gösteriyor ki, muhalefet hala gerekli dersi almamıştır. Bu böyle devam ederse Erdoğan’ın ne kadar ömrü varsa bunu ülkeyi yönetmekte geçirecektir. Bahçelinin açıklamalarına baktığımızda gerçektende siyasal ahlakın nasıl dibe vurduğunu görmemiz mümkün.

BAHÇELİ: “Türk milleti ilk kez doğrudan doğruya cumhurbaşkanı seçmek maksadıyla sandık başına gitmiş ve bugün itibariyle tercihini yapmıştır. Bu açıdan 10 Ağustos bir milat olmuştur. Aziz milletimiz Çankaya’nın 12’nci konuğunu bizzat seçmiştir. Bu durum Türk demokrasisi adına önemli bir atılım, demokratik tecrübe bakımından ciddi bir kazanımdır. Bugün rüşvet onay görmüş dürüstlük kaybetmiştir. Yolsuzluk olur almış adalet gerilemiştir. Haram yükselmiş helal düşmüştür. Dik duruş temiz yönetim geriye düşmüştür. Kuşku yok ki takdir aday Erdoğan’a oy veren 21 milyona yaklaşan vatandaşlarımızdır. Ne var ki Erdoğan’ı tasvip etmeyen sözlerine aldanmayan sayıları 20 milyona yaklaşan vatandaşımız umutlarımızı canlı tutmaktadır.”

DEMİRTAŞ Özellikle büyük şehirlerdeki oylarını ikiye katladı. Ayrıca Milliyetçi oyların yoğun olduğu Yozgat'ta önceki seçimlerde HDP ve BDP'ye oy çıkmazken, Demirtaş 2.355 oy aldı. Sivas'ta yerel seçimlerde 271 oy alınırken, Demirtaş ise 4.070 oy aldı. Konya'da bir önceki seçimde BDP 23 bin 420 oy alırken, Demirtaş oyları 34.108'e yükseltti. Demirtaş yaptığı değerlendirmesinde sonucun yeni Türkiye’nin oluşmasında önemli bir adım olduğunu, barış ve Özgürlükler için önemli bir fırsat olduğuna değindi.

Bütün bunlara karşılık balkon konuşması yapan Erdoğan yeni Türkiye için önemli iki konuya vurgu yaptı. 1-uzlaşma konusunda 'Bugün kırgınlıkları unutma, yeni bir toplumsal uzlaşmanın kapılarını aralama günüdür. Şahsıma oy verenlerin değil, 77 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım'

2-“Türk, Kürt, Arap’tan önce Türkiyelilik vardır' Hepimiz aynı ecdadın, aynı kültürün ve aynı medeniyetin, aynı tarihin evlatlarıyız. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, yaşam tarzlarımız farklı olabilir. İnançlarımız, mezheplerimiz, değerlerimiz, etnik köken ve dillerimiz farklı olabilir ama biz, hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız.

BİR TAŞ’TA SİZ ATIN!

Son dönemin modası oldu, esnafın dükkânını taşlamak, siyasetçileri taşlamak. Adalet ve Kalkınma Partisi Van Milletvekili Gülşen Orhan, cumhurbaşkanlığı seçimini takip etmek için Süphan Mahallesi'ndeki Muhlis Görentaş İlkokulu'na gitti. Burada binayı gezen Milletvekili Orhan'a ziyaret sonrasında bir grup tarafından sözlü saldırı yapıldı. Orhan ve beraberindekiler, araçlarına geçtikten sonra ise grubun taşlı saldırısına uğradı. Saldırıda Milletvekili Gülşen Orhan'ın makam arabasının sağ ve arka camları hasar gördü. Bu tavır bize yakışmıyor, hele hele geleneğimizde kültürümüzde kadına karşı hiçbir saldırı kabul görmedi görmeyecek. Burada dikkat çeken şey birtakım marjinal sol tandanslı kadın örgütlerinin bu olaya karşı sessiz kalmaları hiçbir açıklama yapmamaları. İşte diyorum ki, artık sizlerde taş atanlara karşı bir taş atın ancak attığınız taş, fiziki taş değil tepkisel olsun. Tepkisel olsun ki bir daha böylesi nahoş olayları Vanlılar olarak yaşamayalım. 

SEÇİM SONUÇLARI KONUSUNDA YAZARLAR TAİFESİNE BAKTIĞIMIZDA KİM NE DEDİ?

Başbakan Erdoğan'ın seçim zaferinin ardından köşe yazarlarının gündem maddesi de seçim sonuçları oldu. Bazı yazarlar Erdoğan'ın başarısını satırlarına taşırken, bazı yazarlarda muhalefete yüklendi.

Aslı Aydıntaşbaş (Milliyet): Yaş ortalamasının 29 olduğu bir ülkede, Tayyip Erdoğan gibi bir iletişim sihirbazının karşısına 70'in üzerinde bir aday çıkarırsanız, olacağı budur. Ben açıkçası Ekmel Bey'e üzülüyorum. Türkiye'ye önemli hizmetlerde bulunmuş, kıymetli bir devlet adamı. CHP ve MHP genel merkezlerini koruma adına feda edilmemeliydi.

Kadri Gürsel (Milliyet): Başbakan Recep Tayyip Erdoğan beklendiği gibi Cumhurbaşkanı Seçimi'ni birinci turda kazandı. Türkiye üç cumhurbaşkanı adayından birini değil, iki rejimden birini seçmiş bulunuyor. Parlamenter rejim kaybetti; Erdoğan'ın 'alakart başkanlık rejimi' galip geldi.

Abdülkadir Selvi (Yeni Şafak): Çatı adayı çıkardılar, millet onları çatıdan aşağı attı. Ekmeleddin İhsanoğlu, çatı partilerinin oylarını dahi alamadı. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bunun hesabını vermeli. Birileri fatura ödemeli. Ama bu medya düzeni olduğu sürece, yine onları kurtaracak bir tavşanı şapkalarından çıkarırlar.

Taha Akyol (Hürriyet): Önümüzdeki 2015 seçimlerinde gerek siyasi motivasyon, gerek mevsim bakımından muhalefet daha aktif davranır, AKP'de yine 20 milyon civarında oy alırsa, hiçbir şekilde Anayasa'yı değiştirme, hele de başkanlık sistemine geçme imkanı olmayacaktır. Demek ki Erdoğan Çankaya için düşündüğü siyasi projeleri parlamenter sistem içinde tutmalı, sistemi zorlamamalıdır.

Mehmet Barlas (Sabah): Sandıklardan çıkan sonuçlar, tabii ki önce siyasete yansıyacak... Bu açıdan baktığınızda 'Şu anda Türk siyasetinde kesinlikle bir iktidar sorunu yok' demek mümkün... Ama bu çizgiden giderek 'Türk siyasetinde bir muhalefet sorunu da yok' diyemezsiniz.

Mustafa Karaalioğlu (Star): Toplum Erdoğan'a açık ve net bir şekilde 'Beni sen yönet ve vaat ettiklerini gerçekleştir' mesajını vermiştir. Partisi de bu büyük başarıyı sağlayan lidere tarih önünde minnet borçludur. Belli ki AK Parti'nin Erdoğan'a 'iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta' ihtiyacı olacaktır. Zira toplumun tanıdığı, bildiği, istediği kişi bizatihi Erdoğan'dır.

Ruşen Çakır (Vatan): İlk turda seçilen Erdoğan'ın bundan sonra ülkeyi bir şekilde başkanlık sistemine sokmak isteyeceği muhakkak ancak bu oy oranıyla bunu gerçekleştirebileceği şüpheli. Fakat eğer muhalefet partileri bu yenilgiden gereken dersleri çıkartmayıp aynı şekilde yollarına devam ederlerse AKP, başında kim olursa olsun, Çankaya'daki Erdoğan'ın yönlendirmesiyle 2015'de yeni bir seçim zaferine imza atabilir ve HDP'den de destek alırsa anayasayı değiştirme imkânına da kavuşabilir.

Güngör Mengi (Vatan): Başbakan'ın giderek artan otoriter tavrına yönelen endişeler, oyların yığınlaştığı varoşlarda AKP'ye kaybettirmiyor. Bir taksi şoförünün değerlendirmesini unutmam. 'Oyum AKP'ye' demişti; 'Ağabey özgürlük size lâzım, bana değil. Bana nafakamı çıkarmak yetiyor...'

Can Dündar (Cumhuriyet): Sistemi krize sürükleyecek üçüncü nokta, Erdoğan'ın anayasada tarif edilen Cumhurbaşkanlığı kalıplarını hiçe sayarak kendisine padişah kaftanı giydirecek bir başkanlık sistemini dayatması olacak. Orada da dikişlerin atması, beklenen sonuç… Özetle; 'Dert, zirveye tırmandı' diyebiliriz.

Kim ne derse desin, halkı istedikleri kadar aşağılasın sandık halkın önüne koyulduğunda halk kendisine en yakın olanı tercih etmektedir, edecektir. Burada gönül ister ki, muhalefetin muhalifliğini yapabilmesi halkı dışlamaması aşağılamaması. Eğer hal böyle devam ederse 10 ay sonraki seçimde tıpkı 2002 de olduğu gibi tümü yeniden sandığa gömülecektir.