A. Baki KARACA


EĞİTİM VE TOKİ REZALETİ

EĞİTİM VE TOKİ REZALETİ


EĞİTİM VE TOKİ REZALETİ
EĞİTİMDE BİTMEYEN ÇİLE...
Gündem baya yoğun. Bazen hangi konuyu yazayım diye düşünüyorsunuz. Her gün yazarak tekrara düşmekte istemiyorum doğrusu. Her gün yazılan yazılara bakıyorum ülke genelinde, çok azı hariç, yazılar birbirinin kopyası neredeyse. Önce ilin eğitim öğretimdeki durumu sonra toki konutlarını kısaca yazmak istiyorum.
Sizinde bildiğiniz gibi 2013 – 2014 eğitim öğretim yılına girmiş bulunuyoruz. Girdik ama bir çok sorun ve çelişkiler ile. Bende siz değerli okuyucularla bu keşmekeş hali paylaşmaya gayret edeceğim.
Hatırlarsanız geçen eğitim öğretim yılı okul üniformalarının kaldırılacağı hakkında bir tartışma gündeme gelmişti. Bazılarımız üniformanın gerekli olduğunu bazılarımız ise gerekli olmadığını iddia etmişti. Sonra da okuldaki idarede görevli olanlar (serbestlik hakkındaki tartışmalar seneye bir karara bağlanacaktır) dediler. Evet, o sene geldi ve okul başladı, tabi öğrenciler ilk hafta nedeniyle okula serbest kıyafet ile gittiler. Öğretmenler ise haftaya okul üniforması ile gelinmesini söylemişler. Her ne İse ne yazık ki veliler her sene olduğu gibi 75, 85 TL vererek okul üniforması aldılar. Nedendir bilinmez, üniformalar alındıktan sonra okuldan bir belge gelir ve belgede (sayın veli, okulumuzda okuyan falan kes adlı öğrencimizin serbest mi? Yoksa üniforma ile gelmesini mi talep edersiniz?) Diye bir kâğıt gelir. Daha önceleri çeşitli firmalar falan okulların okul kıyafetleri falan giyimden alınacaktır diye broşürler dağıtır tabi bu da ayrı bir tekelcilik. Yıllardır halkın şikayetlerini hiçe sayan sorumsuzlar eğitimdeki vurdum duymazlıklarına devam etmekteler ne yazık ki. Aldırılan bu okul üniformalarını alamayan insanlar var ve sayısı da bir hayli fazla. Ya okul üniformalarını aldırmadan o belgeyi gönderseydiniz ya da o üniformayı istemeden önce. Gerçekten daha bir çok bu sorun ile kalmayan çelişkiler var.
Geçelim uyuşturucu, esrar, sigara vb. zararlı maddelerin 10 yaşa inmesine ve liselerin durumuna. Gerçekten zararlı maddelerin ilkokul yaşlarına kadar inmesi çok tehlikeli bir durum, ileri nesillerin şimdiden böylece kötü bir işe bulaşması insanın midesini bulandırıyor. Bizim amacımız ve beklentimiz ileri nesillerimizin ahlaklı, sevgi, merhamet, şefkat, ahlak abidesi bir nesil yetiştirmeye çalışırken yada yetiştirilmesini beklerken,  uyuşturucu mafyası ilkokula kadar inmişte haberimiz yok, varda yok işte siz anlarsınız…
Evet, gelelim lise hayatının içinde bulunduğu ve bir çok öğrencinin de batağa saplandığı tehlikeye. Sigara, uyuşturucu, madde bağımlısı hatta tehlikeli suç aletlerinin kullanıldığı okulların sayısı gün geçtikçe artıyor. Hepimizin bildiği gibi lise hayatı çok engebelidir ve aynı zamanda da çok tehlikeli. Her çocuğu özellikle sigara başta olmak üzere vb. tehlikeli uyuşturucular esir alabilir zaten o yüzden lise hayatı tehlikeli ya. Düşünün her an çocuklar zan ve tehdit altında, o yüzden çocuklarımızın üzerinde durmalı ve yardımcı olmalıyız.
Uzun zamanlar ayırmak lazım okullardaki düzensizliği analiz etmek için. Ve sonra sorunları tespit ederek çözümünü sağlamak. Bunun için önemli bir heyet gerekli yani eğitimde akil adamlar heyeti Van’ın içinde bulunduğu eğitim rezilliği için kaçınılmazdır. Kimse ayak oyunları ile kendini temize çekmesin. Biliyorum kendini bilmez bazı idareciler çıkacak kamuoyunun karşısında bir sürü laf ebeliği yaparak gününü kurtarmaya çalışacak. Artık laf yok icraat istiyoruz halkı yalanlarla çok bozdunuz. Ya sözde bir toplumu eğiten yada eğittiğini iddia eden eğitimcilerde yalan konuşursa bizim eğitimimiz böyle olur. Peki, halimiz nasıl olacak? Yine okullar yetişmedi onarımlar devam ediyor okullarda pislik almış başını gidiyor yarın okullar da hastalıklar başlayacak yine süslü sözlerle velileri kandıran geçiştiren eğitimciler çıkacak vs vs vs.
 Bu saydıklarım la ilgili ailelere büyük iş düşüyor bazen habersiz okula gidip bir okulun haline ve çocuğunuzun haline ve davranışlarına bakınız.
Ev ile okul arasında nasıl bir uyum var çocuklarınızı koruyabiliyor musunuz? Okula gönderip hem çocuklarınızı hem de okulun durumunu velilerin denetleme hakkı var. Haklarınızı bilerek gidin. Hem okulun hem velinin hem öğrencinin ve hem de eğitimcinin hakkını adil bir şekilde sorgulayabilirsiniz. Yapmazsanız siz bilirsiniz.  Onları da geçtim okulda esrar ve uyuşturucu satıcıları yerlerinden ayrılmıyor poliste fazla üstüne düşmüyor yada düşemiyor nedeni ise hep meçhul. Okulun önünde gece kondular, gündüz kondular ya da baraka desek daha iyi anlaşılır neyse işte o barakalar bakkal olarak kullanılıp neyin ne olduğu belli olmayan kalitesiz ürünler ve sigara satılıyor. O barakaların kapatılması gerek zaten izinsiz açıldığını tahmin ediyorum, evinin bahçesi diye küçücük bir yerde gençleri zehirliyor. Yani anlayacağınız bir çok okul başı boş bırakın çocuğunuzu korumayı kendilerini bile koruyamıyorlar.
Okulun her giriş çıkışlarında sigara içmek kültür haline gelmiş. Okul önünde yani bahçesinde müdürün önünde sigara içiliyor yani müdürün önünde küfür her şey var. Erkekse müdür bir şey desin sonra o mahallenin soytarıları hocayı güzel bir dayaktan geçirirler. Okulun önünde uyuşturucu satılıyor tabi müdür yine bir şey demiyor daha doğrusu diyemiyor.
Müdür öğrenciler sigara almasın diye kapıya görevli koyuyor ki öğrenciler çıkmasın. Öğrencileri çıkarmayan görevli bir hafta sonra işten ayrılıyor çünkü mahalle soytarıları görevliyi iyi korkutmuştur. Bu bahsettiğim okullar imam hatip olunca diğer okulların halini varın siz düşünün. Okulun önünde inanın ki bir gün itfaiye ikinci gün polis üçüncü gün ambulans diye geçinip gidiyorlar. Liseler böyle gidiyorsa ilkokulların etkilenmesi bana normal geliyor. Uyuşturucu mafyaları liseleri hatta imam hatipleri kontrol altına almış ilk okulu mu alamayacak. Milli eğitimin bir tedbir alması lazım bu böyle gitmez, gidemez. Ailelerde çocuklarına sahip çıkmalı çünkü bu gidiş iyiye delalet değil.
Çocuklar aralarında çeteler kurmuşlar. Kimilerine sorunca kendimiz korumak için diyor. Aslında bunlara Mahalle soytarıları desek daha doğru olur.  Bakın bu çocuklar neler yapıyor. Okullara diğer mahallelerden gelen çocuklardan haraç kesiyor tehdit edip dövüyorlar on beş kişi bir kişiyi vuruyor hani (Herkes kendi çöplüğünde öter) diye bir söz var ya aynen öyle işte. Ambulans ve polis o yüzden orda zaten. Yanlış okumadınız bunlar bizim eğitim kurumlarımızda oluyor.
Öğretmenlerin bazıları veliye nasıl davranacağını bilmiyor abuksubuk şeyler diyorlar. Her veli toplantısında para, kitap, dolap ve daha birçok gereksiz şeyler isteniyor sanki devletin kitapları yetmiyormuş gibi. İstenmemesi lazım ama müfredat mı yanlış öğretmenler mi en büyük çelişki bu ya. Bu çelişkiyi aklı başın da açıklayan da yok. Sendikalar sadece maaşlarına zam için mi yürür. Ne olur bir günde bu yazdıklarım için ayaklansalar.  Yani genel anlamda öğrencilerin yozlaştığını okullarda öğrenciler arasında ahlak sorunu yaşandığını da hatırlatmak isterim.  Tabi kendini bilen ahlaklı beyefendi eğitimci ve öğrenci sayısı da çok var. Yazılacak çok şey var biliyorum ve beklemedeyim umarım çözüme yönelik bir şeylerin çabası olur.
TOKİ SAKİNLERİNE DARBE ÜSTÜNE DARBE
Van’ın oka dar çok rezil durumda olan sorunu var ki ne desem ne yazsam bitmez. Bir sorun bitmeden onu başlıyor. Toki de onlarca sorun varken hiçbir sorunu çözülmezken bir darbede yüksek ev fiyatları ile gelmesi büyük bir çöküşe. Bunalıma. güvensizliğe neden oldu. Sayın başbakan ve sayın bakan Beşir Atalay toki fiyatlarının en fazla en üst limit olarak 75 bin olacağını defalarca konuşmalarında dile getirdiler. Arşivler önünüzde herkes bakabilir. Ancak ne acıdır ki Van AFAD müdürlüğünün sitesinde çıkan rakamların- 60 BİNDEN 94 BİNE- kadar olması toki sakinlerinin tepkisine neden oldu. İleri günler neyi gösterir bilemem ama eğer bu rakamlar doğru ise çok açık belirteyim seçimde çok kişinin çanı yanacak yani hayal edemeyeceğiniz sonuçlar alınacak. Biliyorum çok acı bir ifade ama gözlerini kapatıp gerçekleri göremeyenlere halk çok ağır bir ders verecek. Hala tokilerde çığ gibi rezillikler varken halk taşınan kirli ne olduğu belli olmayan sulardan hastanelere düşerken ve bir çok sorunla debelenirken, böyle ne olduğu belli olmayan fiyatların ortaya çıkışı, yapılan zulmün son hali oldu. Oysa bir yıldır halktan alınan haksız paraların hesabını kim verecek bu konuda muhatap bulamıyor halk karşısında. Zaten tokilerin içinde bulunduğu sorunları daha önceki yazılarımda çok detaylı yazmıştım. Eğer Van’da zulüm haksızlıklar sorunlar çözülmez böyle geçiştirilirse, hiç bir sorun yokmuş gibi davranılmaya devam edilirse kısaca keşmekeşlikler sürerse vay onların yani bu ili bu hale getirenlerin haline…