ALDATILDIK! ARTIK UYANALIM
Ticaret ve Sanayi Odasında bir buçuk aylık dönemin değerlendirildiği toplantıdaydık dün.
Her şey gayet profesyonel hazırlanmıştı, Başkan basın mensuplarını kapıda karşıladı, sunum gayet iyi hazırlanmış sade, anlaşılırdı. Başkan ve ekibi rahat ve güler yüzlüydüler. Onların bu pozitif enerjileri bizlere de yansıdı.
Hemen ifade edeyim başkanın pozitifliği barış kardeşlik dolu ifadeleri önce kendi içimizde kardeş olmalıyız birbirimizi sevmeliyiz ifadeleri ileriye dönük bende çok önemli ve olumlu sinyaller oluşturdu umarım yanılmam. Bir şey daha söyleyeyim toplantının Öfkeden, kirlilikten, önyargılardan, inattan, kinden ve nefretten uzak, olması verimli olmasına neden oldu. Zaten bunların olmadığı yerde bilgi vardır. Bilginin de olduğu yerde üretkenlik ve geleceğe umutla bakmak vardır. Çünkü bu ilin başındaki en büyük talihsizliğin en büyük nedeni kısır çekişmelerdir. Evet, toplantıda dikkatimi çeken benim ve Van halkı için önemli olduğuna inandığım konuları sizlerle paylaşacağım.
Başkan söze önce yeni logolarını tanıtmakla başladı, Van kedisinin gözü ana tema olarak kullanılmıştı. Modern çizgiler ile hazırlanmış logoyu beğendim açıkçası.
Yavaş yavaş toplantının asıl konusuna geldik…
Başkan söze kendisine sorulan gazeteciyi işten çıkarmayla başladı, TAKVA - bu arkadaşımız gazetecilik faaliyeti dışında işler ile meşgul oldu. Bu Oda da Başkanın özel yazılarını yazan, basına talimatlar yağdıran, başkanın özel resimlerini çeken özel yetkili biri olarak görev yapmaktaydı. Yani kuruma değil, kişiye özel hizmet için alınmıştı. Bizim yeni dönemde böyle bir ihtiyacımız olmadığından kendisi ile yollarımızı ayırdık şeklinde konuştu. İşten çıkarılan personel konusu ile ilgili dedikodular en vahim konulardan biri oldu. Burada basına da serzenişte bulunan başkan kendi dönemlerin de 6 personelin işten ayrıldığını bunlardan üçünün istifa ettiğini söyleyince aklıma basında çıkan yirmi otuzlu rakamlar geldi biraz üzüldüm gerçek dışı çıkan haberlere. Ama en garibi geçmiş 18 aylık dönemde, Oda da yapılan 42 kişilik bir personel işe giriş-çıkış haberiydi. Başkan haklı olarak Gazeteciler cemiyetinin bu dönemde nerede görev yaptığını merak edince, hepimize derin bir düşünme kaldı.
Sıra iade edilen faturalara gelince her kes biraz daha dikkat kesildi anlaşılan bu konu çok merak ediliyordu. Başkan basının emeğine saygı duyduklarını, asla onların emeklerine saygısızlık etmediklerini, ancak iade edilen yaklaşık 45.000 TL tutarındaki faturaların tamamının önceki başkanın seçim tanıtım çalışmalarına ait olduğunu ve bunları ödemeleri halinde suç işlemiş olacaklarını ifade edince, basın sıralarından iade üslubu ile ilgili gelen eleştirileri kabul etmesi bence iyi bir erdemdi. Anladığım kadarı ile basın mensupları da bu faturaların önceki başkanın şahsi seçim tanıtım faturaları olduğu konusunda ikna olmuş gibiydiler.
Sıra Odanın borçlarına gelmişti. TAKVA Oda’yı yaklaşık 526.000 TL Borç ile devir aldıklarını buna karşın kasalarında 152.000 TL Paraları olduğunu ifade etti. Odanın 18 aylık dönemde sürekli eksi bakiye verdiğini ifade eden TAKVA, yapılan usulsüz harcamalar nedeni ile de Meclisin Mayıs ve Haziran ayları Oda hesaplarını ibra etmediğini, hesap inceleme komisyonun da rapor düzenleyemediğini söyledi. Anlaşılan onlarda uygunsuz harcamaların altına imza atmak istememişler.
Toplantının en ilginç konularından biri meşhur üç altın proje konusu oldu. Malum bu projeler seçim öncesi hayatımızın tam merkezine bırakılmıştı. Ancak kimin tarafından bırakıldığı hep tartışma konusu oldu. Önceki başkan bu projeleri yoğun bir şekilde seçim malzemesi olarak kullanmıştı. TAKVA, bu projelerin Özel idarenin projeleri olduğunu Oda ile ilgisi olmadığını ifade ederek buna rağmen Oda kaynaklarından tespit edebildiğimiz kadarı ile yaklaşık 86.000 TL tanıtım bedeli ödendiğini söyleyince, içimden yine aldatıldığımız geldi. Niye Özel idare ya da Valilik çıkıp bu projeler bizim diye sahiplenmedi, birileri niye bizi kandırdı dedim. Ayrıca nasıl bir oyun dönmüş diye de düşünmekten alıkoyamadım kendimi.
Seçim öncesi seçim yatırımları için kendilerine oy vereceklerine inandıkları üyelerden gecikme faizi alınmayan üye sayısı 95 ve Odanın maddi kaybı 53.000 TL civarında. İnsanın aklına bu tüccarların bu durumu nasıl kabullendikleri geliyor. Acaba onlarda oylarını satmış olmuyor mu bu durumda. Yine aldatıldık. Seçim döneminde önceki başkanın kendi aday olduğu iki gruba yaklaşık 64 yeni kayıt yaptırması ve bu gruplardan birini kazanarak meclise girmesi aklıma ahlaki sorumluluğu getirdi. Acaba diğer adaylarda vicdani bir rahatsızlık var mı diye içimden geçmedi değil. Yine aldatılmıştık çünkü. Ya aslında bu seçim denen illet demokrasinin ölçüsü olması gerekirken, ülkemizde ve özellikle bölgemizde hep oy deposu olarak kullanılmış. Yani yine aldatıldığımızın başka bir resmidir görünen.
Hatırlarsınız Oda Seçimlerinde 12. meslek grubu berabere kalınca kura çekilmiş ve kuradan Mirza Beyin ekibi çıkmıştı. Seçim sonrası Odaya yapılan şikâyetlerde görülmüş ki bu grupta yetki süreleri bittiği halde iddiaya göre yetki belgesi alarak oy kullanan üyeler varmış. Bu gruptan seçilenler vicdanen rahat mı bilmem ama ben rahatsız oldum. Aldatılmıştı toplum ve oda üyeleri bir kez daha. Oda da yaşanan ilginçlikleri ve bir oka darda gariplikleri anlatmaya devam ediyoruz.
TOBB ilköğretim okuluna geçmiş dönemde Molotof kokteyli atılmıştı. Bunun için TOBB 255 bin Oda 47 bin TL bir bütçe ayırıyor okulun onarımı için. Okul güya onarılıyor ancak dönemin başkanı Valiliğe söz vermesine rağmen yapılan onarım için 65bin TL lik bir ödemeyi yapmıyor. Firma mağdur yeni yönetimin kapısını çalıyor yeni yönetim çaresiz. İşin ilginci 47 bin liralık işin akıbeti belli değil daha ilginci bu işin ihalesini alan firmada ayrı bir muamma. Takdir sizin. Atılan Molotof Kokteyli’nin faturası bu kadar yüksek mi?
Başkan gayet rahat sakin ve kırıcı olmayan üslupla anlatınca aklıma sürekli aldatıldığımız geliyordu. Tokilerde aldatıldık, KOSGEB kredilerinde aldatıldık, yatırımlarda aldatıldık, vergi ve SSK borçlarında aldatıldık seçimlerde aldatıldık. En acısı ne biliyormusunuz bütün bunlara hiç sesimizin çıkmaması.
Bazı köşe yazarları Van TSO da ne değişti diye sormuştu. Başkan anlattı 45 günde ne değişti. Biz yazalım takdir sizin;
Oda da yatırımcılara hizmet vermek amacı ile “Yatırım Destek Ofisi” açılmış.
Ankara da oda üyelerinin bürokratik işlemlerini takip edecek “Ankara Merkezli Destek Ofisi” kurulması çalışmalarını bitirme aşamasına getirdiklerini açıkladı başkan.
İstanbul da “İstanbul Ticari İşbirliği Ofisi” açma çalışması Oradaki işadamlarına anlatılmış başkan tarafından, yoğun ilgi görmüş ve kısa bir süre içinde ofisin açılması planlanıyor.
Odada “Üye Temsilcisi” uygulamasının altyapı çalışmaları tamamlanmış.
Odanın ve İlimizin 2014-2018 Stratejik Planlarının hazırlanması çalışmalarına başlanılmış.
İlimizin her kesimden Kanaat önderlerinin yer aldığı “Ortak Akıl Platformu” çalışması başlatılmış.
Tüm kurumların Kentimizin menfaatleri söz konusu olduğunda bir araya gelmeleri gerektiği inancı ile Valilik ve Belediye ile birlikte fuarlara katılımın sağlanması gerçekleştirilmiş.
Deprem nedeni ile ilimizde yaşanan ekonomik sorunların ardından ertelenen vergi ve SSK Primlerinin TERKİN edilmesi için yazışmalar yapılmış ve Meclisin açılması ile birlikte girişimlerin devam edeceğini açıkladı başkan.
Yerel Basının güçlendirilmesi için AB ye proje sunulmuş.
Dört yılda 2000 üyenin yurtdışı iş seyahatine götürme projesi kapsamın da Ekim ayında Çin, yılsonunda da ABD ye ilk gezilerin gerçekleşeceğini söyledi başkan.
Tüm sektörler ile bir araya gelme hedefi olduğu, Kömürcüler Sitesi, Bankacılar ve Sigortacılar ile iki hafta içinde ayrı ayrı bir araya gelineceği ifade edildi.
Başkan TAKVA İran sınır ticaretini geliştirmek amacı ile yeni atanan İran Büyük elçisini Vana davet ettiklerini belirtti. Belirli periyotlar halinde Irana iş gezileri düzenleneceği belirtildi.
Yaklaşan yerel yönetimler seçimleri kapsamında üyeler, kurumlar, STK ların görüşlerini alarak, ayrıca anket çalışması yaparak, seçim bildirgesi hazırlama çalışmaları başlatıldığı belirtildi. En önemlisi TAKVA seçimin bir tarafı olmayacaklarını, içinde olmayacaklarını, ama kentin geleceği içinde seyirci kalmayacaklarını belirtti.
Vekil buluşma günleri kapsamında hazırlıklar yapıldığı söylenildi.
Şuan odada durum bu, yarın neler olacak bekleyip göreceğiz. İyi şeyler devam ederse destek verip kamuoyuna anlatacağız. Yanlış şeyler olursa onu da kamuoyu ile paylaşıp en sert bir şekilde eleştireceğiz. Ama küsmeyeceğiz, masadan kaçmayacağız, bahane üretmeyeceğiz. Çünkü gazetecinin küsme hakkı yoktur bir idarecinin küsme hakkı olmadığı gibi.
Dolayısı ile bir hata, yanlış ve eksik varsa gidip yerinde sorarak dile getirmek gazetecinin işidir asıl görevidir. Sonra haberinde yazarak eleştirerek varsa yanlışları dile getirmek gazetecilik tanımına girer. Gerisi teferruattır yani gazetecilik değildir. Yanlışta hatada diretmek ideal basın mensubuna yakışmaz. Hatadan erken dönmek de bir erdemliktir. Hatadan dönmeyenler başkalarının kuyruğu olmuşlardır. Aklını kiraya vermişlerdir yani kendisi olamamışlardır bu durum ise bir gün burunların yere sürtülmesi için yeterli bir sebeptir.
Gazetecilere açıklamalar yaparak halkı aldatanlara önce hesabı gazeteciler sormalı. Şunu demeli siz önce basını sonra halkı aldatarak bu ile ve yaşayan halkına büyük zararlar veriyorsunuz bu hakka sahip değil siniz denmeli. İşte bu sorgulama gazetecilerin onur sebebi olmalı. Kısaca hep merak ettim biz ne zaman düzeleceğiz?