A. Baki KARACA


VAN’DA AK PARTİ 12. BÖLGE YEREL YÖNETİMLER TOPLANTISI’NIN ARDINDAN

VAN’DA AK PARTİ 12. BÖLGE YEREL YÖNETİMLER TOPLANTISI’NIN ARDINDAN


VAN’DA AK PARTİ 12. BÖLGE YEREL YÖNETİMLER TOPLANTISI’NIN ARDINDAN
Geçen hafta Van’da Ak Parti 12. Bölge Yerel Yönetimler toplantısı yapıldı. Aklımda bu toplantıda yaşananlar ve edindiğim izlenimler vardı, bu haftaya nasipmiş demek ki. Bazen insanın istediği çok şey olmuyor. Hayatın akışı bazı şeylerin değişmesine ya da seyrine uymanıza neden olabiliyor. Tıpkı yaşadığımız Van’da olduğu gibi. Her şey her an değişebiliyor, gündem bir anda farklı yerlere kayabiliyor. Ya da ilimize gelen muktedirler kendi gündemlerini istedikleri şekilde bizim ajandamıza enjekte edebiliyorlar. Van’ın muktedirleri de ardından bu suni gündemlere ayak uydurarak asıl gündem olması gereken sorunlarını bir tarafa bırakıp, ilimizi ziyaret edenlerin gündemleri ile toplumu gereksiz meşgul etmenin acizliğine düşüyorlar. Gereksiz diyorum, çünkü yerel seçimlere daha çok var ve bu ilin insanca yaşamdan tutun, eğitim, sağlık, sosyal, ekonomik ihtiyaçlar gibi yaşamın kaçınılmaz olan ve bir an önce çözüm bekleyen sorunları var. Bir de seçimi şimdiden bu ilin başına bela ederseniz bir seçim havası Van için şimdiden erken olur ve asıl sorunlarından uzaklaştırmış olursunuz. Daha bu ilin öncelikleri var.
Daha öncede belirtmiştim, seçim ve kimin kazanacağı gibi konular Van’da kimsenin ne aklında ne de umurunda değil. Ama görünen o ki Ak Parti, Büyükşehir Belediyesi olması planlanan Van’ı kazanmak için çok yönlü bir çalışma başlatıyor, şimdiden bunun hazırlığı içinde. Doğrusu akıllı siyasetten anlayan her parti Van’ı çok ayrı yönleriyle değerlendirmek zorunda. Konumu itibari ile Van, bölgeye başkentlik yapan konumdadır. Hem coğrafi açıdan hem de çevre illerden aldığı göç nedeniyle Van’ın siyaseti ve sonuçları yaklaşık 7 şehri oldukça etkilemiştir son yıllarda. Partilerin de Van’ı kazandıktan sonra bölgedeki rahat tavırları son derece göze batan unsurlardandır. Van’ı kazanan partinin tabiri caizse bölgenin de egemenliğini ele geçirdiği kaçınılmaz bir gerçektir.
Ak Parti bölge toplantısında, yerel yönetimlere ve parti teşkilatlarına çok görevler düştüğünden bahsedildi. Ve seçimlerin kazanılmasında en etkili faktörün yerel yönetimlerin çalışmasından kaynaklandığı anlatıldı. Ak Parti, belediyecilik konusunda Van hariç ülkede her kesimin takdir ettiği bir vizyona sahip. Van’da bırakılan bu kötü izlenimi nasıl ortadan kaldıracaklar, nasıl bir çalışma yürütülecek ve halka ‘eski belediye gibi olmayacağız’ı nasıl inandıracaklar, bunu göreceğiz.
Ak Parti toplantıda, ‘marka’ ve ‘mutlu şehirler’, ‘mutlu aileler’ ‘Akbelediyeciliğin mimarı’, ‘insana yatırım’ sloganları ile yola çıkacak gibi görünüyor. Çünkü sıkça bunun üzerinde duruldu. İlgimi çeken bir konu da, Van- Ağrı-Bitlis-Hakkâri-Muş-Siirt-Şırnak gibi 7 ili kapsayan bir toplantıda sinevizyon gösterimi yapıldı. Bu toplantıyı düzenleyenler sundukları gösterimde ne acıdır ki bu yedi ilin belediyelerinin çalışmalarından bir görüntü bile vermemişti. Ankara, İstanbul, Kayseri gibi illerin belediyelerinin yaptığı güzel çalışmaları ve hizmetleri halkla iç içe, mutlu edilen aileler görüntüleri vardı tabi ki. Başka belediyelerin, yani çalışan belediyelerin hizmetleri vardı. Yani bu şunu gösteriyor; Ak Parti belediyesi de dâhil, buralarda halka hizmet gitmemiş, hizmet gitmiş olsaydı zaten oralardan görüntüler alınır yayınlanırdı. İşte yıllardır bizim de anlatmak istediğimiz buydu zaten. Yani bir taraftan halkını toza, toprağa, çöpe, çamura terkeden başkanlar var, diğer taraftan aileleri mutlu eden, evlere kadar hizmet götüren başkanlar var. Bunlar ne güzel şeyler ALLAHIM. Ama bizim böyle bir tercihimiz yok işte sayın seyirciler….. 
Tabiî ki akıllı partilerin Van için şimdiden yol haritalarını çizmesi lazım. Tabii çizerken hizmetleri de göz ardı etmemesi gerekir. Bana göre partilerin, liyakatli, Van’ın her ücra köşesini bilen, bilgili, birikimli, konuşmasını bilen, havada uçmayan, haddini bilen, kendini tanıyan, bu ilin kısa, orta, uzun vadeli önceliklerini belirleyecek yetenekte, liderlik vasfı gelişmiş, idareciliği anlayan, belediyecilik ekibini kurmuş bir halde bu halkın karşısına projeleri olan insanları kamuoyuna sunması lazım.
Parti mi, aday mı sorusunu da bu çerçevede çözebilirsiniz. Ama yalan konuşmayan biri olmalı mutlaka, hangi partiden olursa olsun. Çünkü malumunuz bu ilde o kadar yalan projeler ortaya atıldı ki, hiçbirinin esamisi bile okunmuyor. Ama yalan atanlar, yalanlarının şimdi yanlarına kar kaldığını düşünüyor olabilirler. Yüzleri kızaracak kadar onurlu da değildirler anlaşılan. Söz verip de, yapmadıkları projelerden belli eden bu. Hey partiler ne dediğimi anladınız mı, bir yıl sonra halkın size hesap sorma zamanı olacak hala geç kalmamışsınız. Hatalarınızdan ders alıp geri dönebilirsiniz, daha çok iş yapacak, kocaman bir yıl daha var önünüzde.
Toplantının bana göre en önemli konuşmalarını Ak Parti Van İl Başkanı Abdullah Aras ve Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tanrıverdi yaptı. Aras: “Van’ın içinde barındırdığı dört ayrı halk var; Kürtler, Türkler, Azeriler ve Araplar” dedi mesela ve bana göre Aras bununla ‘bu ilde çok farklı kültürde ve ırkta halklar var, kimse kimseyi tekelinde görmesin, siyaseti de buna göre yapmalıyız’ demeye getirdi ve ileriye dönük de bir yol çizdi. Ve şunları ilave etti: “Van ilinin en önemli sorunları şunlardır; 1- Güvenlik, 2 -Aday Profili, 3 -Teşkilatların Çalışmaları, 4 –STK, İş Adamı ve Sanayici Sorunu”.
Evet, Sayın Aras bu dört konuyu ifade ederken, bence içi yanarak dile getiriyordu ve çok da haklıydı. Evet, güvenlik sorunu: Bu ilde kimse kendisini güvende hissetmiyor, iki ateş arasında kalmış, nerede duracağını bilemiyor. Aday profili: Liyakatsiz insanlar, siyasetten geçinenler canını oldukça sıkmış . Teşkilatların Çalışması: Teşkilatlar, partinin amaçlarını ve hedeflerini dava edinebilmişler mi yoksa iş adamı olmak ve iktidarın nimetlerinden faydalanmak için mi partili olmuşlar, bu da ayrı bir yara siyasette, Stk İş Adamları ve Sanayicinin net olarak saflarını belirlemesi gerek. Bu ilde STK’lar ve iş adamlarının çoğu her zaman güçlüden yana olmuşlardır. Kim iktidarsa, o ağadır, paşadır mantığı hala sürüyor. Bunun için daha önce yazdığım (OMURGASIZLAR YAZIMI OKUYUN LÜTFEN) ne demek istediğimi ve Van’ı kuşatanların gerçek simalarını daha iyi anlarsınız. Ben Aras’tan bunları anladım. Aslında Aras’ın bu dört başlık altında dile getirdikleri birkaç yazı konusu ama ben kısaca değinmek istedim. Umarım genel merkez de Aras’ın bu samimi ifadelerini dinler, bu sözlerle çok yaralı olduğunu düşündüğüm konularda daha ayrıntılı bilgiler verir. Gerçi aldığım duyuma göre doğu ve güneydoğu illerinden oluşan 13 ilin il başkanı ve milletvekillerinin katıldığı toplantıda bölgenin bahsettiğim sorunlarının tartışıldığı özel bir toplantı gerçekleştirildi, Aras’ın da Van’ın sorunları ile ilgili birçok konuyu da gündeme getirdiğini öğrendim. Toplantının sonuç bildirgesi sanırım ileri günlerde açıklanacak, çünkü toplantıya birçok bakan da iştirak etmiş.
            Ayrıca Tanrıverdi’nin, KCK operasyonlarının nedeninin “halkın parasını dağa gönderiyorlar” ve “hizmet belediyeciliği değil ideolojik belediyecilik var” sözleri bir taraftan KCK operasyonları ile ilgili ilk kez resmi bir ağızdan “paralar dağa gidiyor” ifadesi dikkat çekici vurgular taşıyordu. Seçimlerde en çok konuşulacak konulardan birisi olacak bu ifadeler.
BDP’lilerin çok tepki göstererek dillendirdikleri “Ak Parti döneminde çok yolsuzluk yapıldı” iddialarına karşılık, Van’da Ak Partililerin de “BDP’liler paraları dağa gönderdi” iddiaları konuşulacak bu seçimde. Gerçi Van’daki KCK operasyonunun sonuçları tam da kamuoyu ile paylaşılmadı. Mutlaka Sayın Tanrıverdi’nin bildiği önemli şeyler olmalı ki, bu bilgiler zamanla ortaya çıkacak gibi. Yani seçim malzemesi şimdiden hazır gibi.  Ama bu halkın parasını çalan, hırsızlık yapan, yolsuzlukla uğraşan kim olursa olsun, bir gün Van halkına hesap verecektir. Van halkı hesap soracağı günü iyi bilir. Umarız bu süreçte karalama politikası olmaz, iftira atılmaz, şiddet içerikli siyaset yapılmaz. İddialar da mahkeme yoluyla zaten ortaya çıkacaktır. Yalan yanlış karalamaları da artık halk yemiyor, geçmişte de bu çok yapıldı çünkü…