^
VİR(E) SİYASET(2)
Yazıya başlamadan bir kaç mevzuya açıklık kazandırma zarureti hasıl oldu. Benim yazın hayatım tıpkı av yasağının kalkmasından sonra getirilen sınırlamalardan dolayı ilk birkaç gün denizlere açılmayan balıkçıların durumu gibi bir şey. Yok boyu 20 cm olacak,şu tarihler arasında serbest, yok şu derinlikte olacak… Tamam daha sansüre uğrayacak kadar yazı yazmadık ama editörün, yazı ne oldu, nereden gelecek, yolculuğu bitmedi mi, hangi ulaşım aracıyla geliyor türü müstehzi ifadeleri mobbing(bezdiri) uygulamalarını hatırlattı, neredeyse yılıklı iznimi kullanacaktım. O kadar yani. Mağmumum anlayacağınız.
Yazıya gelmeyen yorumlardan ve gönderilmeyen elektronik mektuplardan anladığım kadarıyla yazı anlaşılmış.(Anlayanlar ne anladıklarını bildirmedikleri için, ben ne anladıklarını anlayamadım, anladığım tek şey gaflette olan bir tek benmişim.)
Halkın nabzını tutmak adına, alanda gözlem, iletişim, etkileşim, vs adına kahvede, caddede, parkta halkın arasına karıştığımda, yanlı(ş) izlenim ve yorumlarına şahitlik ettim. Meselenin aslına geçmeden izaha muhtaç ayrıntılara açıklık getireyim.
Evvela müstearımın bir anonim şirket adı olduğunu ve siyasilerden ihale almak için yazmaya başladığım türü yorumlar duydum ki külliyen yalan. Bu isimde bir şirket varsa da benimle bir alakası yok, böyle biline. Bu ifadenin mefhumu muhalifi de geçerli tabii ki, benim de onlarla alakam yok.
Saniyen(beni en çok yaralayan ifadeler bunlardı) kimi şahıslar daha önceleri siyasi makamları işgal etmiş bir geçmişim olduğu iddiasından hareketle, halkın yüzüne bakacak bir yüzüm olmadığı için yüzümü göstermediğimi ifade ediyorlardı ki çok yaralayıcıydı. Siz bu güne kadar en sıradan vaatten(çöpleriniz zamanında toplanacak), hayale sığmayacak kadar büyük vaatlerde bulunmuş(iki anahtar vaadi gibi) kaç siyasetçiyi utançtan yüzünüze bakamayacak kadar utandığını gördünüz de size arkasını döndü. Siyasiler yüzüme baktıklarında utanmasınlar diye üstüne üstlük ben gözlerimi yumuyorum(Ola ki verdiği sözü hatırlarım da yüzüm kızarır.). Hal-bu-iken o fotoğraf bir siyasetçi olsam, halka nasıl bakar, nereden bakar diye merak ettiğim bir sırada(genellikle üstten bakıyorlar) yaptığım düşünce turu ve çekimlerden kalma bir halka bakma hatırası. Anlayacağınız oradaki resim benim, sizsiniz, biziz, hepimiz iz. Aslında gerçekten de yüzümüze bakan siyasetçi yok gibi, hatta gibisi fazla gibi.
Salisen(en komiği bu) kimileride ileride siyaset sahnesinde yer almayı düşündüğüm için yüzüm eskimesin, siyaseten yıpranmayayım diye yüzümü göstermediğim sonucuna varmışlardı ki itiraf etmeliyim bu görüş ruhumu hafif bir esinti gibi etkisi altına aldığında Said-i Nursi’in(Kürd-i olsa sakıncası olur mu? bilemiyorum) Euzu………we min es-siyase ifadesi şamar gibi zihnimi çarptı.(yazının bundan sonraki bölümü bu şamardan sonra yazıldığı için anlayışla karşılanması ümit edilmektedir.)
Bu girizgâhtan sonra yazıya(ilk yazı) dönecek olursak: Aslında siyaset sahnesinde(nedense tiyatro sahnesini hatırlattı) rol kapan, rol verilen insanlar(ilginçtir rol almıyorlar) halkla hiç konuşmuyorlar. Bir konu hakkında demeç verirken resimdeki(tepeden bakılan resim) size bakıp başkalarına mesaj veriyorlar. Başkalarına bakarak sert bir açıklamada bulunduklarında konunun uzmanları ve siyasi analistler aslında başkalarına değil ötekilere şu şu mesajı ilettiğini bildiriyorlar bize. Birbirleri ile en kavgalı söylemlerde bulundukları bir dönemin üzerinde birkaç ay geçtikten sonra, ortaya çıkan fotoğraflardan en sıkı fıkı oldukları zamanların o dönemler olduğunu anlıyorsunuz. Âlemden âleme akılan zamanlarmış meğer. Örneğin A kişisi B şahsına ‘’Kimse ölmesin.’’dediğinde anlamamız gereken bu cümlenin ilk akla gelen anlamı değilmiş.;)
Aslında demek istenen şunlar olabilir, örneğin.
A, B’yi tehdid ediyordur. Ayağını denk al demek istemiş olabilir.
Yada ikimizde aynı alfabenin harfleriyiz, ünlü, ünsüz harf diye bizi bölüyorlar, oyuna gelmeyelim demişte olabilir.
A işin gerçeği B’ye değilde B üzerinden C’ye mesaj veriyordur. Kendine dikkat et senin için endişeleniyorum da olabilir, Kendine dikkat et seni için iyi olmaz da olabilir.
A, aslında kendi adına konuşmuyordur D adına söylenmesi gerekenleri B üzerinde E ve F’ye sizi gördüm B’nin arkasında siz varsınız, biliyorum demişte olabilir.
D hiç ortalıkta görülmeyen J adına(çünkü J, G ve Ğ ile küstür) B’ye git G ile Ğ’yi barıştır demek istemiş olabilir.
Ya da olasılık hesaplamaları göz önünde bulundurularak herhangi bir olasılığı söylemiş olabilir. Bizlerde bu anlamlar içinden bir anlam üzerinden bir bilinç inşa edip anladığımızı iddia edip, birde anlatıyoruz. Bizimle konuşan birini bulana aşk olsun.ÖYLE BİRİDE YOK.
‘’Biri bizimle(buradaki biz biziz, halk) konuşsun.’’ diye yazmak geçiyor içimden ama kim nasıl anlayacak, endişelendiriyor beni. Siyasetçisi artık nasıl anlar, hafazanallah. Gerçi geçen yazıyı anlama durumunuza bakılırsa(Gelmeyen mesajlardan %100 anlaşıldığı anlaşılıyor) sizde problem yokta, ben nasıl anlamalıyım emin değilim.
‘Kimse ölmesin.’
ÖNEMSİZ NOT:Sevgili editör ‘Yazı nerede kaldı, nereden gelecek?’ veya ilk yazı için ‘Harf enflasyonu varda benim mi haberim yok? Kaç vuruşla yazı yazmayı düşünüyorsun?’ türü ifadelerle yazarlık hayatımın ilk gününden beri olan birlikteliğimizi bitirme çabanı ve beni yerel bir televizyona çıkıp seninle ilgili açıklama yapma zorunda bırakma girişimlerin beni hiç etkilemiyor, haberin olsun.