banner279

İSLAM AYRIŞMALARI BİZLERİ NEREYE GÖTÜRÜR

ISLAM AYRIŞMALARI BIZLERI NEREYE GÖTÜRÜR

Çok yönlü emperyalizmin kuşatması altında bulunan Müslümanlar adeta onlara katkı sağlarcasına birbirilerine düşmüş durumdadırlar. Ayrışmalar ve parçalanmalar giderek artmakta ve Müslümanlar küçücük parçalara bölünmekte. Küçük ve basit nedenler zaman içinde büyüyor, öyle oluyor ki ilerleyen zaman içinde artık bir araya gelinemiyor.

Ayrışmalara neden olan küçük oluşların zaman içinde abartılması önü alınamaz bir duruma bürünmesi önemli bir sorun. Kaldı ki başlangıçta hiç de önemsenmeyecek nedenlerdir bunlar.

Müslümanlar aralarında ayrışma değil buluşma noktalarını çoğaltırlarsa sorunların önüne geçmiş olurlar.

Müslüman’ız, kusur aramak yerine iyilikleri ve güzellikleri aramak önceliğimiz olmalı. Hatta kusur ve günahları örtmek, görmezden gelmek daha hayırlı sonuçlar getiriyor. Kusurları deşmek ve kurcalamak daha büyük zararlara neden olabiliyor. Günümüz Müslümanları birbirlerinin kusurlarını aramak ve deşmekle meşguller.

Zaman çok hızlı akıyor, olaylar hızla büyüyor ve zaman içinde bir çığa veya acımasız bir silindire dönüşüyor. Müslümanlar silindirlerle birbirlerini ezmekle meşguller, sanki başka bir işleri yokmuş gibi.

Müslümanların birer birer  parçalanıp yok olmamaları için, bilinçle büyük çıkışa başlamak üzere birlik olmaları elzemdir. Gençler, yaşlılar veya her yaş grubundakiler birbirine kenetlenmeli. Kısa hedefler yerine geleceğe dönük hedeflere odaklanmalı.

Günümüzün en önemli sorunu, sosyal medya üzerinden bozulmalar neden olan, laf kalabalığından başka bir şey olmayan bu gibi durumlardan uzak durulmalı. Sevgiyi, dostluğu ve kardeşliği pekiştirmeli. Dostluk halkasını genişletme, yönünü hiç bozmamayı ilke edinmeli. Sahih ve sağlam kaynaklardan beslenme önceliğini edinmeli.

Siyasal dalgalar çok hareketli ve çok hızlı. Bir alabora gibi ne var ne yok silip süpürüyor. Bunların önünde durmak da zordur. Bu gibi durumlarda bulunulan çevredeki insanlar birbirlerini didiklemek yerine birbirlerine tutunarak ayakta durmak zorundadırlar. Bu, Müslümanların geleceği için bir zorunluluk. Zaten Müslümanları kuşatan yabancılıklar Müslümanları içten içe kemiriyor.

Büyük bir medeniyete sahibiz. Köklü ve büyük bir birikimimiz var. Bunlardan beslenilerek geleceğe yol almak önceliğimiz olmalı. Medeniyetimizin hemen bütün unsurlarının iyice kavranmalı ve bilinmeli. Beslenme kaynaklarından uzaklaşıldıkça sığlaşılıyor ve zamanla da kuru bir nesneye dönülüyor.

Büyük İslâm medeniyetindeki devletler iç çekişmelerden, kardeşlerin hırslarından ötürü dağıldılar. Bunları bile bile yeni kavgalar ortaya çıkarmak ve bunu ısrarla sürdürmek hiçbir yarar sağlamıyor.

Umutsuzluğa kapılmadan, bilinçle, sabırla ve azimle bulunulan yerde sağlam durup yolu sürdürmek bir yükümlülük. Sultan Murat Balkan seferine çıkarken yanında âlim hocalar bulundurur, at sırtında bile yanında bulundurduğu kitaptan okur. Çünkü insan ruhu aç ve sürekli beslenmeye muhtaç. İnsan beslendikçe kavrayışı ve algısı güçlenir.

Gençlerin önceliği sağlam kaynakları çok çok okuyarak bilgi edinmeleri, beslenmeleri.

Çok konuşmak hüner değil. Konuşmayı sağlayacak birikime ermeleri onları daha güçlü kılar. Zamanımızda okumayan ve düşünmeyen çığırtkanlar söz sahibi. Onlar örnek alınmadan bilge, âlim ve şairlere bakmalı. Dalgalara kapılmadan yürüyüşünü sürdürmeli.

YORUM EKLE

banner141

banner140

banner241