“Ulaşım sorunu ciddi bir sorun“VİDEO İZLE

AMA KENDİ YETKİMİZ DAHİLİNDE NE YAZIK'Kİ HİÇBİRŞEY YOK!
VAN 11.06.2014 23:26:24 0

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, üniversite olarak en çok yaşadıklarını sorunların başında ulaşım sorununun geldiğini söyledi.

Basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, ulaşım sorunlarının çok ciddi bir sorun olduğunu söyleyerek, üniversitelerinde ciddi bir sorun olan ulaşım sorununun Eylül ayına kadar çözülmesini beklediklerini belirtti.

Ulaşım sorununu Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarıyla paylaştıklarını söyleyen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Battal, belediyenin bu konuda önerilerde bulunduğunu hastane ve üniversiteye gelen ulaşım araçlarını ayıracaklarını söyledi.

“Ulaşım belediyelerin uhdesi altında”

Sorunla ilgili gerekli yazışmaları yaptıklarını söyleyen Battal, “Üniversitemizde ulaşım sorunu çok önemli bir sorun, belki en çok sorun yaşadığımız sorunlardan bir tanesi ulaşımdır. Ulaşımla ilgili kendi yetkimizde olun hiç bir şey yok. Ulaşım biliyorsunuz tamamen belediyeler uhdesine verilmiştir. Büyükşehir belediyesi olduk, belki sistemi biraz daha değiştirdik ama ulaşım ağırlıklı olarak büyükşehir belediyesin uhdesindedir. Ulaşımla ilgili bütün yazışmaları yaptık. Gerekli önlemlerin alınması için gerekli bütün yazışmalar yapılmıştır. Bu 1-2 değil onlarca yazışmadan bahs ediyoruz. Bu noktada belediye ile mutabık kaldık. Belediyenin bu konuda çalışması var. Bir projeleri var ve bu proje faaliyete geçtiği zaman umuyorum bu ulaşım sorunu da çözülecek. Seçimler bitti inşallah kısa sürede bu proje faaliyete geçirilir. Çünkü geçenlerde eş başkanları ziyarete gittiğimizde bu konu üzerinde durduk. Bu konuda bir heyet, bir komisyon oluşturalım dedik. Bu komisyon için adımlar atılıyor. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor.” Dedi.

“Çok ciddi bir ulaşım sorunu ortaya çıkıyor”

Battal, hastanenin de kampüse gelmesiyle birlikte öğrencilerin ciddi sorunlar yaşadığını belirterek, “Günlük ortalama olarak 2 bine yakın hasta geliyor. Yakınlarıyla beraber bunu düşündüğümüz zaman sadece hastaneye olan sirkülasyonun 4 bin, 5 bin kişi gelip gidiyor. Gidi gelişi hesap ettiğiniz zaman bu 10 bine kadar çıkar. Çünkü gelenler bir daha dönüyor. Böyle bir sirkülasyonu dikkate aldığımız zaman çok ciddi bir ulaşım sorunu ortaya çıkıyor. Bekir Kaya bir öneride bulundu ve hastane dolmuşlarını ayıralım önerisinde bulundu. Bu bizim için uygundur. Tabi ayırabilmek için belediyenin yeni bir kooperatif kurması gerekiyor. Üniversiteye gelen öğrenciyle, hastaneye gelen insanların aynı dolmuşta gelmesini doğru bulmuyorum. Bu konuda belediye ile çalışmalarımız devam ediyor. Umarım bunu Eylül ayı itibariyle çözmüş oluruz.” İfadelerini kullandı.

“Üniversitenin nasıl en kısa sürede eğitime başlayabileceği planlarını yaptık”

2011 yılında meydana gelen depremlerden dolayı üniversitede eğitim-öğretime kısa bir süre ara vermek zorunda kaldıklarını söyleyen Battal, “2007 yılından yapılan bütün binaların güçlendirilmesi gerekiyordu. Hasar gören binalarımızın dışında inşaatı devam eden binalarımız vardı. Üniversitenin nasıl en kısa sürede eğitime başlayabileceği planlarını yaptık. Bunlardan bir tanesi öğrencilerin barın ve güvenli bir şekilde ders görebilecekleri yerlerdi. Hızlı bir şekilde prefabrik derslikler ve yurtlar yapılırken, aynı zamanda AFAD’tan konteynırlar istedik. Bu konteynırları yurda dönüştürdük. Diğer taraftan hükümet nezdinde girişimlerde bulunarak üniversitemizde yapmamız gereken olayları bildirdik. Yeni yurtlar yapılması, yeni organlar yapılması, eski binalarımızın ve yurtlarımızın güçlendirilmesini bildirdik.” Diye konuştu.

“Bize verilen güçle beraber çalışmalarımıza devam ettik”

Bakanlığa yaptıkları bütün taleplerin kabul edildiğini belirten Battal, “Hiçbir talebimiz geri çevrilmedi, buda bize güç verdi. Bize güç katan bir diğer etken ise 77 milyon insanın kalbinin bizimle atmasıydı. Bu güçle beraber çalışmalarımıza devam ettik. Şubat ayına kadar tatil ettiğimiz üniversitemizi bir planlama yaparak ve YÖK’ten izin alarak gruplar halinde eğitim-öğretime başladık. Ancak Şubat ayında başlayabiliriz düşündüğümüz eğitime Aralık ayında başladık. Yüzüncü Yıl Üniversitesi içerisinde bulunan gerek derslikler, gerekse lojmanlar, yurtlar dahil ve ayak olan bütün binalar elimizden geçti. Çünkü bir kısmı hem bitmemişti, bir kısmı da eskiden yapıldığı için güçlendirme yaptık. Bunlarla beraber ishale hattımız, kanalizasyonumuz yani yer altı ve yer üstü bütün altyapı hizmetlerini de tamamen yenilendi ve daha işlevsel hale getirildi.” İfadelerini kullandı.

“Üniversitemizi cazibe merkezi haline getireceğiz”

Üniversitelerinin çok büyük bir alana kurulduğunu, üniversitenin büyük bir alana kurulmasının avantajları olduğu kadar dezavantajları da olduğunu söyleyen Battal, “Özellikle çevreye yönelik çok ciddi dezavantaj oluşturuyor. Altyapıya yönelik dezavantajlar oluşturuyor. Ancak biz bunların hiçbirini sorun etmedik ve bütün sorunlar üzerinde hassasiyetle çalışmalar yaptık. Üniversitemizin en çok eleştirilen taraflarından bir tanesi çevre düzenlemesiydi. Tabi üniversitemiz yapılırken bize göre yol planlaması çok iyi yapılmamış. O zamanlar belki üniversitenin bu kadar genişleyeceği ve büyüyeceği tahmin edilmedi ve bir ana yol oluşturulmuş, o ana yol artık yetmiyor. Bizde bunun için bir çevre yolu oluşturduk. O ana yolumuzu da alle yoluna çevireceğiz. Yani tamamen yayalaştırmak suretiyle orayı insanların zaman geçirebileceği düzgün planlanmış, projesi yapılmış bir çevre düzenlemesiyle beraber cazibe merkezi haline getireceğiz üniversitemizi. Biz deprem süre de dahil olmak üzere üniversitemizin inşaatlarıyla uğraşırken yeni çevre düzenlemesiyle de ilgilendik.” Şeklinde konuştu.

“Üniversitemizin güzelliklerini herkese yaşatmak istiyoruz”

Yüzüncü Yıl Üniversitesinin Türkiye’de kampüs olarak en iyi kampüslerden bir tanesi olduğunu belirten Battal, “YYÜ’de ilk defa projeli bir şekilde ve yatırım ayırmak suretiyle çevre düzenlemesi yapılıyor. Bu tür çalışmalarımız bundan sonrada inşallah devam edecek. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türkiye’de kampüs olarak en iyi kampüslerden bir tanesidir. Kıyısı olan kampüs çok sınırlıdır. Dolayısıyla bunlardan en önde gelen üniversite YYÜ üniversitesidir. Biz bunun farkındayız. Üniversitemizin güzelliklerini öğrencilerimize, personelimize ve Van insanına yaşatmak istiyoruz. Bunun içinde ciddi adımlar attık. Her geçen gün gelişen durumlara üniversitemizi de adapte etmek suretiyle yeni bölümler açıyoruz. Yeni fakülteler açıyoruz. Denizcilik Fakültesi Türkiye’de açmak çok zor, teşkilatlandırmak daha da zordur. İnanıyorum biz Denizcilik Fakültemize önümüzdeki yıl öğrenci alacağız. Hem yurt için öğrenci alırken, hemde yurt dışında şuan için görüştüğümüz 10’a yakın öğretim üyesi var. İlk etapta 2-3 tanesini alacağız. Eğitim-öğretim başladığımız zaman öğretim üye sayısını dahada attıracağız. İnanıyorum öğrenci aldığımız zaman daha da güçlü hale geleceğiz. Bu anlamda üniversitemiz çağdaş gelişmeleri takip ederek ilgili bölümlerini açıyor. Bu anlamda yurt dışı ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor.” Diye konuştu. (Hacı Yılmaz)