“Türkiye'nin en önemli üniversitelerinden biri olduk“

ÖNEMLİ DETAYLARA DEĞİNDİ...
VAN 9.06.2014 10:44:06 0
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, Van'da göreve başladığı yıl sadece 4-5 bin öğrencisi olan ve iki-üç binadan oluşan bir kampusta yer alan Van YYÜ'nün, gelinen noktada büyük gelişme kat ettiğini söyleyerek, "Bugün üniversitemiz; 15 fakültesi, 4 yüksekokulu, 9 meslek yüksekokulu, 5 enstitüsü, 25 bine yakın öğrencisi ve 730'a yakın öğretim üyesi olan bir üniversite konumuna ulaştı" dedi.


     Van'daki bazı gazetecilerle sohbet toplantısında bir araya gelen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Battal, yaklaşık 25 yıldır Van'da görev yaptığını ve o günden bugüne, hem şehrin hem de üniversitenin her yönüyle büyüdüğünü ifade etti. Battal, üniversitenin özellikle deprem sonrası toparlanmasına Hükümetin büyük bir katkısı olduğunu ifade etti.


Van'daki bazı gazetecilerle Akdamar Oteli'ndeki sohbet toplantısında bir araya gelen Rektör Battal, önemli konulara değindi.

1990 yılında Asistan olarak Van YYÜ'de göreve başladığını söyleyen Rektör Battal, "Benim göreve başladığım yıllarda Van'da ev bulmakta bile çok büyük sıkıntı çekiyorduk, çünkü Van gerçekten de küçük ve gelişmemiş bir şehirdi. Gidilecek iyi bir otel, iyi bir lokanta yoktu. Ama bugün gelinen noktada, büyük deprem yaşanmasına rağmen Van her yönüyle büyük gelişme kat etti. Ancaş şunu söylemem gerekir ki bu gelişmede, üniversitenin katkısı, çok büyüktür. Biz geldiğimizde 5 bin öğrencisi vardı. 1987'de kampusa taşınmıştı. Bir-iki bina tek vardı. Şimdi ise üniversite kampusu tamamen bir şehre dönüşmüş" dedi.

"ATATÜRK, VAN'A ÜNİVERSİTE KURULMASINI İSTEDİ"
Van'ın tarihçesine kısaca değinen Battal, "Geçmiş dönemlerde Van'ın ev sahipliği yaptığı tüm medeniyetlerde, bu şehre büyük değerler verilmiş. Örneğin Osmanlı'nın son dönemlerinde Van'a üniversite yapılması konuşulmuş, hatta bütçe çıkarılmış. Bediüzzaman Said-i Nursi Van'da üniversite kurulması için çabalamış. Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri ve siyasi tecrübesinin zirvede olduğu dönemde, Türkiye'de sadece İstanbul Üniversitesi varken, iki üniversiteden birinin Van'a kurulmasını istemiş. Biri Ankara, öteki Van… Tüm bunları göz önüne aldığınızda bu şehre büyük bir değer verildiğini görürsünüz. Tüm bunlara rağmen kentin ve üniversitenin geldiği konum kötü değil" diye konuştu.

Doğu Anadolu Projesi kapsamında kalan illerin üniversitelerinin bulunduğu DAP Üniversiteler Birliği'ni kurduklarını anlatan Rektör Battal, komisyonların kurulduğunu ve çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Battal, "Önceki gün Devlet Bakanımız Cevdet Yılmaz ile görüştük ve kendisi bize her konuda destek olacağını söyledi. Kendisini Teknokent'in açılışına da davet ettik ve kabul etti. Çalışmalar konusunda da bundan sonra bize destek sunacaklarını ifade ettiler. DAP çok daha önceden düşünülmüş, ancak geç faaliyete geçmiştir. Ayın 10'unda Ağrı'da toplantımız var, umarım oluşturulacak komisyonlarla, hangi şehrin nasıl sorunları var, bu konuda güzel çalışmalara imza atacağız. Ben iki yıldır bu birliğin başkanlığını yürütüyorum" dedi.

"HÜKÜMETİN BÜYÜK KATKISI OLDU"
Üniversitenin her geçen yıl büyüdüğünü söyleyen Battal, "Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde 15 Fakülte, 4 yüksekokul, 9 Meslek Yüksekokul, 5 Enstitüsü, 24 bin 525'e yakın öğrenci bulunuyor. Yine 730 kişiye yakın öğretim üyemiz var. 800 civarında da öğretim elemanlarımız var. 1400 civarında ise idari personelimiz var. Şirket elemanlarını dikkate alırsanız 2 bin beş yüz veya 3 bini geçer. Deprem önce öğretim sayımız 540 civarındaydı. Ama depremden sonra bu sayı 730'a çıktı. Bu sayıyı her geçen gün arttırıyoruz. Özellikle deprem sonrası Hükümetin bize kesinlikle büyük katkısı oldu. Bizim talep ettiğimiz her şeyi harfiyen yenine getirdi. Onun için eğer hükümet bize destek vermeseydi, bugün üniversite diye bir şey kalmayacaktı. Depremden sonra 496 lojman yapıldı. Yaklaşık 8 bin kişilik bizim yurt kapasitesi var. Türkiye'de en lüks yurtlar bizde yapıldı. 3 kişilik odalar, bu odaların tuvalet, banyosu içindedir. Hükümet bu yurtlar için bize ayrı bütçe verdi. 42 milyon ek bütçe verildi. Ben taleplerimizi direk Sayın Başbakanın makamına yazıyordum. Başbakan yazıyı almış, gereği için ilgili bakanlıklara göndermiş ve biz onun için çok hızlı toparlandık. Van'da ilk toparlanan kurumların başında biz geliyoruz. Üniversitemiz 32. yılına girdi. Yüzde 50 ile 400 arasında büyüdü. Bütünlüğü, öğrenci, lojman, yurt, personel gibi açılardan değerlendirebilirsiniz. Depremden sonra öğrencilerimizi çevre illerden getirdiğimiz araçlarla evlerine gönderdik. Güzel bir kriz yönetimi oluşturduk. Daha sonra öğrencileri tekrar geri çağırdığımızda da öğrencilerle ve personelle güzel bir bağ kurduk. Ben öğrenci kalsın diye güçlendirdiğimiz yurtta kaldım. Bu açıdan doğru yönettiğimize inanıyorum. O süreçte en doğrusunu yaptık. Allah'a şükür şimdi üniversitemiz uluslararası bir düzeydedir" diye konuştu.

"YAPACAĞIZ, DEDİKLERİMİZİ YAPTIK"
Göreve gelmeden önce neler yapacaklarını ifade ettikleri bir kitapçık hazırladıklarını ve bugün 'yapacağız' dedikleri çok şeyi yaptıklarını anlatan Battal, "Biz rektör seçildiğimizde bir kitapçık yayınladık. O kitapçıkta ne tür şeyler yapacağımızı anlatıyordu. Van'daki sanayici işadamlarıyla ve senato üyelerimizle sektöre bazda toplantılar yaptık. Birçok Sivil Toplum Örgütümüzün sorunlarının çözme hususunda rapor hazırlayıp gerekli müracaatları yapıyoruz. Bunlarla ilgili çok iyi sonuçlar alıyoruz. Kuzey Irak'la ilgili ilişkilerde ilk defa giden ve yanınızda da işadamlarıyla götürmek suretiyle giden kurum biziz. Kuzey Irak ve Van'ın ilişkileri bizden sonra hızlandı. Şuan bir grubumuz Ekonomi Bakanlığı'nda aldığımız bir proje kapsamında orada bulunuyor. Çok ciddi çalışmalar yapıyorlar bu çalışmalar hem sağlık turizmi, hem eğitim turizmi, hem de öğrenci alımına ilişkin çok önemli adımlar atıldı. Bunları da inşallah ilerleyen dönemlerde göreceğiz. Yani üniversite olarak elimizden geleni yaptık. Hakikaten Van Türkiye genelinde yapılan sınavlarda seviye olarak çok düşük seviyelerde ama biz bunun sorunlarını İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortak bir çalıştay yaptık ve yaptığımız çalıştay kitapçığını da bastırdık. Bu kitapçığı Milli Eğitim Bakanlığımıza da gönderdik. Biz bu kitapçığı hazırlarken çok güzel şeylere değindik. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yapacakları, Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin yapacakları, bakanlığın, valiliğin, dershanelerin ve okulların ne yapacağı o kitapçık da mevcuttu. Aynı paralelde meyve sebze üretimi ile alakalı bir çalıştay yaptık. Bunu da DAKA ile birlikte yaptık ve onu da aynı mantıkla yaptık hangi alanlarda neler yapabiliriz. Depreme rağmen bizim Türkiye'deki 120 tane devlet üniversitenin içerisinde 26. Sıradayız. 180 üniversitenin içerisinde değerlendirdiğimizde ise 33. sıradayız. Öğretim üyelerimize proje kapsamında yurtdışına gitme imkânı verdik. Şimdi Teknokent'imiz bitme aşamasında Teknokent'le zaten sanayi ve işadamlarıyla doğru bilişim kuracağız. Bildiğiniz gibi Teknokent'in en temel özelliği sermaye ile bilgiyi birleştiriyor ve istihdam alanı oluşturuyor" dedi.

"TEMEL İLKEMİZ, RAHATSIZ EDİLMEK İSTİYORUZ"
"Bizim temel ilkemiz, rahatsız edilmek istiyoruz" şeklinde sözlerini sürdüren Rektör Battal, "Hangi öğrencimizin ve vatandaşımızın ne tür sorunları olursa olsun, bana sosyal paylaşım sitesi Twitter aracılığıyla ulaşabiliyor. Öğretim üyelerimizin bir başarısı olduğunda hemen gidip kutluyoruz. Herkesin derdiyle hemhal olmaya çalışıyoruz. Gerçekten yatırımlarımız geçmiş dönemlerle mukayese edilmeyecek düzeyde bir performans oluştu. Van'daki iş hayatına katkı sunmaya çalışıyoruz. Zaten Van Organize Sanayi Bölgesi ile irtibat halindeyiz. Örneğin İhtisas Gümrüğü ile alakalı bizim ciddi bir çalışmamız oldu. Bu İhtisas Gümrüğü beraber, buradaki laboratuarımız da her şeyi yapabileceğiz" dedi.

Zaman zaman üniversite ilgili olumsuz yazıların yayınlandığını anlatan Battal, "İnanın yazılanların çoğu doğru değil. Dolayısıyla bölgeyi yazan ve çizenlerin yüzde 95'i, bu bölgeyi doğru yansıtmıyor. Onun için doğru algı oluşturmak gerekir. Burada gazetecilere de büyük görevler düşüyor" ifadelerini kullandı.

Kentin ekonomik ve sosyal alanda kalkınması için şehirle sürekli irtibat halinde olduklarını, ilçe belediye başkanları ile bile sürekli görüştüklerini, işadamları ile bilimsel raporlar üzerinde kafa yorduklarını anlatan Prof. Dr. Peyami Battal, "Şehirden kopmamaya çalışıyoruz. Kentin ekonomisinin düzelmesi için üniversite olarak bilimsel katkı sunmaya çabalıyoruz. Bakın daha önce de söyledik, inanın Van'ın 3 milyarlık bir ihracat düzeyine çıkması halinde Van'ı kimse tutamaz. Şuanda toplam 60 milyon dolar ihracat var. Yani oldukça düşük. Oysa Kuzey Irak inşatlarında hep Türk müteahhitler var. Bunlar Diyarbakır ve Gaziantep'ten oraya gidiyorlar. Biz gıda ve inşaat sektörünün üretimini oraya yönlendirmek zorundayız. Şimdi Kuzey Irak'ta büro açacağız. Van TSO ile DAKA bizimle görüşerek kendilerinin büro açacağını söyleyince, ortak açmaya karar verdik" dedi.

"ESKİ TIP FAKÜLTESİ ARSASI BİZİM KORUMAMIZDA"
Gazetecilerin Eski Tıp Fakültesi arsasının nasıl değerlendirileceği yönündeki sorusunu yanıtlayan Battal, "Eski tıp fakültesinin yerinin imar planı yapılırken, 10 dönümünü yeşil alana 14 dönümünü ise Tapu Kadastro binasını yapıyorlar. Oranın arka tarafı da bize tahsis edildi. Biz de orada semt kliniği açabiliriz. Orada 26 dönümlük bir yer var. Van'ın en büyük sorunu yeşil alan olduğu için, direkt yapılaşmaya gidilmeyecek. Orası bizim ve biz o arsayı kolay kolay kimseye vermeyiz" ifadelerini kullandı.

Üniversite kampusunda son yıllarda önemli çalışmalar yaptıklarını özellikle yeşil alan konusunda önemli adımlar attıklarını dile getiren Battal, "Çevre geçmişle mukayese edilmeyecek kadar değişti. Şuan çevre yolu çalışmalarımız bitmedi, bittiği zaman kaldırımıyla, ışıklandırmasıyla ve ağaçlandırılmasıyla farklı bir konsept oluşacak. Bir ihalemiz daha sonuçlandı. Eski yurtlardan Eğitim Fakültesi'ne kadar giden yolda, 40 metre genişliğinde, gece ışıklandırması, havuzu, ağaçlandırması, yürüme yolları, yani oraları artık yayalaştırıyoruz. Amfi Tiyatrosuyla projeyi imzaladık, sıra başlayıp yapmaya geldi. Yani o yapıldığı zaman kampus tamamen değişmiş olacak. Türkiye'de yüzölçümü bu kadar geniş üniversite, çok nadir var. Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampusu diğer üniversitelerle kıyaslandığında çok büyük bir üniversite. Ancak bu kadar büyük kampusları olanların bu kadar seyrek veya uzak üniversite yoktur. İlk giriş noktasından, ilk binaya kadar 2 buçuk kilometre mesafe söz konusu. Bu sadece bizde var ve 7 bin 500 dönümlük arazimiz var. Çok dağınık yerleşmişiz. Ama bizim şuan bütün fakültenin etrafları inşaat halinde. Dolayısıyla bunlar bittiğinde çok güzel olacak. Üniversitemiz kurulduğu günden bu yana ilk defa peyzajı ihale yapıyoruz. Bu zamana kadar düzen yoktu. Şimdi ise geçtiğimiz yıl diktiğimiz ağaçtan yüzde 2 fire verdi. Bizim şuan en büyük sorunumuz işçi sorunumuz. Bakanlıktan tekrar işçi istedik. Yani çevre ile ilgili bu projelerimiz faaliyete geçtiğinde kampusumuzun sorunu bitecek. Bunları öğrencilerimiz de görüyor" diye konuştu.


"ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR"

Üniversiteyi her alanda kalkındırmak, çalışmaları hızlandırmak ve ülkenin en iyi üniversitesi yapmak için gayretlerinin devam ettiğini dile getiren YYÜ Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, "Bizim deprem sonrası ilk ihaleye çıktığımız yer kütüphaneydi. Ancak ihaleyi iptal etmek zorunda kaldık. Yeni bir bina planlıyoruz. Bizim binamızın uygulaması yapıldığı zaman Türkiye'deki üniversiteler arasında ödül alabilecek bir kütüphane binası olacak. Biz ihaleyi iptal edince mahkeme sürecine girdik. Yani bizden kaynaklı bir sorun değil. Ancak biz mecburen kütüphaneyi çözmemiz gerekiyordu, bunu da büyük oranda haletlik. Şuan bir iki alanımız daha var, oraları da kütüphaneye dönüştürüyoruz. Mevcut olan stokumuzdaki bütün kitaplarımızı sergiye koymuş olacağız. Dolayısıyla kitap alma sorunu kalkacak. İnşallah bu yıl kütüphanenin temelini atarsak yakın zamanda bitecek. Yine bir spor kompleksi söz konusu. Bu komplekste; bir kapalı yüzme havuzu ve spor salonu yapıyoruz. İnşallah şimdi bir başka projemiz daha var, ama biz bunu kendi öz gelirlerimizden yaptıracağız. İçerisinde sinema, bowling salonu, ayakkabı tamircisinden tutun da, her türlü müştemilatına kadar, yani büyük bir alışveriş merkezi… İnşallah bu çalışmalar bittiğinde üniversitemiz her yönüyle ülkenin en önemli üniversitelerinden biri olacaktır" dedi.

Battal, göreve geldiğinde kimseye haksız yere zulmetmeyeceğine söz verdiğini belirterek, "Ben göreve geldiğimde şunu söyledim. Allah'ım inşallah ben görevimin başında olduğum sürece kimseye zulüm etmem. Zulüm etmek zorunda bırakıldığımda ise kalkıp giderim. Allah'a şükür hep bu şiarla çalıştım" ifadelerini kullandı.



Bölge: Bişar Ulutaş