Türkiye genelinde 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanı, hak ettikleri ücret artışlarının uygulanmaması nedeniyle greve gitti. Koop-İş Sendikası’nın öncülüğünde gerçekleşen eylemlerde, emekçiler “Biz yok sayılıyoruz, emeğimiz görmezden geliniyor” diyerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na tepki gösterdi.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanları bugün greve çıktı. Koop-İş Sendikası tarafından alınan karar doğrultusunda yapılan grevde, çalışanlar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kamu işçilerine uygulanan toplu iş sözleşmesi protokolündeki ücret artışlarını kendilerine yansıtmamasına tepki gösterdi.
Koop-İş tarafından yapılan açıklamada, 600 bin kamu işçisinin ve Aile Bakanlığı’na bağlı 30 binden fazla işçinin protokolden doğan zam oranlarını aldığını ancak SYDV çalışanlarının kapsam dışında bırakılarak memurlara verilen yüzde 11 + yüzde 7 oranlarının dayatıldığı belirtildi.
Emekçiler açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bizler depremde ilk sahaya çıkan, pandemide vatandaşların yanında olan, hafta sonu dahi görevini sürdüren, sınırlı bütçelerle milyonların derdine derman olmaya çalışan emekçileriz. Ancak emeğimiz görmezden geliniyor. Bizi yok sayan hiçbir sözleşme ve protokol geçerli değildir.”
Sendika temsilcileri, daha önceki dönemlerde aynı oranda zamların herhangi bir itiraz olmadan kabul edildiğini hatırlatarak, “Şimdi ne değişti?” sorusunu yöneltti.
Açıklamada ayrıca şu mesajlar öne çıktı:
“Bu grev sadece ücret için değil, yıllardır görmezden gelinen emeğimiz ve alın terimiz içindir.”
“Bizler yoksulun umudu, afetzedenin dayanağı, sistemin sessiz kahramanlarıyız.”
“Geçinemiyoruz, değer görmüyoruz, yok sayılıyoruz!”
Emekçiler, mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini vurgulayarak, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganıyla grevi başlattı.
İşte yapılan basın açıklaması.
"BASIN AÇIKLAMASI
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının Değerli emekçileri, kıymetli yol arkadaşlarımız, Basınımızın değerli emekçileri,
Hepinizin bildiği gibi,
Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ ile Hükümet arasında 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olan
Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü 02.08.2025 tarihinde imzalandı.
Bu protokolle birlikte,
600 bin kamu işçisi hak ettiği ücret zamlarını aldı. Sendikamız Koop-İş,
Örgütlü olduğu kamu işyerlerinde birer birer sözleşmeleri imzalıyor.
Ancak ne yazık ki,
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı,
Kendisine bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında Kamu çerçeve protokolüyle elde edilen ücret zamlarını Uygulamak istemiyor.
Vakıflarda çalışan arkadaşlarımızı,
600 bin kamu işçisinden ve 30 binin üzerindeki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işçisinden ayırarak
Onlara memurlara verilen yüzde 11 + yüzde 7 oranlarını uygulamak istiyor.
Değerli arkadaşlarım, Değerli basın emekçileri,
İşte biz bugün burada, bu haklı ve meşrudavamız için toplandık. Sendikamızın aldığı karar gereğince,
Ülkemizin dört bir yanındaki 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında bugün itibariyle greve çıkıyoruz.
Ancak biz bugün burada,sadece ücret artışı talep ettiğimiziçin değil,
Yıllardır görmezdengelinen emeğimizin, alın terimizin ve fedakârlıklarımızın hakkını almak için bir aradayız.
Bizler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında görev yapan emekçileriz.
Depremde ilk sahaya çıkan, pandemide evinden çok vatandaşı gören, kısıtlı bütçelerle milyonların derdine dermanolmaya çalışan emekçileriz.
Vatandaşın en çaresiz anındayanında olan, 24 saat esasınagöre görev yapan, hafta sonu bile evini görmeden yardımamuhtaç kesimlerin sorunlarını çözmeye uğraşan bir neferler ordusuyuz.
Ama bugün, bizim derdimizi dinleyen kimse yok!
Bizlere kamu çerçeve protokolündeki zam oranları bile çok görülüyor.
Oysa önceki iki sözleşme döneminde bu olanlar hiç tereddüt edilmeden kabul edilmişti.
Soruyoruz... Şimdi ne değişti?
Ne acıdır ki; bu ülkenin dört bir yanında görev yapan 600 bin kamu işçisi ve Aile Bakanlığı bünyesindeki 30 binin üzerindeki işçi kamu çerçeve protokolüyle hak ettiklerizam oranlarını alırken, bizlere üvey evlat muamelesi reva görülüyor.
Toplu sözleşme masasında biz yokmuşuz gibi davranılıyor.
Oysa bu sözleşme işletme toplu iş sözleşmesidir ve Türkiye genelinde 1003 vakıf çalışanını ilgilendirmektedir.
Biz bu görevi sadece ücret için yapmadık, yapmıyoruz! Amabu, hakkımız olanı istemeyeceğimiz anlamına gelmez.
Bizler, yoksulun umudu, afetzedenin dayanağı, sistemin sessiz kahramanlarıyız.
Bugün, hak ettiğimiz ücretleri alamadığımız için greve gidiyoruz. Çünkü bizler; geçinemiyoruz, değer görmüyoruz, yok sayılıyoruz!
Ve buradan sesleniyoruz:
Bizi yok sayan hiçbir sözleşme ve protokol geçerli değildir.
Bizi hesaba katmayan hiçbir yönetim bu veballe ayakta duramaz!
Bu grev bir çığlıktır.
Bu grev bir hatırlatmadır:
Biz varız! Biz güçlüyüz! Biz biriz!
Biz Koop-İş Sendikası çatısı altında örgütlü, bilinçli ve kararlıyız. Emeğimizin hakkını alıncaya dek,
Bir adım geri atmak yok!
Zafer direnen emekçinin olacak!"