TÜGVA’dan 1 Ocak Çağrısı: Galata Köprüsü’nde Filistin İçin Yürüyüş, “Unutmuyoruz, Normalleştirmiyoruz”

TÜGVA’dan 1 Ocak Çağrısı: Galata Köprüsü’nde Filistin İçin Yürüyüş, “Unutmuyoruz, Normalleştirmiyoruz”

VAN 27.12.2025 00:10:00 0
TÜGVA’dan 1 Ocak Çağrısı: Galata Köprüsü’nde Filistin İçin Yürüyüş, “Unutmuyoruz, Normalleştirmiyoruz”
Tarih: 27.12.2025 00:11 Güncelleme: 27.12.2025 00:11

TÜGVA, Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde "Filistin İçin Yürüyüş" düzenliyor.

TÜGVA, Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde "Filistin İçin Yürüyüş" düzenliyor. Gazze'deki insani krise dikkat çekilecek etkinlikte, uluslararası topluma sessiz kalmama çağrısı yapılacak. Haberin detayları için tıklayın.

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı iş birliğiyle, Gazze'de devam eden insani dramı protesto etmek ve kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla 1 Ocak 2026 tarihinde İstanbul'da bir yürüyüş düzenleyecek. "Unutmu-yoruz, Normalleştirmiyoruz, İnsani Olanı Savunuyoruz" sloganıyla gerçekleştirilecek barışçıl buluşmaya tüm vatandaşlar davet edildi.

Gazze'deki İnsani Tablo: Rakamlarla Acı Gerçek

TÜGVA tarafından yapılan basın açıklamasında, Gazze'de yaşananların bir "gündem maddesi" değil, modern zamanın utanç vesikası olduğu vurgulandı. Uluslararası kuruluşların güncel raporlarına atıfta bulunulan açıklamada, çarpıcı veriler paylaşıldı. Birleşmiş Milletler'in (OCHA) 18 Aralık 2025 tarihli raporuna göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana 70.668 can kaybı ve 171.152 yaralı bulunuyor. Ateşkes ilan edilmesine rağmen şiddetin sürdüğüne dikkat çekilerek, bu dönemde 394 kişinin daha hayatını kaybettiği, 1.075 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 634 cenaze çıkarıldığı bilgisi paylaşıldı. Raporda ayrıca, kış koşullarının yarattığı ek felaketler ve tıbbi tahliye beklerken hayatını kaybeden 1.092 hasta olduğu da kamuoyu ile paylaşıldı.

Gıda Krizi ve Yaşam Mücadelesi Devam Ediyor

Açıklamada, Gazze'deki hayatın "normalleşme" değil, bir "hayatta kalma mücadelesi" olduğunun altı çizildi. Ekim 2025'te ilan edilen ateşkes sonrasında "kıtlık" sınıflamasında gerileme olsa da, nüfusun %77'sine denk gelen 1,6 milyon kişinin hâlen yüksek düzeyde akut gıda güvensizliği yaşadığı belirtildi. 100 binden fazla çocuk ve 37 bin hamile/emziren kadının Nisan 2026'ya kadar akut yetersiz beslenme riski taşıdığı ifade edildi. Temel altyapının yıkımı, temiz suya erişimdeki ciddi sıkıntılar ve 730 binden fazla kişinin yerinden edilmiş olması, krizin boyutunu gözler önüne serdi.

“Uluslararası Sistemin İtibar Kaybı”

TÜGVA açıklamasında, uluslararası hukuk ve insan hakları söyleminin çifte standarda kurban edildiği eleştirisi yapıldı. Sivillerin korunması, sağlık hizmeti ve temel ihtiyaçlar gibi en evrensel konuların bile Gazze özelinde tartışma konusu olmasının, uluslararası düzenin bir itibar kaybına işaret ettiği vurgulandı. Açıklamada, "Bir çocuğun soğukta can verdiği haberini 'akış' içinde tüketebiliyorsak, burada bir sorun vardır!" ifadelerine yer verilerek, kamu vicdanının harekete geçirilmesi gerektiği mesajı verildi.

1 Ocak’ta Galata’da Buluşuyoruz: “Sessiz Kalmayacağız”

400'ü aşkın sivil toplum kuruluşunun destek verdiği Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı, insanlık onurunu savunmak ve dünyaya barışçıl bir mesaj vermek için 1 Ocak'ta bir araya gelecek. Yürüyüş, yeni yılın ilk günü saat 08.30'da Galata Köprüsü'nde başlayacak. "Sessiz kalmayacağız, Filistin'i unutmayacağız" çağrısı yapılan etkinlikte, uluslararası toplumun Gazze'deki insani felakete kayıtsız kalmaması talebi vurgulanacak. Açıklama, "Söylenen her söz; yarın çocukların hatırasında ya UTANÇ ya da ONUR olarak kalacaktır. Yeni yılın ilk mesajını, tüm dünyaya Galata’da veriyoruz" sözleriyle son buldu.

Türkiye Gençlik Vakfı'ndan (TÜGVA) yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

"İnsanlık İttifakı 1 Ocak Galata Yürüyüşü Basın Açıklaması

Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında; Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden insani yıkımın, uluslararası hukuk ihlallerinin ve sistematik hak gasplarının normalleştirilmesine karşı kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuzu yerine getirmek için buradayız. Basın açıklamamız, insanlık onurunun ve hukukun asgari müştereklerinin hatırlatılmasıdır.

Bugün Gazze’de yaşananlar bir “gündem maddesi” değil; modern zamanın gözlerinin önünde gerçekleştirilen, tarihe utanç vesikası olarak geçecek bir insanlık sınavıdır. Bu sınavın kaydı; yalnızca haber bültenlerinin satır aralarında değil, vicdanlarda ve uluslararası kurumların “unutkan” hafızasında tutulmaktadır. Ve ne yazık ki bu sınavda ağır bir “çifte standart” uygulanmaktadır

Uluslararası kuruluşların yayımladığı güncel durum raporları, Gazze’deki insanî tablonun hâlen kırılgan olduğunu göstermektedir:
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 18 Aralık 2025 tarihli raporunda, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine dayanılarak 7 Ekim 2023’ten bu yana 70.668 can kaybı ve 171.152 yaralı bildirilmektedir. Aynı raporda, ateşkes döneminde dahi can kaybının sürdüğü; ateşkesten bu yana 394 kişinin öldüğü, 1.075 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 634 cenazenin çıkarıldığı aktarılmaktadır.

Raporda, kış koşullarının ve fırtınanın etkisiyle yaklaşık 55.000 haneyi etkileyen sel/taşkın vakaları, kıyı bölgelerinden 370 ailenin tahliyesi, binlerce acil çağrı ve yıkım riski taşıyan yapılara ilişkin veriler paylaşılmaktadır.

Yine aynı raporda, tıbbi tahliye bekleyen hastalara ilişkin kritik bilgi yer almakta; Temmuz 2024 – 28 Kasım 2025 arasında tahliye beklerken 1.092 hastanın hayatını kaybettiği ve Gazze’de 18.500’den fazla hastanın hâlen tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğu bildirilmektedir.

Gıda güvenliği ve beslenme alanındaki raporlar ise “geçici iyileşme” başlığının kolay bir rehavete dönüşmemesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır:
Birçok uluslararası kuruluşun ortak açıklamasına göre, Ekim 2025’te ilan edilen ateşkes ve artan erişimle birlikte “kıtlık” sınıflaması gerilemiş olsa da, Gazze’de en az 1,6 milyon kişinin (nüfusun %77’si) hâlen yüksek düzeyde akut gıda güvensizliği yaşadığı; 100 binden fazla çocuğun ve 37 bin hamile/emziren kadının Nisan 2026’ya kadar akut yetersiz beslenme riski taşıdığı bildirilmektedir.

Aynı açıklamada, ateşkes sonrası 730 binden fazla kişinin yerinden edildiği, altyapı yıkımının ve temel hizmetlere erişim kısıtlarının sürdüğü; ayrıca hanelerin önemli bölümünün gıda ve temiz suya erişimde ciddi sorunlar yaşadığı vurgulanmaktadır.

Gazze’de yaşam, “normalleşme” değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürmektedir.
Uluslararası hukuk; güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmamalıdır. İnsan hakları söylemi; yalnızca rahat coğrafyaların dekoru olarak görülmemelidir. Bugün Gazze’de sivillerin korunması, sağlık sisteminin ayakta tutulması, gıda ve suya erişim gibi en temel başlıklar hâlâ tartışma konusuysa; burada yalnızca bir “kriz” değil, aynı zamanda uluslararası düzenin “itibar kaybı” yaşanmaktadır.

Bugün, yaşadığımız iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini “akış” içinde tüketebiliyorsak, burada bir sorun vardır!

Bir toplumun ihtiyaç duyduğu “insani yardım” kavramı bile süslenerek tartışmalı hâle getiren “prosedürler” var ise burada bir sorun vardır!

Bu çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı “önyargı” değil; insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir.

Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında 400’ü aşkın paydaş sivil toplum kuruluşuyla birlikte, kamu vicdanını diri tutmak ve insanlık onurunu savunmak amacıyla
barışçıl “şahitlik” çağrımızı yineliyoruz!

Yeni yılın ilk gününde 1 Ocak’ta, saat 08.30’da Galata Köprüsü’nde sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz!

Yüz binlerce vicdan sahibiyle birlikte TÜM DÜNYAYI UYANDIRIYORUZ!

UNUTMUYORUZ. NORMALLEŞTİRMİYORUZ. İNSANİ OLANI SAVUNUYORUZ.

Söylenen her söz; yarın çocukların hatırasında ya UTANÇ ya da ONUR olarak kalacaktır.

Yeni yılın ilk mesajını, tüm dünyaya Galata’da veriyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Kaynak: Van Postası Gazetesi