İSTANBUL’DAKİ VAN’LILARIN ÇIKMAZI!

TEMSİL EDİLMİYORUZ DİYORLAR AMA?
VAN 4.12.2021 16:30:08 0

                                      

İstanbul’daki Van’lılar, İstanbul’da nasıl yaşar, neler yapar pek çok kişinin merak etiği konular arasında. İşte tamda bu sorulara cevap bulabilmek ve davet edildiğim birçok etkinliğe katılım sağlamak için geçen haftayı İstanbul’da geçirdim.

Önce Van vakfının düzenlemiş olduğu 150 öğrenciye burs veren hayırsever iş adamları gecesinde bulundum.

Burs vereni de burs alanı da çok memnun eden bir ortam vardı bu gecede.

İyi bir iş çıkarmanın mutluluğu herkesin gözlerinden okunuyordu.

Bin bir türlü zorluklarla okuyan, geleceği inşa edecek gençlere dokunan duyarlı yürekler vardı bu gecede.

İş adamı Nizamettin Ağar Bey çok mutlu ve heyecanlıydı. Hakikaten kutlamak lazım, çok etkili ve önemli bir işe imza atmış.

Aslında Nizamettin Beyin İstanbul’da iyi bir orkestra şefi konumunda olduğunu gözlemledim.

Kendisi birçok meseleye hâkim. Dış ticaret, sınır ticareti ve ekonomi konularında kendisini iyi geliştirmiş. Ayrıca dikkat ettim Van’lıların çok sevdiği bir insan.

Bütün insanlara aynı davranıyor. Kibar, nazik, beyefendi bir insan. İlişki düzeyi güzel ve herkesi kucaklayan bir yaklaşıma sahip.

Aslında ailece İstanbul’da herkesi kucaklıyorlar, her insanın derdini paylaşıyor, dertleşiyorlar.

Nizamettin beyi abisi Hüsamettin Ağar Bey, kardeşi Yılmaz Ağar Bey aynı zamanda Özalp Şoförler Odası başkanı. Hakikaten olgun, oturaklı, aklı başında, şımarmayan iş adamı ailesi.

Bizler parasıyla kendini adam sanan şımarık, kibirli, ne oldum delisi insanları tanıyoruz.

Ağar ailesi ise makamla, parayla değil insanlık ve tevazuuyla ön planda. Tek kelimeyle alkışlıyorum aileyi. Van’ı ve Van’lıları çok güzel temsil ediyorlar.

İş insanı Murat Dicle Bey harika bir insan insani ve İslami kimliğiyle ön planda kime sorsanız düzgün on numara bir insan diyor değerli Dicle için…

İhtiras, kibir, olmayan parayla makamı ayaklarının altına almış adam gibi adam bende çok etki oluşturdu var olsun…

Bütün ilçeler dernekleşmiş. Sosyal birçok meselede bir arada oluyorlar İstanbul’daki Vanlılar.

Van Özalp, Saray derneği çok kurumsal bir yapıya bürünmüş. Beş dönemdir başkanlık yapan insanlar hepsi bir arada. Birlik, beraberlik noktasında çok iyiler, örnek boyuttalar. Bizleri yönetim ve üyeleriyle birlikte çok iyi karşıladılar. Nezaket, insan karşılama, uğurlama konusunda kendilerini ve değerlerini kaybetmemişler ve bu vesileyle de kadirşinaslıklarını alkışlamak lazım.

Erciş Vakfı kurulmuş. İş insanı Murat Çevik başkanlığını yapıyor ve maddi, manevi birçok konuda önemli fedakârlıklar yapıyor.

İstanbul’daki bazı Ercişliler kendisini öncü olarak görüyor ve çok değer veriyorlar.

Hakikaten Murat Bey bizleri çok iyi, saygı ve sevgi dolu sözlerle karşıladı. İyi niyetli ve çok şey yapmak istiyor. Hatta;  “Van, Erciş ayırt etmeyelim diyor.” Yeni vakfın yerinde çok amaçlı bir bina kuracaklarını, Vanlıları ‘da burada en iyi şekilde ağırlayacaklarını ifade etti.

Güzel bir Van Kültür Evi yapılmış. Başkanlığını Ferhat Kıyak yapıyor. Heyecanlı, özellikle kadın kolları ile gençlik kolları başkanlıkları çok haraketli ve hep birlikte iyi niyetle çalışıyorlar…

Van Dostluk Grubu buluşmalarına katıldım. İş insanı ve Van Spor Başkanı Mehmet Avcı Bey ile Van Gölü TV için programda yaptık. Başkan beyi çok pozitif ve iyi niyetli gördüm. Kendisine güveni tam, kendisini de baya güzel geliştirmiş. Ben böyle devam ederse önünün birçok konuda açık olduğuna da inanıyorum.

Açıkçası Nizamettin beyle Mehmet beyin iyi niyetleri ile yarınlarda daha iyi yerlerde olacaklarını düşünüyorum.

Ayrıca İstanbul’da Van Fed ’in bir ay sonra yapılacak seçim heyecanı yaşanıyor.

Van Dernekler Federasyonu Başkanı Fevzi Donat beyle konuştum. Kendisi kibar ve Van’lılara karşı duyarlı bir insan.  İlkesel olarak iki dönem sözü verdiğim için artık aileme de zaman ayırmam gerekiyor, bu dönem aday olmayacağım dedi.

Fevzi Bey, İstanbul’da birlik beraberlik için ortak paydada buluşmak istediklerini dile getirdi.

Ozan Poyrazoğlu’nun 52 sanat gecesi vardı. Bu programa da katılım gösterdik ama program beklentilerin altında geçti maalesef.

Program sonra iş insanı Hasan Andiç ve Vişad Başkanı Ahmet Fatih Hatunoğlu ile de konuştuk. İki beyefendi insan, Van özlemlerini bizlerle paylaştılar. İstanbul’daki Vanlıların birliği için çabaladıklarını dile getirdiler.

Değerli okurlar bu arada üzülerek İstanbul’daki Vanlıların birlik içinde olmasını isteyen ve çabalayan değerler olduğu gibi, azda olsa ayrışmaya neden olanlarında olduğunu gözlemledim.

Birilerinin önemli yerlere gelmesini halisane duygularla isteyenler olduğu gibi birilerini aşağı çekmek isteyen kimileri var.

Kıskançlık, kibir maalesef İstanbul’daki bazı insanları mahvetmiş.

İstenilen düzeyde birlik yok.

Gizli gruplaşmalar var.

Siyasi fikir ayrılıkları insanları birbirlerine mesafeli yaklaşmasına neden oluyor.

Ortak paydada Van’lılık ruhu ve bilinci üzerinde birleşmek isteyenler olduğu gibi bu birlikteliği maalesef sekteye uğratmaya çalışanlar da var.

İstanbul’daki Vanlıların son zamanlarda sıkça dile getirdikleri “İstanbul’da 400 bin Vanlı var bir tane temsiliyetimiz yok!” diye hem sitem hem de isyan ediyorlar.

Bence de haklılar.

Türkiye’nin birçok ilinde Vanlılar kalabalık ama ne siyasetçisi, nede bir bürokratı var.

İki üç insanımız önemli yerlerde. Van temsili noktada iyi bir konumda değil maalesef.

Birkaç valisi, kaymakamı, genel müdür, il ilçe başkanları olsaydı daha etkili olunabilirdi.

Bununda birçok nedeni var tabi.

Hiç kimse kusura bakmasın ama tüm iyi gözlemlerimle birlikte gördüğüm diğer bir gerçekte İstanbul’daki Vanlılarda birlik ruhu yok.

Örneğin; on kişi bir arkadaşları için bir makam talep etmeye gittiklerinde çıkışta hemen arkadan “o adama vermediniz, bana verin o makamı” diyebiliyor.

Siyasi ve ideolojik kutuplaşma, ayrışma böyle devam ettiği sürece Van’lılar maalesef bir yerlere gelemez.

Karşıdaki partiler bakıyor ki; “Van’lılar birbirlerine dost olmamış, bize hiç olmaz” düşüncesiyle bizleri hep geçiştirip durmuş.

İstanbul başta olmak üzere, diğer illerdeki bütün Van’lılar ihtiraslarını bir kenara iterse, düzgün özeleştiri yaparsa, iyi bir sorgulamadan sonra bir şeyler değişebilir diye düşünüyorum.

Şartların oluşması için samimi lobi çalışmaları zaman kaybetmeden yapılmalı.

Fikri inancı ne olursa olsun yâda hangi parti olursa olsun Van’lılık bilinci ve ruhu üzerinde yol alınmalı.

İstanbul’un güç ve imkânları Vanlılar için zulmeden, zulmedilen değil ortak değerlerde yaşanılır bir hayata dönüşmeli.

Bu durum bir çıkmaz mı, dram mı hezeyan mı kendi içinden çıkan değerleri harcama alışkanlığı yerine daha değerli kılma ahlakı gelişebilir doğru sorgulamalarla…

Ne diyelim samimi, özü sözü bir olanlar, içten hesaplı olmayıp insanlık için faydalı şeyler düşünenlerin hâkim olduğu bir toplumun inşasına katkı sunma umuduyla.