banner279

Gürpınar’daki Şifa Alabalık Tesisleri’ne yoğun ilgi…

Koronavirüs, etkisini arttırarak can sıkmaya devam ederken, diğer taraftan da hayat devam ediyor. Tedbir amacıyla bir süre işlerine ara verilen yeme – içme sektörü, yeni normalle birlikte faaliyetlerini sürdürüyor. Yeni süreçte, yeme - içme sektöründe mümkünse açık alanlar tercih ediliyor. Van'da da bu mekanlardan biri, şehirden uzak, Gürpınar'da doğayla iç içe olan Şifa Alabalık Tesisleri. Buraya ilgi gösteren vatandaşlar, hem doğayla iç içe vakit geçiriyor hem de tarihi şamran kanalı suyunda yetişen taze alabalık yeme imkanı buluyor. Tesis sahibi Abdullah Arvas, gösterilen ilgiyi şu cümleyle özetliyor; “Van, balığı seviyor...”

Gürpınar’daki Şifa Alabalık Tesisleri’ne yoğun ilgi…

“DİLEYEN CANLI BALIK ALIYOR, DİLEYEN YERİNDE YİYEBİLİYOR”

1990 yılında alabalık üretim tesisi olarak faaliyete başlayan ve 20 dönümlük alan üzerinde hizmet veren Şifa Alabalık Tesisleri, daha sonra restaurant hizmeti de sunmaya başladı. Van merkeze yaklaşık 24 km uzaklıkta olan tesise gelen müşteriler dilerse canlı alabalık alabiliyor, dilerse de hünerli ellerde farklı lezzetlere bürünen alabalığı yerinde tadabiliyor. Tercihe göre ızgarada veya tereyağında pişirilen balıklar, doğal ortama kurulmuş masalara servis ediliyor ve dereden akan suyun sesiyle birlikte alabalık farklı bir tad alıyor.

Burada alabalık tüketen vatandaşlar aynı zamanda havuzlarda canlı alabalığı izleme imkanı da buluyor. Özellikle çocuklar, alabalık havuzlarını heyecan ve şaşkınlıkla izleyerek, aileleri ile birlikte bolca da fotoğraf çektiriyor.

“BÖLGEDE KURULAN İLK ALABALIK TESİSİ”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nde yüksek lisans yapmış olan İşletme sahibi Abdullah Arvas, bölgedeki ilk alabalık tesisi olduklarını ve meşşakkatli bir iş yaptıklarını söyledi.

Tesise ilişkin bilgiler veren Arvas; “Şifa Alabalık Tesisleri, 1990 yılında bölgede kurulan ilk alabalık tesisidir. Dolayısıyla bu konuda da bölge illeri içerisinde örnek teşkil ettiğimize inanıyorum. Bundan dolayı da mutluluk duyuyoruz. Bir çok arkadaşımızı, böyle tesisler kursunlar diye ikna ettik. Çünkü alabalık gerçekten çok önemli bir gıda. Sonuçta balık, içinde omega 3 asidinden proteine kadar ciddi bir besini barındırıyor. Bizlerde burada 20 dönümlük bir alanda halkımıza güzel bir hizmet sunduğumuz için memnunuz. Bu hizmeti sunarken zaman zaman 20'ye kadar çıkan istihdam da oluşturuyor. 10 ile 20 arası insanımızın da burada istihdam edilmesi de ayrı bir mutluluk” dedi.

“TARIM VE HAYVANCILIK, STRATEJİK BİR SEKTÖR OLDU”

Tarım ve Hayvancılık sektörünün günümüzde çok daha stratejik sektörler haline geldiğini, bunun pandemi süreci ile birlikte daha da açığa çıktığını anlatan Arvas; “Günümüzde artık tarımsal ve hayvansal kaynakların giderek azalması ile birlikte tarım ve hayvancılık sektörü daha da stratejik bir sektör haline geldi. Dolayısıyla biz de en rantabl şekilde bu üretimleri yapmak için mücadele ediyoruz. Çünkü gerçekten günümüzde balık son derece önemli bir gıda kaynağıdır. İnsanlığın bu gıdaya ihtiyacı var. Bir yandan üretim faaliyetlerimizi devam ettirirken, diğer taraftan restorant bölümüyle de müşterilerimize hizmet sunuyoruz. Çiftlik faaliyetlerimizi sürdürürken, Hakkari ve Ağrı bölgelerine de buradan balık gönderiyoruz. Üretim faaliyetleri zor olmakla birlikte aynı zamanda keyifli. Çünkü sonuçta üretim yapıyorsunuz ve üretmek de önemli. Sektörel anlamda da ekonomik anlamda da bölge ekonomisine katkı sunmak önemli. Gürpınar ve Van’ın ekonomisine de katkı sunuyoruz. Bu durum bile bizleri motive etmeye yetiyor” diye konuştu.

“ÇOK KALİTELİ BİR ALABALIK ÜRETİMİ SÖZ KONUSU”

Hem suların temiz olması hem de havaların serin olmasından dolayı çok kaliteli bir alabalık üretimlerinin söz konusu olduğunu vurgulayan İşletme Sahibi Abdullah Arvas, şunları söyledi; “Bölgemizde suların temiz ve serin olmasından dolayı çok kaliteli bir alabalık üretimi var. Diğer bölgelerle kıyasladığımızda belki maliyetleri daha yüksek oluyor, çünkü yemi dışarıdan karşılıyoruz ve bölgesel pazar payına bakıldığında, rekabet gücü konusunda biraz zayıf kalıyoruz. Bunun da sebebi başka şehirlerde alabalık üretim tesislerinin yem imkanı daha kolay. Ama bizler, doğal avantajlardan kaynaklı daha kaliteli balık üretimi yapıyoruz. Bu durumdan da keyif alıyoruz.”

HEM BALIK ÜRETİLİYOR, HEM SICAK SERVİS YAPILIYOR

Gürpınar'daki alabalık tesislerinde bir yandan balık üretimi yapılırken, diğer taraftan dileyene canlı balık satılıyor, dileyene de restoran bölümünde sıcak servis imkanı sunuluyor.

Tesis sahibi Arvas, bu konuda da şu bilgileri paylaştı; “Şifa Alabalık Tesislerinde alabalık ürettiğimiz gibi, ürettiğimiz taze balıkları lokanta bölümünde müşterilerimize sunuyoruz. Pandemi süreci her sektörü etkilediği gibi, bizleri de haliyle biraz etkiledi. Ancak yeme-içme sektörü devam etmek zorunda. Biz bu durumun da geçici olacağına inanıyoruz. Üretim faaliyetlerinin devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bölgede ciddi anlamda alabalık üretimi var. Elazığ ve Malatya'da da üretiliyor. Bizim alabalık üretiminde kullandığımız su, tarihi şamran suyu. Tarihi Şamran Suyu’nun bir kaynağı buraya yakın. Dolayısıyla burada boşa akan suyu değerlendirmiş de oluşoruz. Balık üretimi için kullanılmakla birlikte o su aynı zamanda tarımda da kullanılıyor. Su aslında birkaç kez değerlendirilmiş oluyor burada.”

YEMLER EGE BÖLGESİNDEN

Balık üretiminin zahmetli ve külfetli olduğunu da anlatan Arvas, Van ve doğu illerinde balık yemi üreten fabrika olmadığı için, yemleri Ege bölgesinden temin ettiklerini söyledi. Arvas, “Van’da ve doğu illerinde balık yeminin üretildiği fabrika yok. Bu nedenle, yemlerimizi Ege Bölgesi’ndeki şehirlerden temin ediyoruz. İzmir, Denizli gibi şehirlerden yem getirtiyoruz. Pazarlar, ihracat noktaları, limanlar da o noktada. Bu nedenle bu iş o taraflarda daha profesyonelce yapılıyor çünkü Türkiye'nin de en çok ihracatını yaptığı sektörlerden biridir alabalık. Bizler de kısıtlı imkanlara rağmen yine burada üretim yapmayı, üretime katkı sunmayı sürdürüyoruz. Buradaki yıllık üretim kapasitemiz 250 tondur. Ancak tam kapasite ile üretim gerçekleştirmiyoruz. Kapasitemizin yaklaşık yüzde 20-30’unu kullanabiliyoruz. Bunun sebebi de hem pandemi süreci olması hem de üretim faaliyetlerinin gerçekten çok zor ve maliyetli olmasındandır” ifadelerini kullandı.

“VAN, BALIĞI SEVİYOR”

Van halkının balığa yabancı olmadığını ve sevdiğini anlatan Abdullah Arvas, bu konuda da şunları söyledi; “Van Gölü'nden ve Van Balığından dolayı da halkımız zaten balığa yabancı değil. Bizler balığı seviyoruz. Fakat zaman zaman inci kefali tadıyoruz zaman zaman farklı balık türleri deniyoruz. Alabalık da en fazla tüketilen balık türlerinden. Bunun yanı sıra nesli sıkıntıda olan kırmızı benekli alabalık için bir faaliyetimiz var. Bunun yavrularını elde ettik. İnşallah kırmızı benekli alabalık da üretip halkımızın hizmetine sunmanın gayreti içinde olacağız.”

“SADECE SULARIMIZI DEĞİL, TOPRAKLARIMIZI DA VERİMLİ KULLANMALIYIZ”

Üretimin çok önemli ve stratejik olduğunun son yıllarda daha da anlaşılır bir hal aldığını da dile getiren Arvas, şu yorumda bulundu; “Dünya nüfusu ile birlikte gıda ihtiyacı da artıyor. Son yıllarda tarım ve hayvancılık sektörleri de stratejik sektörler haline geldi. Bizler sadece sularımızı değil topraklarımızı da ciddi anlamda kullanmak zorundayız. Rantabl bir üretim yapmak durumundayız. Bu gerekiyor. Bu sektörlerde de yapılacak olan sübvanse destekleme proje ve krediler planlamasında bölgeler arası gelişmişlik farkı göz önünde bulundurulmalıdır. Yapılacak olan bu destek nakdi olarak değil sektörlerin içinde kalacak şekilde uygulanmalıdır. Yani yem desteği, maliyet ve gider destekleri gibi. Bu bölgede de bu tarz üretimlerin olması gerektiğini düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi Van ve Gürpınar-Norduz küçükbaş hayvancılıkta da önemli bir merkez. Üretim kaynaklarından faydalanmamız lazım, yaylalar var, meralar var, bunları değerlendirmemiz gerekiyor.”

“GÜRÜLTÜDEN UZAK BİR MEKAN”

Son olarak, vatandaşları tesisi görmeye, gezmeye davet eden Arvas, açıklamalarını şu şekilde tamamladı; “Bizim tesisimiz yaz-kış açık. Kışın da yoğun ilgi görüyoruz. Kışın çok daha farklı bir mekana bürünüyor burası. Keyifli bir hal alıyor. Burası şehrin gürültücü havasından uzak. Elimizden geldiğince hijyene büyük önem veriyoruz. Zaten doğayla iç içe bir mekan. Su var, ağaç var, balık var. Tamamen doğal bir ortam. İnsanlarımızın bu ortamı gelip yerinde görmesini arzu ediyoruz. İşçi, memur, öğrenci herkesi buraya davet ediyoruz. Zaten maliyetlerimize yakın makul fiyatlarla hizmet sunuyoruz. Ve yine Van merkezde de bir mekan açarak, burada ürettiğimiz balıkları orada da sunmak istiyoruz...”

Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2020, 10:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241