banner279

Dilipak'tan şaşırtan değerlendirme: İlla bir anayasanın olması gerekmiyor

Yeni Akit Youtube kanalına konuşan Gazeteci Abdurrahman Dilipak, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Dilipak'tan şaşırtan değerlendirme: İlla bir anayasanın olması gerekmiyor

Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, Yeni Akit youtube kanalına konuştu. Yeni anayasaya tartışmalarına değinen Dilipak, "Anayasa tartışması her gündeme gelişinde toplumu germiştir. Çünkü toplumda korku ve umut açısından ortak bir gelecek tasavvuru yok. Referanslarımız, hayallerimiz ve korkularımız birbirinden farklı." dedi.

Kars İslam Cumhuriyeti'ni hatırlattı

Anayasanın toplum için garanti niteliğinde bir belge olduğunu vurgulayan Dilipak, "Osmanlı döneminde Teşkilat-ı Esasiye çalışması var. Bu çalışmanın hangi şartlarda hangi kadrolar eli ile yapıldığını biliyoruz. Osmanlı'nın tam çöküş yıllarında ortaya çıkan bir anayasaydı. Mesela bu anayasa tartışmalarında hiç söz edilmeyen bir Kars İslam Cumhuriyeti de var. Çok ilginç. Başkanlıkla yönetiliyor ve İslam Cumhuriyeti tanımı getiriliyor. Bu anayasa hazırlanırken de 18 yaşındaki erkekler ve kadınlar oy kullanmışlar. Kars İslam Cumhuriyeti dediğimiz bu yapı maalesef 1919 yılı Nisan ayında İngilizler tarafından yıkıldı. Bugünkü anayasaya tartışmalarında kimsenin bu anayasadan söz etmemesi de çok ilginç." diye konuştu.

Anayasa şart mı?

"İlla bir anayasanın olması da gerekmiyor." diyen Abdurrahman Dilipak, şunları söyledi:

"Mesela İngiltere'de anayasa yok. Yasa yaparak Meclis'in iradesini esas alabilirsiniz. Ama illa bir anayasa yapmak istiyorsanız ABD Anayasa'sına bakabilirsiniz. Elle yazılmış şekli bir A4 kağıdından ibarettir. Bizim en son anayasa değişikliği süresinde, Anayasa Mahkemesi'ne ilişkin düzenlememiz ABD Anayasa'sının tamamından daha fazla. Böyle anayasa olmaz."

'Millet iradesi üstünde yasak!'

"Anayasamızın başlangıç maddesi CHP'nin parti tüzüğünden alınmış bir bölüm. Bakıyorsunuz birçok madde darbe dönemlerinde yazılmış. Yine bir bakıyorsunuz ki bazı maddeleri değiştiriyorsunuz ama bazılarını ise değiştirmeyi teklif dahi edemiyorsunuz. Türkiye'de böyle bir hukuk karmaşası var. Yani milletin iradesinin de üzerinde bir yasak konulabiliyor."

'Tartışmalı yasaları ertelemek için bir gerekçe olabilir'

"Şimdi görüyoruz ki 2023'te ya da ne zaman seçim yapılacaksa, bu seçimlere giderken siyasi partiler ve seçim yasası, baraj konusu gibi hususlarda ilgili hukuk düzenlemelerinin yapılması gerekiyor. Problemlerden bir tanesi bu. İkincisi ise Türkiye'nin bir hukuk reformu beklentisi vardı. Bir yanda da İstanbul Sözleşmesi tartışmaları ortada duruyor. Anayasayı değitireceğim dediğiniz zaman işte 'anayasa değişsin de ondan sonra sıra bu tartışmalara sıra gelsin' diye düşünülebilir. Yani tartışmalı yasaları ertelemek için bir gerekçe olabilir. Anayasa değişikliği yapacakları zaman da ne isteniyor, neler, nasıl değişecek, bunu da pek bilmiyoruz ama kesinlikle siyasi partiler ve seçim yasası bu sÜreçte gündeme gelecek."

'Açık, dürüst ve net olunmalı'

"Prof. Dr. Mehmet Boynukalın'ın paylaşımı ile o değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddeler de gündeme geldi. Avrupa ile bütünleşme adımı atmadınız mı? İstanbul Sözleşmesi'ni bunun için imzalamadınız mı? Şimdi egemenlik tartışılıyor ama zaten Avrupa Birliği'ne girmeniz bazı egemenlik haklarınızın Avrupa'ya devri anlamına gelmiyor mu? Türkiye gelecek haritasını belirleyecek ise açık, dürüst ve net olunması gerekiyor. Bu millete bu referandumu kabul ettirecekseniz böyle olmayacak. Bu süreç siyasi dengeler gözetilerek bir takım pazarlıklarla işleyecekse millet bu seçimlerden sonra oy verirken çok dikkatli olacak. Çünkü herkesin millete söylediği ile yaptığı arasında bazı farklar var. Bugün TBMM'de grubu olan partilere bakıyorsunuz; hepsi birbiri ile kanlı bıçaklı. Neredeyse birbirlerini vatan haini ilan ediyorlar. Bu kadar ağır bir şekilde birbirinizi eleştiriyorsunuz ve öte yandan İstanbul Sözleşmesi konusunda hepiniz nasıl ittifak ediyorsunuz?"

'Bu ülkeye yazık oluyor'

"Çok da kolay olmayacak ama yine bir anayasa değişikliği olabilir. Tabii ki siyasi partilerin seçim yasası kapsamında baraj yüzde beşin altına çekilecekse birileri bu işe yatabilir. Ama bu tartışma burada bitmeyecek çünkü hep bu tür tartışmalarla vakit kaybediyoruz. Ve hala bu temel yanlıştan kendimizi kurtaramadık. Biri 'yaparım' diyecek. Diğeri 'yaptırmam' diyecek. Kavga gürültü, dostlar alışverişte görsün. Zaman kaybediyoruz ve bu ülkeye yazık oluyor."

 Taha Emre ÖZDEMİR yeniakit.com.tr 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner140

banner241