banner279

Türkiye ekonomisi büyürken fiyatlar neden ucuzlamadı?

TÜİK verine göre 2021 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 21,7 büyüdü. Ekonomi büyürken alım gücünün artması gerekiyordu ancak öyle olmadığı marketlere yansıyan zamlarda görülebiliyor.

Türkiye ekonomisi büyürken fiyatlar neden ucuzlamadı?

Dünya ekonomisinde de bir süredir işler iyi gitmiyorken, Türkiye ekonomisi ise büyümeye devam etti. 

Ekonomide iyileşmeler olduğunu aktaran verilere göre neden Türkiye ekonomisinde alım gücü düşmeye devam ediyor?

Hayat pahalılığı gittikçe artarken, temel tüketim maddelerinin fiyatları dudak uçuklatmaya devam ediyor.

Temel tüketim maddeleri, un, şeker, yağ, soğan, patates ve bakla gibi ürünlerin fiyatı son zamanların en yüksek seviyelerini görmeye devam ediyor.

Pazar alışverişlerinde pandemi öncesi 20 ila 50 lira arasında dolan sepetler, şu anda 70 ila 100 lira arasında dolabiliyor.

Yaş sebze ve meyve fiyatlarının arttığı süreçte, ekonomik büyümenin faydası vatandaşın hanesine nasıl yazılıyor?

İktidarın ekonomik büyüme rakamları üzerine sürdürdüğü söylemlerde reel ekonomik koşullar göz ardı edilmeye devam ediliyor hissiyatı gittikçe güçleniyor.  

Temel tüketim maddelerinin başında gelen ürünlerden olan Ayçiçek yağındaki fiyat artışına ekonomik büyüme dahi engel olamıyor.

Ocak 2019’da litresi 7.95 lira olan Ayçiçek yağı Şubat 2021’de 13.75 lira ila 25.00 lira arasında satılıyor.

Ayçiçek yağının litre fiyatı 2020'de TÜİK'e göre yüzde 48 artmıştı. 2021’deki artış oranı ne olursa olsun temel gıda maddesinin 5 litrelik versiyonları yerine 1 ve yarım litrelik olanları tüketime sunulmaya başlanmıştı.

Pandemi sürecindeki kapanma ile beraber birçok üründe fiyat artışı yaşanmıştı.

Uzmanlar, kara borsa oluşturuluyor diyerek esnafı hedef göstermiş, hükümet "saklanan soğanları yakalamış" soğanın fiyatını ucuzlatmıştı!  

Salgında stok yapıldığı iddiaları ile televizyon ekranlarını süsleyen sözde uzmanların spekülasyon haricinde çözüm odaklı çalıştığı ise görülmemişti.

Bugün ise akılların alamadığı bir soru hükümetin kapısında cevaplanmayı bekliyor: "Ekonomi şahlanırken bize neden yansımıyor?"

Fiyat artışlarının temel nedeni ne ekonomistler ne de TÜİK tarafından açıklanmazken, iktidardan da bu yönde “algı operasyonu” sözleri haricinde de bir şeyler duyulmuyor.

Dolar kurundaki artışın Türkiye parası için son bir yıldır sabit bir değeri var!

“1 Dolar 8 Türk Lirası” olarak iç piyasayı tüketirken, ÖTV, KDV ve ilave vergiler ile birçok ürüne de artık ulaşmak neredeyse imkansız görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde hükümet adeta af çıkarırmışçasına araç fiyatlarında düzenlemeye giderek ÖTV oranlarını 50 bin lira kadar düşürmüştü.

Piyasalara "şu an için" bir yararı olmayan adım; ‘araç fiyatlarındaki özel tüketim standardındaki düzenlemenin değiştirilmesi’, kamuoyu tarafından, araç fiyatlarındaki uçukluğun “göze dağ gibi görünmesini önlemek” olduğu yorumları ile karşılandı.

İthalattaki vergi düşüşlerinin de fiyatlara yansıtılmadığı biliniyor. Buna rağmen ekonomide çarklar dönüyor.

Sokaktaki vatandaştan ve mahalle ekonomisinden uzaklaşan iktidarın; “Damat beyin gelmesi ile beraber oynanan ayarları” yapılan onca iyileştirmeye rağmen neden bir türlü düzeltilemedi?!

Kamuoyunda TÜİK’in verilerine de olumlu bakanların sayısı hızla azalmaya devam ediyor.

Kaynak: HAKSÖZ HABER

Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2021, 19:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner141

banner241

banner140