banner259

İstikrarlı kalkınma için meslek ortaokullarını açın

Eğitimci Yazar Adnan Kalkan'dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a önemli bir çağrı geldi. Yazar Kalkan "28 Şubat'ta büyük darbe indirilen Meslek okulları tekrar canlandırılmalıdır. Kalkan, Meslek ortaokulları olmadan meslek liselerinin kalkınması mümkün değildir" dedi.

İstikrarlı kalkınma için meslek ortaokullarını açın

Uzun zamandır eğitim sistemleri üzerine çalışan Psikoterapist Eğitimci Yazar Adnan Kalkan açıklamalarda bulundu. Eğitim sistemi konusunda fıtrata uygun hareket edilmesi değerlendirmesinde bulunan Adnan Kalkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a seslenerek, 28 Şubatçıların darbe vurduğu meslek okullarının tekrar canlandırılması gerektiğin vurguladı. Eğitimci Yazar Kalkan, "Meslek ortaokulları olmadan meslek liselerinin kalkınması mümkün değildir" uyarısında bulundu.

"Fıtrata uygun olmayan eğitim sisteminde ciddi harcamalar da yapılsa netice alınamaz"

Mesleki eğitimin önemini vurgulayan ve çocukların fıtratındaki yeteneklerinin keşfedilmesi gerektiğini ifade eden Eğitimci Yazar Adnan Kalkan, "Öncelikle eğitim ve gelişimin belli başlı olmazsa olmaz ilkeleri vardır. Fıtrata uygun bir eğitim sistemi ortaya konulursa eğitimin hedeflerinde muvaffak olunur. Fıtrata uygun bir eğitim ortaya konulmazsa, bugün de olduğu gibi ciddi harcamalar yapılır, ancak netice alınamaz. Netice alınamadığı gibi bir nesil de harcanmış olur." dedi.

"Ahilik ve Lonca teşkilatları da uyguladı"

Eğitimci Kalkan, 1000 yıldır Müslüman Türklerin dünyada söz sahibi yapan Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinin Ahilik ve Lonca teşkilatlarında mesleki eğitimin uygulandığını söyleyerek "Öncelikle bu konuda Selçuklu ve Osmanlı mesleki eğitim sistemlerinin iyi bir şekilde araştırılması gerekiyor. Temel Ahilik ve Lonca teşkilatında mevcuttur." ifadesinde bulundu.

"İlkokul, karater ve değerlerin kazandırıldığı dönemdir" 

"Gelişim ve psikoloji açısından incelendiğinde, ilkokul yaş dönemi, çocuğun temel karakter ve değerlerinin kazandırılması gerektiği bir dönemdir." ifadelerinde bulunan Psikoterapist Kalkan, "Osmanlı Devleti'nde ilk tahsil veren okullardan, yani 5- 6 yaşındaki çocuklara okuma-yazma, Kur'an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve matematikte dört işlem şeklinde temel atılırdı. Genelde ilkokul çağındaki eğitim kurumları, mescit ve camilerin yanına yapılırdı. Hatta bu okullara başlayan çocuklar 'Amin Alayı' dedikleri büyük bir merasimle okula başlatılır, çeşitli hediyeler alınır, ödüller verilirdi. Böylece okul özendirilir ve karakterin temeli de bu yaşta atılması hasebiyle bu çok önemli bir durum idi." dedi.

"Mesleki yeteneğin şekillendiği dönem ortaokuldur"

Ortaokul döneminin yeteneklerin şekillendiği bir dönem olarak aktaran Kalkan, "Ortaokul yaş dönemi, öğrenmeye açık olduğu mesleki açıdan şekillenebildiği çıraklık yaş dönemidir. Çocuk bu dönemde çıraklığı zorlanmadan öğrenebilir. Dolayısıyla çıraklık yaşı mesleki açıdan en temel bilgilerin, hem teorik hem pratik açıdan öğrenildiği ve meslek hayatı boyunca kullanacağı en temel yaş dönemidir" diye konuştu.

"Ortaokul çıraklık, lise kalfalık dönemidir"

Ortaokulda mesleki olarak şekillendirilmeyen çocukların lisede öğrenimde zorlandığı vurgusunda bulunan Eğitimci Yazar Kalkan "Ortaokul çağı mesleki açıdan olmazsa olmaz derecesinde önemlidir. Bugün meslek ortaokullarının olmayışı sebebiyle, biz çocuğu lisede eğip bükmeye, kalfalık yaşında olan çocuğa çıraklık öğretmeye çalışıyoruz. Fıtraten bu da çok zor olmaktadır ve başarısız olunmaktadır. Nitekim lise yaş dönemi, kalfalık dönemidir." ifadesinde bulundu.

"Bu sistemle başarı mümkün değil"

Sistemin hatalarına vurgu yapan Kalkan, "Ortaokul çağında mesleğin gerek teorik gerek pratik gereklerini öğrenen çocuk, liseden artık kalfalık yapmaya ve bir nevi ustalığa hazırlanmaya çalışır. Burada yaşı gereği gerekli donanımını sağlar ve lise bittikten sonra önünde iki yol vardır: Ya doğrudan iş hayatına atılacak ya da üniversiteye devam edip çıraklık ve kalfalık bilgilerinin üzerine ustalık bina edecektir. Üniversitede mesleki hayatın derinliklerini öğrenecektir. Bu sistemle yetişecek olan bir gençlik başarılı olmaması mümkün değildir." dedi.

"Öğrenciler ortaokulda mesleki eğilimine göre yönlendirilmeli ve çıraklık eğitimi almalı"

Meslek ortaokullarının açılmasını önemle vurgulayan Kalkan, öğrencilerin devletin anlaştığı iş merkezlerinde çıraklık eğitimini alarak pratik kazanması gerektiğini söyledi.

Genç neslin hem okulunu okuyup hem de mesleki eğitimini alması gerektiğini vurgulaya Kalkan "Çocuk ilkokulda temel bilgi ve karakter değerlerini aldıktan sonra, ortaokulda mesleki eğilimine göre yönlendirilmeli ve çıraklık ile işe başlatılmalıdır. Bir yönden okulunu okurken bir yönden de pratik yapmak için devlet kurumlarının da anlaşmalı olarak koordinasyon kurdukları iş merkezlerinde yaşlarına uygun işlerde çalıştırılmalıdır. Böylece çıraklık geleneği ile okulda aldığı teorik dersler bir araya gelince mesleğin kalite ile yerine getirilmesi kaçınılmaz olacaktır." diye konuştu.

"Yüzbinlerce üniversite mezunu kendi mesleğini yapmıyor, çünkü..."

Üniversite eğitiminin önemsendiği ülkemizde yüzbinlerce üniversite mezununun kendi işini yapmadığını belirten Eğitimci Yazar Kalkan, eğitim sistemindeki hatalar nedeniyle genç neslin verimsizliğindeki kaynağı ortaya koyarak şunları söyledi:

"Bugün üniversiteden mezun olmuş yüzbinlerce mühendisimiz var birçoğu ya çalışmamakta ya da kendi mesleği dışında çalışmaktadır. Üniversiteden mezun olan bu mühendis öğrencilerimiz, maalesef yeterli donanımla mezun olmadıkları için pratikte ciddi eksikleri olmakla beraber genelde sınavları teorik olarak geçtiklerinden dolayı, bilgi eksikliğinden kendi mesleğini icra edememektedirler. Diğer bir boyutta ise mühendis olarak çalışmadıkları gibi dönüp herhangi bir fabrikadan kalfa ve çırak olarak çalışmayı da gururuna yedirememektedirler. Bu altyapı yetersizliğinin sonucudur."

"Mühendisten çok teknik elemana ihtiyaç var"

Teknik eleman sıkıntısının kaynağını açıklayan Kalkan, "Ülkede teknik eleman sıkıntısı vardır. Bugün bir fabrikada bir mühendis varsa, bu mühendisin çalışma çevresinde çok daha fazla teknik elemana ihtiyaç duyulmaktadır. Teknik eleman eğer ciddi bir şekilde kendini yetiştirmeye yoğunlaşırsa, üretimin en önemli ayağını oluşturur. Yani teknik elemanımız ne kadar iyi yetişirse üretimde o kadar fazla olacaktır, ülke kalkınması daha hızlı olacaktır." ifadelerinde bulundu.

"Çerçeve uluslararası olabilir, fakat içerik ulusal olmalıdır"

Eğitim sistemini Batı'dan direkt olarak alınmayıp kendimize göre ayarlamamız gerektiğini ifade eden Kalkan, "Bugün maalesef birçok alanda Batı'nın eğitim sistemleri ve eğitim kuramları olmazsa olmaz olarak görülmektedir. Oysa insan fıtratı, biyolojisi, fizyolojisi ve bunların bütünün bir araya gelmesiyle insan psikolojisi başta iklim olmak üzere birçok sebepten dolayı değişkenlik göstermektedir. Bizler eğitimden Sigmund Freud'un, Ericsson, Maslow gibi şahısların 10 yıllar, 100 yıllar önceki fikirleri ve kuramları ile, başta üniversiteler olmak üzere nesil yetiştirmeye çalışıyoruz. Oysaki bilimsel bulgular sürekli değişmektedir. Bazı konularda bir ay önceki bilgi bu aya uymamaktadır. Dolayısıyla diyoruz ki; evet, çerçeve olarak uluslararası kuramlardan faydalanabilir, ancak özelde kendi sistemlerimizin, kendi kurumlarımızın, kendi bünyemiz çerçevesinde geliştirerek neslimizi de ona göre yetiştirmeliyiz. Aksi takdirde hazır elbise alıp kendimizi elbiseye ayarlamaya çalışıyoruz, olmuyor... Bu yöntemin yanlışlığı kesinlikle kendini kanıtlamıştır." dedi.

"Üretim ve kalkınma mesleki eğitime bağlıdır"

Üretim yapamayan ülkelerin başka devletlere bağlı kaldığını belirten ve üretim için mutlaka mesleki eğitim almış nüfusa ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Adnan Kalkan, "Üretim yapamayan bir devlet başka devletlere sürekli muhtaçtır. "Devletlerin dostu yoktur, menfaati vardır," düsturu gereği zor zamanlarda dışarıdan ithal etmekte çok zor olmaktadir. Dolayısıyla bir ülke kalkınmak istiyorsa, kendi üretimini yapmak zorundadır. Bugün Türkiye'de, en ufak bir dalgalanmada dolar fırlayıp gidiyorsa, bu yeteri kadar üretim yapmayışımızın sonucudur. Üretim ise ancak sağlam teknik elemanlar ve mühendislerle gerçekleştirilebilir." vurgusunu yaptı.

"Meslek ortaokulları gerekirse meslek liseleri bünyesinde açılmalı"

"Zor zamanlardan geçiyoruz." diyen Kalkan, bir öneride daha bulunarak "Evvela meslek liseleri son zamanlarda ciddi sayıda öğrenci kaybetmektedir. Burada yapılması gereken, evvela meslek ortaokulları gerekirse meslek liseleri bünyesinde açılmalı. Böylece hem atıl binalar kullanılmış olur hem de bir bütünlük sağlar." dedi.

"Bunun en güzel örneği İmam hatip ortaokullarıdır"

İmam hatip ortaokullarının imam hatip liselerini başarılı hale getirdiğini belirten Eğitimci Yazar Adnan Kalkan, "İmam hatip ortaokulları en güzel örnektir. İmam hatip liseleri zamanında bu kadar başarılı değildi. Ne zaman ki ortaokullar da açıldı başarılı olmaya başladı. Dikkat ederseniz, son zamanlarda imam hatiplerden Türkiye birincileri çıkmaya başladı. Yani eğitimde basamaklandırma sistemi çok önemlidir. Öncelik sonralık çok önemlidir. Ortaokulda imam hatip okuyan bir çocuk lisede nasıl daha başarılı olabiliyorsa, aynı şekilde ortaokulda mesleki eğitim alan bir çocuk da meslek lisesine devam ettiği takdirde daha başarılı olacaktır. Bugün meslek liseleri imaj kaybettiği için, öğrenciler sürekli uzaklaşmaktadır. En büyük problemler meslek liselerinde... Başarısız öğrenciler meslek liselerine yazılmaktadır. Yeteri kadar ehemmiyeti anlaşılmadığı için günden güne eriyip gitmektedir." diye konuştu.

"Teknik elemanı olmayan bir ülke ayakları üzerinde duramaz"

"Asla unutulmamalıdır ki teknik elemanı olmayan bir ülke üretim konusunda muvaffak olamaz. Kendi üretimini gerçekleştirmeyen bir ülke ise kendi ayakları üzerinde duramaz. Sürekli muhtaçtır. Muhtaç olan ülke ise bağımsızlığı dahi tartışılırdır." ifadesinde bulunan Kalkan, "Sonuç olarak fıtrata uygun olan, ilkokulda temel karakter ve eğitim verilmelidir. Ortaokullar mesleki açıdan çıraklığa hazırlamalı, meslek liseleri ise kalfalık öğretimi ve nihayetinde meslek liselerinden mezun olan gençler üniversitede mühendislik fakültelerinden mezun olmaları sonucu bu ülkeye ciddi bir üretim katkısı ve kalkınma hamlesi gerçekleştirmiş olacaktır." dedi.

"Sayın Cumhurbaşkanımız ve Milli Eğitim Bakanımıza sesleniyorum!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a çağrıda bulunan Eğitimci Yazar Adnan Kalkan, "28 şubat çift ayaklı bir darbedir. Bu darbenin birincisi imam hatiplere, ikincisi mesleki kurumlara vuruldu. Böylece bir taraftan inanca, diğer taraftan üretime ciddi darbe vurdular. Eğer bu gün üretimi artırmak, ileride bu vatanın kalkınması konusunda gelecek nesillerden dua almak istiyorsanız, meslek ortaokullarını bir an önce açın ve bu ülkeyi kalkındırmaya çalışın." ifadeleriyle önerilerini dile getirdi.

Nurullah Alpay  İstanbul 

yeniakit.com.tr'

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner241

banner247

banner140

banner255

banner141

escort bayan bayan escort izmir escort porno indir türk porno anal porno