banner259

DARBE SEVMİYİM İHTİLAL SEVİM

 
      DARBE SEVMİYİM İHTİLAL SEVİM
 
 
      Yıllardır okuyuculuk gibi pasif bir konumdan çıkıp cemiyette müstahkem muktedir bir mevki sahibi olmaklığımı geç de olsa birileri idrak etti. 
 Memleket matbuatının kaç zamandır bu fakire karşı neden bigane kaldıklarının tahlilini sonraya bırakıyorum.
     İlmi siyaset sıfatınn yanına munzam bir sıfat olarak gazateci sıfatının eklenmesi hiç de fena olmadı hani. Gazeteciliği memleket hayrına olan gelecekteki teşebbüslerim için kötü gün akçesi olarak kullanmak lazımgelebilir. Darbe suçlamalarında vasıfsız bir vatandaş olarak mahkemelerde müdafa yapmak güç olabilir. Gazeteciliğin iltimasını, imtiyazını kullanarak her zaman haklı çıkmak ceza yasalarına ve medeni yasalara tabii olmamak ülkenin siyasal tarihinde vaka-ı adiyeden sayılır.
 
       Bu muhayyel gazetenin efkârı umumîyenin hangi cenâhında yer alacağı müphemde olsa gazetecilik gazeteciliktir deyip işe koyulmaya karar verdim. Zaman zaman bu küresel asırda; ülkenin en uç noktasındaki küçük bir vilayetin küçük bir gazetesi gibi iğvalar maneviyatımı sarssa da olsun dedim! İskele İdman Yurdu Spor’da bir zamanlar Erciş sporu yenmişti gibi tarihsel tesellilerle maneviyatımızı sağlam tutmaya çalışacağım. Üstelik gazete sahibinin verdiği bir müjdeye göre bir zamanların enkırmenı Reha Muhtar ve avanesinin ihtilal şantiyesi kapandığı için maişetlerini temin etmede zorlandıklarından Emin’ le birlikte taşraya çekilip bizim gazetemizde yazabileceklerinin müjdesini verince bu teklifi düşünmeden kabul ettim.
 
           Ne günlere kaldık benim gibi hayatını memleketin geleceği için ihtilal şantiyelerinde geçirmiş birini memleket matbuatının bunca yıl sonra keşfetmesi memleketin irfansızlıktan kültürsüzlükten çöle döndüğünün resmi değilde nedir? Askersiz, nutuksuz, ayinsiz siyasal hayatın hiç tadı tuzu yok mirim. Gazete ve kışla dehlizlerinde gecenin ağır kapılarının arkasında hazırlanmış o nutuklar ne güzeldi. Memleketin bu sahipsizliğine içim yanıyor içim! Çok bedbahtım çok!
 
 Nerde o göğsümüzü kabartan memleketin sahib-i aslisi? Kurun-u Vusta’daki gibi zedegânın hakk-ı selefe dayanarak daha ilk cümleden çığlık gibi nutukları kelimeleri birer gülle haline getirip kürsülerden televizyonlardan halkın üstüne savurmaları. Efkârı umumiyenin   kalbine korku veren söylevler. Medyanın bir avcı iştiyakı ile kamusal alanda mütedeyyin vatandaşları espiyonaj bir tarzda cürm-ü meşhudu yakalamış gibi gönüllü kullukları. Kelimeleri bir balyoz haline getirip ortalığa savurmalar. O güzel günler sâadetli senelerimiz nerde kaldı. Maneviyatımızı tazeleyen o sert ve gergin çehre takınıp “sanki dış düşmana” öldürücü gürzünü vuracakmış gibi kararlı sözlerini bir balyoz haline getiren hatipler nerde. Hiç bir savaşa katılmamış ama bütün savaşların haracını yiyen bu tatlı su aydınları, bürokratları aynı ehrama taş taşıyorlardı.
         Belagati kuru ve yavan da olsa içinde laiklik kelimesinin bolca geçtiği tahrip gücü yüksek nutuklardan oldum olası hoşlanmışımdır. İçinde laiklik kelimesinin bolca geçtiği bu nutuklardan hoşlanmamı kendi kendime bir evham edip acaba şahsi güzidemde cuntacı bir temayül mü var tecesüsüyle bu alışkınlağın esbab-ı mucibesinin nerden geldiğini tetkik ederken meğer bu Freudyan bir nazariye ile izah edilecek zihinsel bir arazmış. Medrese tahsilimiz sırasında cami minberlerinde geçmiş zaman imamlarının kâfir batı medeniyetinin bir gün yerle yeksan olacağı müjdesini bize vermeleriyle başlayan ancak 20 yaşına geldiğimizde batı medeniyetinin çökmediğini görünce bizim mollaların tezlerinin neden tahakkuk etmediğinin sorusu cevapsız kalınca zihin dünyamızda pozitivist eğilimler nüksetmeye başlamış bu pozitivist okulun bütün kapılarının kışlaya çıkacağını sonradan öğrenecektim.
 
        Ülkenin nutku tutulmuş kürsüler yetim kalmış, kiralık ağızlar, kiralık hatipler artık işsiz kalmış televizyonlarda arzı endam etmiyor. Reha muhtar ve Uğur Dündar’ın işsiz kalması bu memlekette işlerin yolunda gitmediğinin en büyük karinesi değil midir? .
 
 
       Korku ülkenin üzerine büyük bir rüzgar gibi eserdi. Mutlu azınlık bundan mesud ve bahtiyar olurdu. Toplumun kahir ekseriyeti ise meyus mazlum bir haleti ruhiye içinde kendi kozasına çekilirdi. Ciğerleri böylesi hava için yaratılmış olan cuntacı kalem artıkları gözlerinde sözlerinde daha faşizan bir duruşla ellerini oğuşturmaya başlarlardı.. Ciğerleri bu havayı solumaya alışmışlar için bu günler kötü günlerdir.
 
   Bir haydutun bile kendi ininde bir erdeme ihtiyacı olduğunu erdemin de ayakta kalması için şeytana ya da düşmana ihiyacı olduğunu ilm- siyaset açısından bunun bir lazıme-i zaruret olduğu bedâhet düzeyinde bir hakikattir. Müeses iktidarı konsolide etmek için düşman yoksa bile icad edilmek zorundadır.
 
       Senenin 12 ayının ortalamasını aldığımızda her kurumun açılışında ortalama bir aya isabet eden açılışlarda aylık ezilmiş ruhlara inşirah veren manevi takviyemizi temin ediyorduk. Ricalimiz konuşmadığı zamanlarda devletin diğer aslanları konuşurdu. Basınımızda bu nutukların şiddetini onla çarpar ser levhalaında köşelerinde bu sözün hikmetleri üzerine haftalarca yazarlardı . Bu tartışmalar gündemden düşmeye yüz tuttuğu zamanlarda başka bir kurumun açılış töreni imdada yetişir gündemi ve maneviyatı tazeleyen yeni beyanatlar yeni açıklamalar bir birini takip ederdi.
 
Şimdilerde her taraf yeis çorak çölleşmiş heyacansız bir çöl gibi. Bu nutuklara olan bağlılığım ve alışkanlığım cuntaları desteklediğim anlamına gelmez pek tabiî ki. Bunlar benim düşünsel düşlemsel fantezilerim o kadar ben zaten darbe sevmiyim ihtilal sevim.
 
Not: Haftaya 28 Şubat’ın Taşradaki Gönüllü Kulları Üzerine Bir Tahlil Bekleyin
 
 
YORUM EKLE
YORUMLAR
rukniddin mutlu
rukniddin mutlu - 7 yıl Önce

modern dünyanın bunalımlı evhamlı okuyucularını aşan ;oblomovluk marazlığına yakalanan aydınların zihinlerinin pasını alabilecek bir yazı...tebrik ediyorum hocam...

Cem ozturkcu
Cem ozturkcu - 7 yıl Önce

hocam cok basarili bir yazi ! haftaya olan yazinizi dort gozle bekliyorum.
saygilar,

cem

NECDET TAKVA
NECDET TAKVA - 7 yıl Önce

öncelikle baki karacayi siteden dolayı tebrik ediyorum. sonrada sait hocayı bizlerle buluşturduğu için minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. hoca bizim kıymetlimizdir.

Ertug Kara
Ertug Kara - 7 yıl Önce

herkesin kesinlikle okumasi gereken bir yazi.

Mehmet cankuş
Mehmet cankuş - 7 yıl Önce

van da varmi böyle insanlar? tebrikler çok başarili makale...

banner241

banner247

banner141

banner140

banner255