banner279

CORONA VİRÜS BİR BİYOLOJİK SAVAŞ SILAHI MI?

   CORONA VİRÜS BİR BİYOLOJİK SAVAŞ SILAHI MI?

Son zamanlarda dünyayı tedirgin eden bir illet, maalesef kentimizi de olumsuz yönde etkiledi. Çın de başlayıp komşu ülke Iran a geldiği söylenen bu salgın deli soruları da beraberinde getirdi tabi ki. Birileri  çok hızlı şekilde psikolojik korku yaymaya başladı bir anda. Ölüm görüntüleri tv kanallarında internet ortamında hızla yayılmaya başlandı. Iki milyar nüfusu olan Çin de sanki nüfusun yarışı gitti geri kalanda eli kulağında bekliyormuş gibi. Halbuki 3 aylık süre içinde ölenlerin sayısı 2600. Bu sigaradan bir günde ölenlerin sayısına eşdeğer.  Iki milyar nüfusu olan ülkede önceki dönemlerden pek farklı bir sonuç değil. Asıl burda dikkat çeken ölen sayısı gibi görünse de Çin ekonomisinin uğramış olduğu zarardır bence. Bu bir biyolojik savaştır bence. Kurşuna kafa atan Anadolu çocukları yani bizler dahi hemen maskeler korunma yöntemleri sınır kapılarının kapatılmasıyla ilgil bir tedirginlik yaşadık.

Biyolojik silahlar, biyolojik ajanlar olarak da adlandırılan patojenlerden yani hastalık yapıcı mikroorganizmalardan veya maddelerden oluşur. Minimum lojistik çabayla çok yüksek etki oranlarına sahiptirler. Örneğin, 50 kilogram şarbon sporu, kapalı bir stadyumun havalandırma sistemine verildiğinde bir saat içinde yaklaşık 75.000 kişiyi hasta edebilir.Bu hastalıklara bakteriler, virüsler, rikretsiyalar, mantarlar, toksinler, hormonlar gibi birçok biyolojik ajan sebep olur. Diğer yandan hastalıklar, belirtileri ortaya çıkana kadar binlerce kişiye bulaşabilir. Bunun sebebi patojenlerin kuluçka dönemleridir. Olası terör saldırılarında, saldırganlara daha fazla yayma ve kaçma imkanı vereceğinden uzun kuluçka dönemine sahip ajanlar kullanılacağı öngörülmektedir. Kuluçka dönemi süresince binlerce hatta milyonlarca kişiyi etkileyebilecek ve tespit edilmesi zor olan bu silahların, aniden ortaya çıkan belirtileri medikal yardım kapasitelerinin hızla aşılmasına ve toplumsal paniğe sebep olur. Çin’den başlayıp önce tüm asya'yı sonra tüm dünyayı saran aşırı bulaşıcı ölümcül bir zatürre virüsünün bilinçli yayılması olayı. an itibari ile dünya sağlık örgütü kırmızı alarm durumunda.

3. dünya savaşını nükleer ya da kitlesel ordu savaşı olacak sananlar yanıldı.

4 bacaklı bir savaşın içindeyiz. ekonomik savaş, siber savaş, nokta suikastlar ve biyolojik savaş.    Şu anda düşük yoğunluklu 3. dünya savaşında olduğumuz tezine katılıyorum . tüm ünlü kahinler de bu dönemi 3. dünya savaşı olarak gösteriyor ve 2025'e kadar süreceğini söylüyorlar .örneğin 1989 'da ölen baba vanga 'ya 3. dünya savaşı ne zaman çıkacak diye soruluyor o da 'daha ona var henüz suriye düşmedi ' cevabını veriyor , nostradamus da yine bu dönemi 3. dünya savaşı olarak tanımlamıştır . bu yeni ortaya çıkan virüs biyolojik silah olabilir de olmayabilir de yalnız son yıllarda çin kaynaklı çok fazla virüs ortaya çıkmaya başladı bu da enteresan geliyor .

   Dünya da bu türden  salgınların adı değiştirilerek süreceği kesin gibi görünüyor.  Bu tür tehditler karşısında paniğe kapılmadan nasıl davranılması gerektiği konusunda devlet yetkilileri ve STK larca halkımız bilinçlendirilmeli. Van’a getirmiş oldukları bir kamyon işlevsiz maskeyi fahiş fiyata satmak için sürekli korku senaryoları düzenleyen fırsatçılara meydan bırakılmamalı. Bu tür salgınlar esnasında yetkililer halkı sık sık bilinçlendirmeli. Yetkililer susunca yetkinizler halkı tedirgin edip yanlış yapmalarına sebebiyet verebiliyor. ILLERDE VALILIK BASKANLIGINDA BIYOLOJIK TEHTITLER VE ALINACAK ONLEMLER BIRIMLERI OLUSTURULUP CALISMALARA IKINCI BIR TEHTIT GELMEDEN BASLANILMALI..

YORUM EKLE

banner241

banner141

banner140

banner280