MEHMET BİLİCİ

Tarih: 13.08.2020 18:30

SEVGİ, SAYGI VE HOŞGÖRÜ

Facebook Twitter Linked-in

SEVGİ, SAYGI VE HOŞGÖRÜ

Dostlar;

Sevgi, saygı ve hoşgörü, insanların güzel yanlarını göstererek başkaları tarafından sevilmesine yardımcı olur.

Sevgi; insanlara karşı duygusal anlamda bağlılık, yapılan ve yapılacakları düşünerek verilen değeri ifade eder.

Sevgiyi yaşamayan, sevgiyi içinde hissetmeyen insanın başarılı olması zordur.

Her başarının arkasında sevgi vardır.

Sevgi ortamları vardır.

Saygı bir kimsenin düşüncelerine, sözlerine ve davranışlarına, toplum içindeki itibarına ve inanılırlığına karşı duyulan olumlu bir histir.

Saygı; değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı nedeniyle bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmettir.

Saygı; herhangi bir kişi veya gruba gösterilen değer verici tutumdur.

Başkasına saygı ile yaklaşmayan her insan, kendine saygı gösterecek insanları çok zor bulur.

Sevgi ortak değerlerde buluşmadır.

Saygı ise farklı değerlerde nezaketli olma durumudur.

Hoşgörü; birbirimize tolerans göstermemiz, birbirimizi anlamamız, sevmemiz ve saymamızdır.

Hoşgörü; affetme, kolaylaştırma, ayıp ve kusurları örtme, başkalarının düşünce ve davranışlarına anlayış gösterme demektir.

Dünyada barıştan, sevgiden, saygıdan, huzurdan ve kardeşlikten söz etmek istiyorsak bunun en önemli koşulu hoşgörü anlayışını benimsemektir.

İnsan hoşgörülü olduğunda bunu etrafına da yayar ve bu böyle zincir şeklinde uzayıp gider.

Hoşgörülü olmaktan, hoşgörülü davranmaktan hiçbir zaman vazgeçmemek gerekir.

Hoşgörü bütün bu anlamlarıyla aslında evrensel bir nitelik taşımaktadır. Hoşgörülü olmak sadece kendimize yaptığımız iyi bir davranış değil, bütün dünya için yapılmış büyük bir davranıştır.

Hz. Mevlana hoşgörü ile ilgili düşüncelerini şu dörtlükle dile getirmiştir;

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

İster kâfir, ister mecusi,

İster puta tapan ol yine gel,

Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir,

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

Bu sözlerden de gördüğümüz gibi hoşgörü hem evrensel bir nitelik taşır hem de insanlığın hoşgörüye bakış açısını şekillendirir.

Mevlana yaşamı boyunca insanı merkeze almış, insan sevgisi ile yola çıkmıştır. Bütün insanların kendilerine ait birbirlerinden farklı özellikleri (renk, beden, görünüş, düşünce) olmasına rağmen, aslında özlerinde aynındırlar ve yine barışı, huzuru, sevgiyi sağlayacak olan da bu farklılıkların bütünlüğüdür. Bu farklılıkları bir araya getirecek ve en anlamlı bütünü sağlayacak olan adımlardan en önemlisi de hoşgörü anlayışıdır.

Mevlana hoşgörü, insan sevgisi, insanlığa dair görüşlerini şöyle dile getirmiştir:

Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol.

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.

Hoşgörülülükte deniz gibi ol.

Ya olduğun gibi görün.

Ya göründüğün gibi ol.

Hoşgörü bir büyüklük, bir bilgelik ifadesidir.

“Yüz bin kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel” diyen Mevlana’nın bilgeliğini takdir etmemek mümkün mü?

Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır.

Hoşgörü sağlıklı insan hayatının özüdür.

İletişim kurmanın temelidir.

Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Görmemezlikten gelmek hiç değildir.

Hoşgörü kendini bilmektir.

Hoşgörü bir anlayıştır. Anlayışlı olmanın adıdır. Anlayışın kendisidir.

Sevginin, saygının yoludur.

Toplumda hoşgörülü davranış hâline getirmenin yolu, insanın sevgiyi yaşaması, kendine saygı duyması, kendisi ile barışık olmasına bağlıdır.

Hoşgörü, çağın getirdiği sorunların, çıkarcılığın, aç gözlülüğün, sevgisizliğin güvensizliğin çaresi olabilecek bir anlayış tarzıdır.

Sonuç olarak;

Hoşgörünün, sevginin, saygının, barışın ve kardeşliğin hâkim olduğu bir dünyada yaşamak temennisiyle…

Hoşça kalın.

SEVGİYLE SAYGIYLA KALIN...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —