admin admin

Tarih: 29.05.2012 14:41

EŞCİNSELLİK (HOMOSEKSÜEL, TREVESTİ) İNSAN HAKKI MI?

Facebook Twitter Linked-in

EŞCİNSELLİK (HOMOSEKSÜEL, TRAVESTİ) İNSAN HAKKI MI?
 
Kürselleşen dünyamızın, küreselleştirme aracı, -izmi moda olan Liberalizmdir. Liberalizmin etkisi her yerde, her düşüncede, her dinde etkisini, etkilediği düşünce, dinleri yok edercesine, göstermektedir. Artık her dinin, düşüncenin, izmin liberali moda; Liberal İslam, Liberal Demokrasi, Liberal Sol, Liberal Kürt gibi.
 
Liberalizmin tarifi kısaca siyasal, dinsel ve ekonomik alanlarda müdahaleleri istemeyen devlet, toplum ve birey arasındaki ilişkilerde önceliğin bireyin hak ve özgürlüklerinde olması gerektiğini savunan öğretilerin genel adı... Liberalizmin temel mantığında ‘bırakın yapsınlar, bırakın yıksınlar’. Yine en önemli argümanlarından biri de ‘her şey tartışılabilir, hakikat diye bir şey yoktur, bu hakikat (Haşa) Allah’ın vahy ettiği gerçekler olsa da.
 
Özellikle Türkiye’de Anayasa değişikliği ve yazılımı gündeme gelince, sanki tüm maddeler tartışılmış ve üzerinde görüş birliğine varmışçasına, başka tartışılacak konu kalmamış, sadece toplum eşcinsellerin haklarını tartışmaya getirmeye başladılar, ve öyle hava oluşturuluyor ki toplumun nerede ise çoğunluğu eşcinsel (homo). İlginç yanı ise bunda başta dindarlığı ile bilinen bazı yazarlar ve çizerlerde konuyu homoların lehine tartışıyorlar.
 
İnsanlar ve diğer canlılar da dahil yaratılış fıtratları gereği, yemek, içmek, uyumak, çoğalmak, üremek, cinsel arzular gibi biyolojik ihtiyaçları, olmazsa olmaz ihtiyaçları vardır ve bunları ne yaparsanız yapın engelleyemezsiniz. Çünkü engellediğiniz takdirde ölürler. Zaten bunlardan birisini engelleme değil, hatta eksiltirseniz canlılığı öldürmüş olursunuz. Tarihte ve günümüzde biyolojik ihtiyaçlarından kendini kısan veya erteleyen insanlarda sosyopsikolojik olumsuzluklar ortaya çıkmaktadır, dindar insanlarda olsalar.
 
Farklı cinsler arasındaki evlilikler, hem fitridir, hem insani hem de insan hakları beyannemesine uygundur. İnsan Hakları Beyannemesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. Türkiye devleti ise 6 Nisan 1949 tarih ve 9119 Sayılı Bakanlar Kurulu ile 'İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin Resmi Gazete ile yayınlanması yayımdan sonra okullarda ve diğer eğitim müesseselerinde okutulması ve yorumlanması ve bu Beyanname hakkında radyo ve gazetelerde münasip neşriyatta bulunulması' kararlaştırılmıştır. Bakanlar Kurulu Kararı 27 Mayıs 1949 tarih ve 7217 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Beyannemenin 29 madde sinin 1 ve 2 nolu kararı şöyledir;
Madde 29
1. Herkesin, kişiliğinin serbestçe ve tam gelişmesine olanak veren topluma karşı ödevleri vardır.
2. Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur.
 
Eşcinsellik biyolojik bir ihtiyaç (yeme, içme, üreme gibi) olmadığı için bir insan hakkı olduğunu söylemek gerçekten bilimden haberdar olmamaktır. Tıbbi bilimlere göre bilakis insanın biyolojik yapısını bozmaktadır. Özellikle anüs bölgesinin kas yapısı bağırsakların son noktası olduğu için, elastik kas yapısında olup, atık maddelerin akmasını engellemektedir. Bu kasların yıpranması veya eşcinsel ilişki ile genişlemesi veya elastikiyetini kaybetmesi durumunda, kişilerde sürekli atık akıntısı oluşmaktadır. Nihayetinde livataya uğrayan özellikle bayanların bu tip sıkıntılardan dolayı sürekli doktorlara gittiklerini biliyoruz.
 
Olayın diğer bir boyutu ise her isteyen istediği evlensin veya ilişkiye girsin mantığını kabul edersek, toplumlarda ensest evlilikler veya ilişkilere de mi evet diyeceğiz? Allah korusun…. Geçenlerde hem de Türkiyede bir amca yeğeni ile resmi evlilik yapıyor, sonradan fark ediliyor. Bazen basında da duyuyoruz, baba-kız, erke-kız kardeş, dayı- yeğen vb. ilişkiler duyuyoruz, geçen yıllar Avusturyada baba kızını 25 yıl boyunca tecavüzü sonucu 7-8 çocuk doğmuştu. Şimdi ensest ilişkiler oluyor diye insanlara bu evlilikleri özgürlük adına evet mi diyeceğiz? Ensest ilişkiye evet diyemeceğimiz gibi, homoseksüel/travesti/eşcinsel ilişkiye de, evliliğe de evet diyemeyiz.
 
Bu tip olaylar sosyal sapkınlıktır. Modernizm, komunizm, kapıtalaizm, liberalizmi gibi düşünce akımlarının üretmiş olduğu insanlardan oluşan toplumun sapkınlık kültürüdür. Kısaca sapık insan tipi üreten izmler, bu tip fitri olmayan duyguları depreştirmektedir. Evlerimizi modern hapishaneye dönüştüren izmler, bireysel mantığın öne çıkarıldığı bir toplumda ancak bu tip edep dışı, insanlık dışı, din dışı özgürlükler (!) ortaya çıkmaktadır. Hakikat şudur; evlerimizi mescid edinirsek bu tip sapıklıklar değil konuşulması, aklımıza gelmez.
Allaha emanet olun

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —