A. Baki KARACA
Tarih: 21.05.2012 14:15
BÜYÜKŞEHİR ÜTOPYASI ve ERDOĞAN’IN VAN İLGİSİ
BÜYÜKŞEHİR ÜTOPYASI ve ERDOĞAN’IN VAN İLGİSİ
Başbakan Erdoğan’ın, il başkanları toplantısında; “yerel seçimlerde üç ili bu kez mutlak surette istiyorum, bu illeri kazanmalıyız” demesi ve bu üç ilden birinin Van olması gözlerin Van’a çevrilmesine neden oldu.
Ayrıca Van’ın büyükşehir belediyesi olacak olması, seçimi daha bir anlamlı hale getiriyor.
Şimdi birçok insanın kendi kendine sorduğu soruyu ben buradan sorayım: Başbakan Erdoğan’ın bir önceki yerel seçimlerin ardından yaptığı açıklamada “en çok üzüldüğüm, kaybettiğimiz iki ilden birinin Van olması. Şimdi Van belediyesini mutlaka kazanmalıyız” demesinden anlıyoruz ki Van Erdoğan’ın ajandasında önemli bir yere sahip. Doğrusu Başbakanın Van’ı neden bu kadar önemsediğini ben de herkes gibi merak ediyorum.
Ancak aklıma Van’ın bölgedeki konumu gelince benim düşündüklerimin Başbakanın da dikkatinden kaçmamış olabileceğine hükmediyorum. Nedir bunlar: Van, bölge için çok önemli. Çevresindeki Hakkâri, Bitlis, Muş, Bingöl, Iğdır, gibi beş ilin insanını kucaklayan, bu illerin nüfusuna kayıtlı insanların birçoğunun Van’da yaşıyor olması, yakın akrabalık bağlarının bulunması, bu illerle daha farklı birçok bağının da olduğunu hesaba katarak burası üzerinde planları olduğunu sanıyorum. Ayrıca Van’ın siyasi tavrının bölgeyi de ciddi manada etkilediğini düşünüyor olsa gerek ki bu konudaki demeçlerinin bir arka planı olduğuna götürüyor bizi.
Peki, Başbakan Erdoğan’ın Van’ın siyasal yapısıyla ilgili sağlıklı bir biçimde bilgilendirildiğini iddia edebilir miyiz? Daha önce Van Belediyesi’nin kendi partisinde olduğunu ancak buranın neden kaybedildiğini Erdoğan’a anlatan var mı? Mutlaka Sayın Erdoğan neden Van Belediyesi’ni kaybettiklerini sormuştur, ama bu konuda Van’ın gerçeğine dair doğru bilgilendirilmiş mi? Asıl sorun da burada yatıyor zaten.
Bence birçok konuda Sayın Başbakan Van hakkında doğru bilgilendirilmiyor. Dün de böyleydi bugün de böyle olduğunu görüyoruz. Peki nasıl? Anlatayım. Son üç yılda yapılan seçimlere baktığınızda, alınan sonuçlardan bunu net görmek mümkün.
Şimdi asıl meseleye gelelim. Seçime, yaklaşık iki yıl var. Şimdiden ortaya atılan hem de büyükşehir belediyesi seçimine.
Devasa sorunları varken Van’ı şimdiden bir seçim atmosferinin içine atmak, bu şehre yarar değil zarar verir.
Siyaset tüccarları şimdiden kulislerle işi gerçek mecrasından çıkararak, daha doğrusu sorunları şimdiye kadar olduğu gibi halının altına süpürerek, kendi siyasi rantlarının peşine düşecekler.
Büyükşehir belediyesi partilere ne getirir, ne götürür, bunu zaman gösterecek. Ama bir gerçek var ki, şimdiden görünen yine iki partili bir seçime doğru gittiğimiz. Bu iki parti (Ak Parti) ve (BDP). Peki, bu iki parti, büyükşehir belediyesine hazırlar mı, ya da büyük şehir olmak ne gibi yenilikler, farklılıklar getiriyor, bu ilin yaşayanlarına ne tür katkısı olacak? Bence, çok az katkısı olacak, hatta katkısından çok zararı olacak.
Ben size açıkça bir şey söyleyeyim. her iki partinin de bu haliyle, yani büyükşehir olmadan bu kenti yönetemediklerini gördük ve görüyoruz. Bir yönetim modelleri olmayan bu kadrolarla bir yıl sonrası belli olmayan, ileriye dönük projeleri yatırımı belli olmayan, yıllık yaklaşık 130 milyon cirosu olan bir belediyenin yarın büyükşehir olunca bu mantık ve yönetim anlayışıyla büyükşehiri nasıl yöneteceklerini varın siz düşünün.
Kentin hali ortada. Korkum o ki, büyükşehir belediyesi değil küçük şehir belediyesine dönüştürsünler. Yıllardır kim gelirse gelsin Van iyi yönetilemiyor. Çünkü Van’da bir şehir programı, planı yok. Kısa, orta ve uzun vadede neler yapılacağı belli değil. Her gelen belediye bir dönem görev başında kalabilmiş ancak. İki dönem başkanlık yapan olmamış. Van’da halkın umutlarını kırmış güven verememişler. Haliyle istikrarsızlık devam etmiş. Günü kurtarma politikalarının zararlarını da Van halkı çekmiş.
Büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları oldukça fazla. Bazılarını sırayla aktarayım.
Çevre düzeni, imar planı, ulaşım, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları, bakım ve onarımını sağlar, kentsel tasarım projeleri yapıp uygular, buna dair yükümlülükler koyar ve binalara numara verilmesi işlemini gerçekleştirir.
Sınırları içerisinde coğrafî ve kent bilgi sistemlerini kurar. Tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlar. İnşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirler. Bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler alır.
Büyükşehir katı atık yönetim planını yapar ve yaptırır. Sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütür. Bunun için gerekli tesisleri kurar.
Yolcu ve yük terminalleri, otoparklar yapar, büyükşehir belediyesinin bütünlüğüne hizmet eden sosyal donatılar, bölge parkları, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, kütüphane, müze, spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapar,
Kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlar bu amaçla bakım ve onarımını yapar, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa eder.
Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütür, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurar, derelerin ıslahını yapar.
Afet riski taşıyan veya can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan binaları insandan tahliye eder ve yıkar.
Bunların kaçı bizim belediyelerde uygulanıyor? Arsenikli su, çevre sorunu, temizlik denen bir şey var mı ilde, yok. Büyük deprem yaşadı Van. Depremde belediyenin varlığı ile yokluğu arasında bir fark gören var mı şuana kadar. Hiç kimse bu depremde biz Van’ın ve halkının sorunlarını, sıkıntılarını giderdik demesin. Bazı yardımlar yapıldı ancak çok yetersiz kalındı.
Şimdi önümüzdeki süreçte büyük afet yaşayan Van halkının sorunlarının çözümü noktasında hangi parti üzerine düşeni yaparsa bence seçimi de o parti kazanacak. Aksi halde bu deprem büyükşehir belediyesi seçiminde afet olarak geri dönecek. Çünkü sayın Başbakan’ın Van ile ilgili dedikleri şu an Van’da uygulanmıyor.Nelerin uygulanmadığını daha önceki yazılarımda yazmıştım, tekrar etmeyeyim.
Burada bir gerçeği de ifade etmekte yarar var. Hiçbir siyasi parti yaptığı hizmetlerin karşılığını oy olarak beklememeli, yani seçim yatırımı yapmamalı. Bir halkın insanca yaşaması neyi gerektiriyorsa, hakkı olan hizmetleri yapmalı. Halk da kendisini siyasi malzeme olarak kullandırtmamalı. Zaten hedef, toplumun insanca yaşamasını sağlamaksa bunu her zaman yapmak lazım, bunun yolu seçimden seçime nutuklar atmak olmamalı. Bu kent o yalan nutukları çok gördü. Doğru iş yapanlara karşı Van halkı karşılığını verecektir mutlaka.
Yani kısaca şu an için ciddi sıkıntıların yaşandığı -ve ısrarla söylemeye devam ediyorum- belirsizliğin sürdüğü bir ilde doğru işler yapılmazsa her şey muallâkta bırakılırsa, bu kentin insanının sizden memnun olduğunu düşünmeyin. Keza böyle giderse, memnun kalınıp-kalınmayacağını bilmek isterseniz, insanların deprem kaynaklı sorunlarını gidin halkın içine girin anlarsınız…
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —