Abdulhalim Almalı

Tarih: 05.08.2016 10:01

“ZALİM GÜÇLERİN AMEL DEFTERLERİ,

Facebook Twitter Linked-in

 “ZALİM GÜÇLERİN AMEL DEFTERLERİ,

Bugün dünyanın maddi gücü açısından önemli sayılan batılı zalim sistemlerin emel defterlerine bakıldığında, defterlerinin sayfaları adaletsizlik, işkence, zulüm, katliam, sömürü ve tecavüzlerle dolu olduğu görülecektir.

Bu zalim sistemlerin temellerinde kan vardır, gözyaşı vardır, işkence vardır.

Bu sistemler ellerindeki imkânları kaybetmemek, dünya halkalarını daha iyi sömürebilmek için durmadan yeni yeni silahlar üreterek dünya halklarına gözdağı ve korku verdiler.

Bunlar sömürdükleri, sömürgeleştirdikleri halklara bir taraftan ürettikleri silahları satarak onları birbirlerine düşürüp iç savaşlar çıkardılar.

Birbirlerine düşürdükleri halklara bu seferde insan hakları adına, demokrasi adına müdahale edip işgal ettiler. Yer altı yerüstü zenginliklerini çalıp götürdüler, insanlarını köleleştirdiler.

Onlar bu işgallerini yaparlarken kendilerine karşı onurlu bir şekilde mücadele veren insanları da terörist ilan eder kendilerine meşruiyet kazandırmak için kendilerine bağlı medya aracılığıyla dünya milletleri nezdinde karaladılar.

Bunların tarih sayfalarına bakıldığında girmiş oldukları hiçbir ülke halkı yoktur ki, katledilmiş, yakılıp yıkılmamış, işkence görmemiş, tecavüzlere uğramamış olsun.

Bu aşağılık zalim güçlerin defterleri maalesef insanlık tarihi boyunca insan hakları ihlalleri yönünden, mazlum halkların kan, gözyaşı ve alın terlerinin akması yönünden oldukça kabarık olmasının tek suçlusu onlar mıdır? Acaba!...

Elbette ki hayır!...

En az onlar kadar bu sömürüleri kabul eden ve sömürgeleşmekten kurtulmak için mücadele vermeyen mazlumlaşmayı bir kader olarak kabul edenlerde suçludurlar.

Hz. Ali(ra)’ın veciz ifadesiyle “Zalim mazlumun rızasını almadan zulmedemez.” eğer mazlum duruma itilmiş olan halklar, hakları ellerinden alınanlar, toprakları emperyalistlerce işgal edilenler bütün bu olanlara karşı durabilmeyi başarsalar onlara zulmetmekte olan saltanatların yıkılmaması için hiçbir sebep kalmaz.

Zalimleri doğuran ve besleyen hiç şüphesiz mazlumlardır. Bir başka ifadeyle analar mazlumları, mazlumlarda zalimleri doğurmaktadırlar.

Bu zalim sistemlerin özellikle İslam coğrafyasını işgal ederek zenginliklerini sömürdüğü yetmemiş gibi Müslüman halklara yapmakta oldukları zulüm, işkence, katliam, tecavüz gibi olayları Müslüman’ım söyleyenlerin kabullenmelerini anlamak mümkün değildir.

Bu zalim sistemler, durmadan silahlanma yarışı yapmakta ve yeni yeni silahlar üretmektedirler. Ürettikleri bu silahları malum halkların zalim yöneticilerine satarak, bu zalim yöneticiler elleriyle kendi halkları üzerinden kullandırarak pazarlar bulabilmektedirler.

Halkında mazlum yönetimce zalim olan ülkeler silahlara harcadıkları paraları halklarının gelişmişliklerinde kullanmış olsalar halklar kendi geleceklerini kurmada ve değiştirmede daha başarılı olacaklardır.

Ürettikleri her yeni silahı mazlum halklar ve toprakları üzerinde denedikten sonra üretimine geçerler. Bu zalim işgalci despot sistemler, insan katletme ve akıttıkları insan kanları artık öyle bir boyuta geldi ki, gözlerini kan bürüdü hiçbir şeyi göremez oldular vampire dönüştürler.

Bütün bunlardan kurtulmanın yolu sömürgeleşmekten kurtulmak için değişim hareketine geçilmesi ve emperyalistlere karşı tüm dünya insanlığının ortak hareket etmesidir. Bunların amel defterlerine bakıldığında sayfalarında şunları görmemiz mümkündür.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —