Abdulhalim Almalı

Tarih: 30.06.2016 11:18

'YAŞADIĞIMIZ TOPUMDA!'

Facebook Twitter Linked-in

 'YAŞADIĞIMIZ TOPUMDA!'

Bilindiği üzere İnsanlar ulaşımlarını rahatça yapabilmeleri, bir yerden başka bir yere rahat seyahat edebilmeleri için araçlar kullanırlar,

Ve bu araçların kaza yapmalarını en aza indirmek için kontrollerini sağlayan belirli bir düzen içerisinde seyirlerini sağlayan trafikte bir radar sistemi var…

O radarların görevleri seyir halindeki araçların hatalarını tespit edip şoföre gerekli ikazı yapıp gerekiyorsa cezai muide uygulamaktır. Tabii ki, kazaların caydırıcı olup olmadıkları ayrı bir tartışma konusudur.

Ama her nedense radarlar çok iyi sürücülerle, çok kötü sürücüleri tespit etmek için araçları takip etmezler onların görevleri sadece ve sadece hatalı aramaktır.

Çünkü onlara o misyon yüklenmiştir!..

'Yaşadığımız topumda kimi insanlar vardırlar ki,'

Kendi beyninde oluşturduğu kendi beyninin ürünü olan Müslümanlığı adına,

Durmadan Müslümanları kötülemek onların açıklarını yakalamak için adeta bir nevi radarlık yapıp onları devamlı gözetim altında tutar.

Bunlar sürekli insanların yanlışlarını bulup topluma teşhir etmenin fırsatını ararlar. Fakat bunu yaparken kendi açığını hiç görmez ve fark etmezler.

Fark etmezler, çünkü onların işleri kendi Müslümanlıklarını kontrol etmekten ziyade Müslümanları gözetmek, Müslümanların hatalarını yakalamaya çalışmaktır.          

Toplumumuz öyle bir hale geldi veya getirildi ki, artık Müslümanlık bi nevi meslek halini aldı!..

Çünkü içinde doğup büyüdükleri topluma zaten nasıl olsa Müslüman adı verilmiş,

Din denence akla ilk gelen İslam dinidir, dolayısıyla bunlarda Müslümanlık unvanını almışlardır.

Oysa Müslüman Rabbinden almış olduğu talimatlar istikametinde yaşamlarını sürdürmek zorundadır…

Şimdi düşünelim hata yapmaya meyal olan insan bir hata yaptı diye hemen tüm Müslümanları karalamanın bir anlamı var mıdır?.

Trafik sisteminde olduğu gibi insanları cezalandırmak, hatalarını yakalamak için kurulmuş olan radarlara tersi bir işlem yükletilse ve başarılı olanlar ödüllendirilse görülecektir ki,

O zaman herkes bu ödülü almak için birbirleriyle yarışacaklarıdır…

Müslüman için tek bir ödül vardır o da Rabbine gereği gibi kulluk yapmak ardından da ahrette iyilerle Salihlerle olmaktır, onun beklediği tek ödül varsa o da budur.

Müslüman bir insan bunu çok iyi bilmekte ve iman etmektedir sağında ve solunda iyiliklerini ve kötülüklerini yazan melekler vardır onlardan en ufak bir hata ve en ufak bir iyilik kaybolmaz.

Şimdi Müslüman’ı karalamayı kafaya koyan zorunlu bir takım Müslümanlar Müslüman’ın açığını yakalamak, karalamak isteyenler,

Sizler de dürüstlüğünüzü sergileyin ve deyin ki: biz Müslümanlardan rahatsızız, 'Müslümanları sevmiyoruz söyleseniz olmaz mı?...'

Zaten Müslümanlar bunu iyi bilmektedirler eğer onlar inançlarından davalarından taviz vermezlerse siz zorunlu Müslümanların onları sevmeyeceğinizi biliyorlar.

Hiç bir Müslüman’ın böyle bir tavizi vermeyeceklerine göre sizlerde onları sevmeyeceğinizi biliyorlar...

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —