Abdulhalim Almalı

Tarih: 29.03.2016 22:29

“MERHAMETLİ OLUN Kİ,”

Facebook Twitter Linked-in

 “MERHAMETLİ OLUN Kİ,”

“Merhametli olun ki, merhamet olunasınız. Hz. Muhammed(sav)”

Merhamet insan olmanın tek sermayesidir dersek herhalde yanlış demiş olmayız. Birine bir şey söylerken isnat ederken; eğer ahlak ve merhametten yoksunluk varsa, söylenilen sözün adabı ve ölçüsü olmaz.

Kişi veya kişilerin kendi davranışları, yanlışları ve doğruları hakkında bir yargıya varıp, diğer bir ifadeyle öz eleştirisini yapabilen yeniden bir davranışa doğru kendisini iten duygudur, “merhamet” diğer bir deyişle “vicdan.”

Kişinin kendi canı yanmayana kadar, canı yanıp ta can havliyle bağırana dönüp bakmaz. Canı yanıp ta can havliyle bağıran biri için ilk etapta deli derler, ne zaman ki kendi canları da yandığında o zaman can havliyle bağıranı anlarlar artık çok geç olmuş iş işten geçmiş olur.

Canı yandığı için can havliyle bağıranın derdini anlamak istemeyenlere sesini yükseltme mecburiyetinde kaldığında o bir delidir, sapıktır, meczuptur, tehlikelidir diye itham ederler aynı olayla kendileri karşılaştıklarında ise vay be dün adam nasılda bağırıyordu biz duymak istemediğimizden duymuyorduk.

O insana kim hakaret etmişti, onun inancına, düşüncesine, değer verdiği kutsal kitabına, ezenine, camisine karşı yapılan haksızlıkları canına namusuna kastedenleri duymaları için bağırdığında neden sessiz kalınmıştı?

Sesleri çıkması gerekenler; niçin, sesimiz çıkmamıştı diyerek tarihi yargılamak istediklerinde o zaman tarihi yargılamaları neyi ifade edecek, kendilerini yargılamadıktan sonra. Sıra kendilerine, kendi değerlerine geldiğinden dolayı bağırıp çağırmalarına kimse aldırış etmeyecek, kimse onların bağırmalarına cevap vermeyecek çünkü geride kimse kalmamış olacak.

Zamanında 0nlar haksızlıklara ve hakaretlere isyan edip bağıran çağıranlara dönüp bakmamışlardı. Onları hiç itibara da almıyorlardı, çünkü onlar gericiydiler, yobazdılar kendileri ise aydındılar, çağdaştılar.

Fakat bunu hesap etmemişlerdi başkalarının düşüncelerine saygı duymayan, saygı duymasını bilmeyen, onlara anlayışla yaklaşmayanlar kendi inanç ve düşüncelerine saygı duyulmasını kimden ve nasıl bekleyecek ve isteyeceklerdir.

İnsanlar ellerindekilerle yetinmeme, daha iyiye daha güzele gitmek için mücadele eder durur. İnsan bu mücadelesini yaparken önünde iki alternatifi vardır. Bunlardan biri inkılâbı metotla meseleleri halledip çözüme ulaşmak.

Diğeri ise ihtilali zihniyetle despotlukla, tiranlıkla, zalimlikle isteseler de istemeseler de toplumu kendi düşünce ve anlayışlarına göre yönlendirmeye çalışırlar. Bu iki çeşit değişim gerçekleştirme şekli, kişinin kendisi için nasıl davranılması gerektiğini istiyorsa bunu toplumun tümü için sağlanmasını istemesi de lazım.

Bunlardan ilki olan inkılâbı metot hiç şüphesiz peygamberi bir metottur. Bu metotta lider konumunda olan kişi hiçbir zaman kendisini toplumun dışında tutmaz, toplumun asgari yaşam düzeyine göre kendisini ayarlar.

Tarih boyunca haklarını almak için vicdani çerçeve içerisinde ahlaki bir yöntemle haddi aşmadan mücadelesini verenler hep kazanmasını bilmişlerdir. Haklarına vicdanilikle yaklaşanlar egemenler tarafından meczuplukla suçlandılar, gerici oldular, yobaz oldular fakat her ne hikmetse insanlık onlardan hep ders aldı, ilham aldı, tarih hep onlardan bahsetti. Çünkü vicdan sahibiydiler merhametliydiler.

İnsanlara vahyi referans alarak yön vermek isteyenler, zindanlarda çürütüldü, düşüncelerine palangalar vuruldu buna rağmen onlar gene insanlığa kaynak oldular, ışık oldular. Aynı akıbetler taraflar için aynı olacaktır aynı olmalıdır. Hakkın mücadelesini verenler eğer zorluklarla karşılamıyorsa burada bir eksiklik olduğu muhakkaktır.

Zulüm bitmez her devirde başka bir adla yeniden tekrar eder. Bütün bunların içinde asıl zulüm kişinin kendine karşı işlediği zulümdür. Bu zulüm çeşidi maalesef büyük bir marifetmiş gibi laçkalaşıp başkalaşmak adına rahatlıkla yapılmaktadır. Öyle ki, kendi inancını kendi değerlerini ya söylemiyle veya eylemiyle basitleştirerek kendine karşı zulmünü sürdürmektedir. Kim ne yaparsa yapsın kazanacak olan bu güne kadar olduğu gibi yine merhametiyle var olanlar olacaktır.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —