Ben demiyorum, vali bey buyurmuş 'Van hak ettiği yerde değil',miş miş…
Hemide adına ağıtlar yakılan Ali paşa salonunda!.....
Ben sadece 'mış'ı ekledim!..
Mesela hangi konuda hak ettiği yerde değilmiş miş?.....
Vali beye göre 'eğitimde!..'
TUİK verilerline göre eğitim ne durumda? 'Eğitim endeksinde 75. Sırada '
Valinin açıkla'ya'madığı diğerleri?..
Sağlıkta mı? 'Sağlık endeksinde 77. Sırada'
Güvenlikte mi? 'Güvenlik endeksinde 60. Sırada'
İşsizlikte mi? 'Çalışma hayatı endeksinde 73. Sırada'
Yatırımlarda mı? 'Gelir ve servet endeksinde 74. Sırada'
Belediye hizmetlerinde mi? 'Çevre endeksinde 57. Sırada'
Ulaşımda mı? 'Altyapı hizmetlerine erişim endeksinde 45. Sırada'
İyi birer vatandaş dayatmasında mı? 'Sivil katılım endeksinde 78. Sırada'
Sosyal yardımlaşmadaki çarpıklıklarda mı?'Sosyal yaşam endeksinde 59. Sırada'
Vatandaşın Yaşadıklarının anlamsızlığında mı? 'Yaşam memnuniyeti endeksinde 49. Sırada'
Hangisinde?....
Kenti yönetenler zaman, zaman kapalı kapılar ardında toplantılar yapar, kentteki gelişmeleri değerlendirirler.
Siz bakmayın kentin sorunlarının konuşulduğu veya değerlendirildiği toplantıların yapıldığı yerlerdeki kapıların çokluğuna. Bu kapılar ne kadar çok olsa bile tıpkı kapısızlıktaki gibi istedikleri haberleri dışarı sızdırırlar.
İşte bu toplantılardan birinde dışarı sızan daha doğrusu sızdırılması istenilen vali Taşyapan'a ait olan söz istenilen haber şu şekilde yer aldı. 'Van hak ettiği yerde değil!'
Haber başlığı bu olunca doğal olarak bize de bu soruyu sormak düşüyor,
Devlet vatandaş arasında köprü olan Sayın vali, sizler sorun çözmek için mi varsınız, yoksa sorunlardan yakınmak için mi?
Van hak ettiği yerde değilse(ki el hak doğrudur) değildir, o halde bu sorunu veya istenilen düzeye kim veya kimler getirecek?
Aşağıda alıntıladığım Ali paşayla ilgili ağıtı yakanlar, Ali paşa salonunda almış oldukları kararları duysalar kim bilir 'Van' için nasıl ağıtlar yakacaklardı.
Bereket Ali Paşayı görenler, adına yapılan salondaki toplantıları, toplantılara katılanlar, aldıkları kararları ve kamuoyuna sızdırdıkları kararları görmeden duymadan işitmeden göçüp gitmişler!..
Neyse, makalemi kapalı kapılarıyla ünlü toplantı salonumuza adı verilen Ali paşayı anlatan bir ağıtla bitireyim.
'Arpa ektim biçemedim, Bir düş gördüm seçemedim, Alışmışım soğuk suya, Issı sular içemedim.(…)
Üç atım var biri binek, Arkadaşlar kalkın gidek, Ali paşa'yı vurdular, Yavrusuna haber verek.(…)
Ali Paşa giyer iki kürkü, Biri samur biri tilki, Ali paşa'yı vurdular, haraboldu Van'ın mülkü.(…)'
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.