Abdulhalim Almalı

Tarih: 08.11.2015 19:45

KARDEŞLİK PROJESİ

Facebook Twitter Linked-in

 KARDEŞLİK PROJESİ

Hz. Ali(ra)'ın ifadesiyle: “İnsanlar senin ya dinde kardeşin ya da hilkatte(Yaradılış) eşindir”

Çözüm süreci herkes herkesim için umut olmuştu. Doğu Anadolu gurubunda bulunan akil adamların bölgeyi ziyaretlerinde çok önemli tespitler olmuş umutlar yeşermişti.

Uğradığımız her ev ve STK'lardan yükselen tek ses vardı(özellikle kayıpları olanlar.) Çözülsün kim çözerse çözsün, artık kan akmasın insanlarımız ölmesin barış olsun kardeşlik olsun üzerineydi.

Diğer bir kesim daha vardı, sorun çözülür kardeşlik tahsis edilir, insanlar kardeş olduklarını anlar kardeşlik hukukuna riayet ederlerse bizim durumumuz ne olacak diye düşünenlerde vardı!.

Sorun çözülsün istemeyen bunlardı, ideolojik hesaplar peşinde olanlar bunlardı. 1,5-2 yıllık bir aradan sonra maalesef işi çıkmaza sokanlarda bunlar oldu.

7 Haziran seçimlerinde oluşan dört partili meclis tatmin etmedi, seçilmişlere siyaset yapma hakkı verilmedi, siyaset olacaksa bizim istediğimiz gibi olacak diye dayatmalarda bulunuldu. Üst akılların isteklerine boyun eğildi siyaset yerine ideolojik dayatmalara devam edildi. Sonuç ortada!..

Beş ay önceki seçimden istikrarı sağlayabilecek siyasal oluşum oluşmadı yeniden seçime gidildi ve halklar istikrar deyip AK Partiyi yeniden tek başına iktidar yaptı. 1 Kasım sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir konuşmasında Kürt sorunu konusunda yeni bir projenin işaretini verdi 'Milli birlik ve kardeşlik projesi.'

Bilmiyorum Türkiye de yaşayan halkların bundan başka şansları var mı? Kardeşliğin farkına varmanın dışında!..

Cenabı Allah’ın yarattığı en yüce varlık olan insan, içinde hem cenneti, hem de cehennemi barındırır. İçinde yaşadığı dünyayı hem cennete hem de cehenneme çevirebilir!.

Dünyayı cehenneme çevirenlerin hiçbiri tarih boyunca iflah olmadı, hep kaybedenler kendileri oldu. İnsan, dünyaya geldiği andan itibaren sorunlarla karşılaşmaya başlıyor kendisiyle sorunlar yaşadığı gibi diğer varlıklarla problem yaşıyor.

İnsan sorundur hem de kendisinin en büyük sorunu!.

İnsan, yaşadıklarını yaşaması gerekenleri merkeze koyarak yaşadığında problemlerin sorunların büyümesi de kaçınılmaz oluyor. Ancak kendisini yani insanlığını merkeze aldığında sorunların büyüklüğü ne kadar olursa olsun çözüm mutlaka bir çözüm ve çıkış yolu bulunuyor..

Çünkü, kendini merkeze alan insan empati yapar, saygı duyar, sevgi besler hayatı anlamlaşır!.

Yaratılıştan kardeşliğinin farkında olarak yaşadığında hayatı da kardeş kılar. İnanç kardeşliğini esas aldığında da sorumluluk alır, paylaşım yapar ötekileştirmez dışlamaz aşağılamaz bölüp parçalamaz.

Cenabı Allah, insanların bu problemlerini çözebilmesi için peygamberleri ve kitapları gönderdi…

 Peygamberler insanlığın merkezinde yer alan şahsiyetlerdir!.

Onlar insanlık adına insan olarak Allah'tan aldıkları mesajları kendileri gibi insan olanlara ulaştırarak hem hilkatliklerini hatırlatır hem de din bağlarının kuvvetlenmesi için onlara yol gösterici oldular.

Tarih her zaman göstermiş ki, insanların problemini çözecek olan, tevhit inancı ve İslâm’ın ortaya koyduğu kardeşlik ahlâkıdır. Hilkatteki kardeşlik sürtüşmelere sebebiyet verebilir ancak inançtaki kardeşlikte ahiret inancı sorumluluk ahlakı bunlar sigorta konumundadır, en ufak bir ihlal halinde hemen sigorta atar. Muhataplar kendilerine çeki düzen verme zorunda olduklarını hissede kardeşlik hukuku neyi gerektiriyorsa onu uygulamaya başlarlar.

Çözüm süreci denilen süreç buzdolabına bırakıldı 'Milli birlik ve kardeşlik projesi' adıyla yeniden uygulamaya konulması söz konusu, bu konuda toplumun tüm kesimlerinin beklentisi tüm halkların muhatap alınması ırkları değil insanı ve insan kardeşliğini önceleyen bir sürecin başlatılması en büyük temennileridir. Çok mu zordur değil, halklar istedikten sonra neden olmasın?..

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —