Abdulhalim Almalı

Tarih: 25.10.2015 10:47

KİM KAZANSIN?

Facebook Twitter Linked-in

 KİM KAZANSIN?

Toplumu oluşturan her birey ister ki, kendisine yakın olan siyasal düşünce kazansın. Ancak bunun %yüz gerçekleşmesi mümkün değildir.

Demokrasi denilen yönetimlerde çoğunluğun vereceği karar önemlidir, geçerlidir. Çoğunluk ne derse o olur çünkü demokrasinin gereği budur. Ancak burada da çoğunluğa rağmen karar bütünlüğünün sağlanması mümkün değildir. Çoğunluğun verdiği karara yine itiraz edenler olmakta/olacaktadır.

Peki demokrasi gereği çoğunluğun vermiş olduğu her karar doğru mudur?..

Bu soruya kur-an’ı kerim şu cevabı verir: “Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.'(En-am:116)” demek ki çoğunluk her zaman doğru karar veremez, çoğunluk adına doğru verildiği zannedilen karar hakkı temsil etmez.

Sistem demokrasinin gereklerine göre işlediği için bizde demokrasiye göre değerlendirmeye devam edelim. Bu arada bunu da söylemiş olayım, demokrasi havarilerinin gözüyle “kim kazansın” sözünün geçerliliğinin tek karşılığı vardır “Ben demokrasiye inanıyorum, demokrasi beni güçlü kılarsa!” benim kazanmam lazım!..

Seçim tarihi ilan edildikten sonra yaşanılan aday adaylığı telaşından sonra kesinleşen adaylarla 1 Kasımda seçime gidilecek.

Yapılan propagandalara bakıldığında toplumu bilgilendirici aydınlatıcı olmaktan ziyade ötekileştirici ayrıştırıcı gerici hedefleyici bilgilendirmeden ziyade yönlendirici(gerek cebri gerek hipnozla), tamamen karalamaya dayalı siyasal propagandanın etkisinde kalan seçmenlerin verecekleri karar ne kadar sağlıklı olacak? O da ayrı tartışılması gereken bir durum ne yapacaksın demokrasi bu ya, gereği de budur.

Bölgemizdeki hassasiyetlik nedeniyle düşüncelerin sandığa hangi partiye verilirse verilsin sağlıklı olacağı kanaatini taşımıyorum. Nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın mutlaka karşı tarafın karalamak için ortaya atacağı bir formülü vardır, çünkü demokrasinin gereği budur!..

Bana göre, toplumun sosyal kararlar alma ve aktiviteyi oluşturabilmesi yönünden sigortası atmışsa o toplum ne karar alırsa alsın sandıktan kim çıkarsa çıksın karar sonrası şaibeler usulsüzlük tartışmaları havada uçuşacaktır.

Kim kazanırsa kazansın, gerilim bitmeyecek çünkü kimse bir başkasını tahammül etmiyor, edemiyor, istediği benimsediği demokrasinin yukarıda da dediğim gibi toplumun sigortası attığı için kendisini güçlü kılmasını istiyor. İstediği sonucu alamadığı için yine demokrasi gereği germeye kışkırtmaya devam edilecek.

Bu toplumun manevi değerleriyle olan bağları maalesef ırkçılık belasıyla tarumar edildi. Siyasal hesaplar ve sonuçlar uğruna toplumun değerleriyle kutsallarıyla savaşılmakta, küçük düşürülmekte karalamakta bir beis görülmemektedir.

Allah’ın kullarından uymasını istediği ahlaki kurallar dejenere olmuş durumdadır. Kimsenin kimseye tahammülü yok, Kimse Allah korkusu hesap korkusu taşımamakta Allah’ın istediği gibi değil kendi demokrasisini oluşturmak için yapması gereken neyse onu yapmaktadır.

Kim kazansın? Sorusunun karşılığı şu olmalıdır kim kazanırsa kazansın kazanan insanımız olsun, insanlık olsun, gücün şiddetin korkunun esaretin dediği değil hakkın dediği olsun. Unutulmamalıdır ki, Hakkın dediğiyle halkın(Çoğunluğun) dediğinin ayırt edilmediği toplumlarda ne karar çıkarsa çıksın herkesin memnun olması mümkün değildir.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —