Toplumsal değişimleri her ne kadarda yazılı metinler görmeseler, tarihe not olarak düşmeseler bile toplumsal hafızadan silinmesi mümkün değildir. Yaşları 30'un üzerinde olanlar kendilerine reva görülenleri yaşadıklarını her ne kadar da yazılı metinler yazmasalar da hafızaların yer etmiştir. Dolayısıyla yaşatılanların ve yaşanılanların öncesi ve sonrası olarak değerlendirilmesi de kaçınılmaz oluyor. 2002 seçimlerinde başlayan birçok alanda büyük atılımlara sahne olan ülkemiz 'Erdoğan öncesi..!' ve 'Erdoğan sonrası..!' diye adlandırılarak tanımlanıp değerlendiriliyor tüm algı operasyonlarına rağmen!.
İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı yaparak İstanbul'u susuzluktan çöp yığınlarından ve ulaşım sorunundan kurtardığı için genelde İstanbul'da yaşayanlar bu konularda 'Erdoğan öncesi..!' ve 'Erdoğan sonrası..!' diye değerlendirmelerini yaparak konularını anlatmaya çalışırlar. Gerçektende Türkiye gerek içeride gerekse dışarıda cumhurbaşkanımız Erdoğan öncülüğünde birçok ilklere ve değişimlere imza atarak öncülük etti ve etmektedir. Cumhuriyet kuruluşundan bu yana mandacı bir anlayışla idare edilen ülkemiz maalesef siyasi liderlerin neredeyse tamamını istedikleri gibi yönlendirerek etkisizleştirdiler.
'Erdoğan öncesi..!' Türkiye'yi yöneten siyasi liderler dünya liderleriyle görüşebilmek için çok uğraşır el etek öperlerdi. Kabul edildiklerinde ise önlerinde el pençe durarak ne kadar da çaresiz olduklarını fotoğraflarla dünya kamuoyuna gösterirlerdi.
'Erdoğan sonrası..!' ise dünyanın en güçlü liderleri Erdoğan hayranlıklarını gizlemeyip Erdoğan'ın karşısında fiziki eziklik hissetmemeleri için masada oturarak poz vermek zorunda kaldılar.
'Erdoğan öncesi..!' ülke ekonomik olarak iflası yaşıyordu Avrupa devletlerinden kredi bulmak için kapı, kapı dileniyordu. Öyle ki, IMF'ye olan borçlarını ödeyemediği için azar edilir borç verilmez 3o sente muhtaç hale getirilmişti. Akaryakıt yokluğunu 'vardı da biz mi içtik' savunmasıyla geçiştiriyorlardı.
'Erdoğan sonrası..!' ülke ekonomik anlamda şaha kalkmış ihracatla ithalat arasındaki fark büyük ölçüde azalmış dünya ekonomistleri Türkiye'ye hayran duymaya başlamış ve yabancı yatırımcılar akın, akın gelmeye başladı. Türkiye kapısında borç almak için beklediği IMF'ye kredi verme noktasına geldi.
'Erdoğan öncesi..! Türkiye'nin gelişmişliğini sağlayacak önünü açacak projeleri hayal etmek bile cesaret istiyordu. Bükük projelere imza atabilecek beyinler hızla dışarıya ya kaçırılıyor veya kaçıyorlardı.
'Erdoğan sonrası..!' özellikle beyin göçü tersine dönmeye başladı. Dünyanın en büyük projelerine başlanılarak büyük ölçüde tamamlandı. Mesela 2. Boğaz köprüsü, Marmaray, 3. Havaalanı, kanalistanbul, bölünmüş duble yollar, hızlı tren, birçok ile havaalanları gibi önemli projeleri tamamlayarak halkının hizmetine sundu.
'Erdoğan öncesi..!' her on yılda bir ülke darbelerle muhtıralarla sarsılıyordu, başta Müslümanlar olmak üzere ülkede yaşayan tüm halklara demokratik haklar özgürlükler en temel haklar konusunda bile ilkel kabileleri aratmayacak şekilde uygulanıyordu. Özellikle Kürt halkının varlığının kabulü bir yana her türlü ayrımcılığı ötekileştirmeyi asimilasyonu dayatması vardı. Bir halkın anadiliyle kendi çocuklarıyla bile konuşma hakları yoktu, Kürt ana Kürtçe bilmediği için cezaevlerinde bulunan çocuklarıyla konuşamıyordu.
'Erdoğan sonrası..!' darbe yasaları birer, birer işlevsizleştirilerek darbecilerin darbe yapmalarına fırsat verilmedi. İnanç ibadet başörtüsü vs. gibi birçok alanda Özgürlüklerin yolu açıldı. Anadilde eğitim ve isteyenin istediği dilde konuşabileceği haklar getirilerek siyasal alanda önemli mesafeler alındı. Yıllarca inkâr edilen ve yok sayılan bir halkın varlığı resmen devlet tarafından kabul edilerek birtakım iyileştirmeler yapıldı. Ülkenin en önemli sorunu olan Kürt sorununun çözümü için tüm riskleri alarak iyileştirmeler yapıldı. Çözüm süreci ve barış süreci adı altında özellikle bölgeye sükunet hâkim oldu istikrar geldi yatırımcılar yatırımlar yaparak canlılık kazandırıldı.
'Erdoğan öncesi..!' eğitim konusunda ülke çocuklarına ve gençlerine yaşatılan zulümler nedeniyle birçok gencin eğitim hakları ellerinden alınarak gelecekleri karartıldı. Okul yokluğu öğretmen eksikliği, eğitimin kalitesizliği, okul kitaplarının gelişi güzel oluşturulması bütün bunlar eğitimi karabasan haline getirmişti. Hangi okul hangi öğretmen hangi kitabı okutacak belli değildi.
'Erdoğan sonrası..!' eğitim alanında birçok yenilikler yapıldı azda olsa eğitime kalite kazandırıldı. Okullar açılır açılmaz çocuklar kitaplarını masalarında bulmaya başladı, kitap derdi bitti. Okul sayıları hızla artırılarak öğrencilerin daha kaliteli sınıflarda eğitim almalarının önü açıldı. Öğretmen açığını kapatmak için her yıl onbinlerce öğretmen ataması yapılara açık büyük ölçüde kapatıldı. Her ile bir üniversite açarak gençlerin üniversiteye girmelerinin önü açıldı.
'Erdoğan öncesi..!' sağlık konusunda hastanelerde doktor bulmak hayaldi, doktor kuyruğu, reçete kuyruğu, ilaç kuyruğu milleti canından bezdirmişti. Hastanelerde yatak koğuş sistemi ağırlıkta ve her odada onlarca hasta yatırılıyordu. Hastanelerde her gün onlar rehin kalanların haberleri veriliyordu. Hastaların doktor bulmakta zorlanmalarıyla birlikte bulanlardan ise bıçak parası adı altında para alınıyor, parası olmayanlar ise adeta ölüme terk ediliyordu.
'Erdoğan sonrası..!' sağlık alanında devrim niteliğinde yatırımlar yapılarak her şehre beş yıldızlı otel konforunda büyük hastaneler yapıldı. Doktor sayısında büyük artışlar sağlanılarak isteyen hasta istediği doktora muayene olabilmesinin önü açıldı. İsteyen istediği eczaneden hiçbir sıkıntı çekmeden ilaç alabilmesinin önü açıldı. Bıçak parası adı altında alınan paralara son verildi. Artık kimse parasızlıktan dolayı hastanelerde rehin kalmaz oldu. Son olarak ülkemizin 7. Uydusu 4B'nin uzay görevi başladı. %100 yerli uydu içinde çalışmalar başladı. Asrın projelerinden biri olan ak denizin 250 metre altından kuzey Kıbrıs'a su taşıyacak borular tamamlanarak adanın 50 yıllık su ihtiyacı karşılandı.
Evet, bütün bunlara rağmen 'Erdoğan öncesi' Emireri gibi muameleye tabi tutulan kuzu gibi yontulan bir Türkiye varken 'Erdoğan sonrası' içerideki ihanet çevreleriyle dışarıdaki düşmanların okları aynı istikamette birleşip 'Erdoğan Karşıtlığı'na dönüşmesinin asıl amacı gelişen büyüyen Türkiye'nin önünü kesmek olduğunu artık herkes biliyor.
Türkiye birçok alanda ilkleri değişimleri yaşamaya başladı. Doğal olarak vatandaşta bütün bu yaşadıklarını gördüklerini değerlendirirken 'Erdoğan öncesi Erdoğan sonrası..!' diye bir dönem ayrımı yaparak yapılanları değerlendirmektedir. Hedef 2023 vizyonunu yakalamak gelir seviyesini yükseltmek her alanda özgürlükleri sağlamak insanlarımıza insan gibi bir hayatı yaşatmak neden olmasın? Biz Erdoğan'ı seviyoruz diye 'taraflı gazeteci' oluyoruz! Onlar gibi Müslüman düşmanlarını Türkiye düşmanlarını Erdoğan düşmanlarını seveceksiniz ki tarafsız unvanınız olacak! İstemez!!!Nasıl olsa 'Erdoğan sonrasını..!' yaşamaya devam ediyoruz.
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.