admin admin

Tarih: 22.04.2012 21:59

PEYGAMBERİM ÖLMEDİ ASIRLAR DOLAŞIYOR

Facebook Twitter Linked-in

PEYGAMBERİM ÖLMEDİ
ASIRLAR DOLAŞIYOR
 
 Selamın en güzeliyle başlamak istiyorum yazıma, Selamun aleyküm. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun. Dua ile başlayayım ki hayatımız dua duamız hayatımız olsun.
 
 Malumunuz çok güzel günlerdeyiz. Peygamberimizin dünya’ya teşrif ettikleri kutlu ay, kutlu hafta, kutlu gün kutlu doğum...
 
 Bu günlerde daha bir huzurlu oluyor ve bir o kadarda hüzünleniyoruz. Bu aralar onun yokluğunu daha çok hissediyoruz. İçimizde, her kuran okuyuşumuzda, her aydınlığa ve her gülü topladığımızda onun siması geliyor gözümüzün önüne. Onu görmenin ümidiyle görmeden sevmeyi öğrendik. Onu görmedik kokusunu hissetmedik gül yüzüne bakamadık ama ötelerden gönderdiği o mübarek selamını aldık ve o selama layık olmaya çalıştık.
 
 Bu selam ki fırtınalı bir gecede imdada yetişen deniz feneriydi sanki ya resul ışığını üzerimizden eksik etme, öğütlerini kulaklarımızdan eksik etme.
 
 (Ey Muhammed biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik) (ENBİYA 117)
 
 Hani bir keresinde uhud savaşında bir emrin vardı; akıllara hitap eden okçular yerleştirmiştin uhud tepesine ve asla yerlerinizi terk etmeyin demiştin. Okçular seni dinlemeyip yerlerinden ayrılmışlardı ve savaşı kaybedenlerden olmuşlardı. Biliyordun ki yerlerini terk etmeleri bölünüp dağılmaları demekti. Ümmetini o kadar çok seviyordun ki onları bu tehlikeden korumaya çalışıyordun.
 
 (Hamdolsun ki size kendinizden öğle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız, ona çok ağır gelir. O size çok düşkün müminlere karşı şefkatli ve merhametlidir.)       (TEVBE 128)
 
 Müslümanların bu gün içine düştüğü ayrılık ve bozgun Uhuddaki bu tarihi emrin yani yerlerini terk etmeyin uyulmamasının sonucudur. Evet, yerlerimizi terk ettik. Dünya sevgisi ve meşguliyeti bu emre uymamızı engelledi. Korktuğun şey başına gelmişti yaresulallah ümmetin paramparça sıkıntılarımız birbirimizi ilgilendirmiyor artık. Komşumuz açken çok rahat uyuyabiliyoruz. Herkes üstünlük yarışında senki müminleri bir duvarın tuğlalarına benzetmiştin.
 
 Eğer birbirinize kenetlenirseniz asla dağılmazsınız demiştin. Bir vücudun azalarına benzetmiştin hani vücudun bir azası ağrırsa diğerleri de ona eşlik eder diye. Senin sözünü dinlememenin acısını çekiyoruz.
 
 Oysa bu günlerde her zamankinden çok daha fazla vahdete ihtiyacımız var. Büyük başarıların sayı gücünden değil iman gücünden sağlandığını unutmamak gerekir. Nitekim bunun en güzel örneğini Bedr savaşından öğrenmiştik zira Müslümanlar üç yüz müşrikler ise bin kişiydi fakat Müslümanlar savaştan galip çıkmış ve bir destan yazmışlardı. Bedri Müslümanlara kazandıran şey,  bir; iman dolu gönüllerdi iki; Allah’a tevekküldü üç ise; kazanma nedenlerinden bir diğeri de liderlerine gösterdikleri itaatti. Onun kendileri için, gönderilmiş bir rahmet olduğunun idraki içerisindelerdi. Yani Bedr savaşı güvenmenin örneğidir. Diğer bir nedende birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeleriydi. Çünkü yine biliyorlardiki birlikten rahmet doğardı.
 
 Allah kendisine dayananları elbette ki dayanaksız bırakmazdı. Yeşil sarıklı melekleriyle kendisini yüceltenleri o da yüceltecekti. Az, sakat, kaliteli, bir avuç insan bize sabrı, itaati, ümidi öğretti bir ümit ekti toprağa büyüsün ağaç olsun diye.
 
 Bedr arkaya bakmadan yürümenin adıydı. Teslim olmanın her şeyin elinin tersiyle itmenin adıydı. Birlikte hareket etmenin adıydı Bedr.
 
 Peygamberimizin hayatının her noktası ibretlik ve her noktası nasihat alınacak türden fakat peygamberimizin hayatında önemli bir yeri olan bu iki savaştan ders çıkarabilmeyi uygun gördüm ve sizinle paylaştım.
 
 Hz. Muhammed ölmedi asırlar dolaşıyor doğum günü bizim hayatımıza da doğsun iyi ki doğdun peygamberim her işimde yemek yerken, su içerken, oyun oynarken, koşarken, ağlarken, gülerken, iyi günümde ve kötü günümde hayatımın her anına dâhil ol… Hayatımın her anında senin soluğunu hissedeyim yine sen göster yolumu, sen öğret bana kuranı, sen izle namazımı, sen öğüt ver, çek kulağımı, müdahil ol hayatıma.
 
 Ey peygamberim gözlerini üzerimizden ayırma ayırma ki bu ümmet vahdet görsün.   
 
     
 
      

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —